Liechtenstein Museum

Ressam : Franz Xaver Petter (1791-1866)

Resmin Adi : A bouquet of flowers in a vase (1845)

Nerede : Liechtenstein Museum, Viyana, Avusturya

Boyutu : 120 cm x 94 cm

Avusturyalı ressam Petter Viyana doğdu ve yaşadı. Babası porselen ressamıydı, ancak Petter babası gibi porselen boyamak yerine yağlı boya resimler yapmayı tercih etti. Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitimi aldı. 24 yaşında Akademi’de öğretmen oldu, 43 yaşında profesör.  57 yaşına geldiğinde ise Akademi’nin yöneticisiydi. Yaşamı boyunca resim yaptı ve düzenli olarak sergilere katıldı. Orta Avrupa’da mobilya’da edebiyata kadar yaşanan Biedermeier döneminde, Petter’in natürmortları hem asiller hem de orta sınıf arasında çok popüler oldu. Petter’in resme olan ilgisi ailesine de ilham verdi, oğulları da ressam oldular. Petter, 76 yaşında Viyana’da vefat etti. Natürmort, yani ölü doğa resimleri, ressamların hünerlerini geliştirmek ve varsa, incelikli dokunuşlarını göstermek üzere, arasıra çalıştıkları bir konu olmuştur hep. Sevdiğim ressamların natürmort çalışmaları ise, her zaman sıkıcı ve yaratıcılıktan uzak gelmiştir bana. Bu sebeple natürmortlardan genelde uzak dururum. Ancak bir ressam, bütün hayatını natümort çalışmalarına adamışsa, bunu görmezden gelmememiz gerekir diye düşünüyorum. Nitekim Petter’in natürmortları, bitkilerin, vahşi çiçeklerin, hem vazoda kusursuz dizilişini hem de canlılığını mükemmel şekilde tablolara aktarması, izlemeye değer. Petter’a sanırım “çiçeklerin ressamı” diyebiliriz.

Wiener Blut!

I’m long overdue for a visit to Austria, and it looks like I should have visited Vienna yonks ago. Doing all of this Van Dyck research has renewed my curiosity for visiting the Liechtenstein Museum (a.k.a. “The Princely Collections”). Checking out this list of works that they have on display by Sir Anthony himself has me drooling.

That and the Albertina- top of the list.

Edited to add: They have so many beautiful things! Like her, and him, and ooo, this! I would so have a field day at this place. FYI, it looks like they’ve adjusted their opening hours/visiting policy, so check their website before you go so that you don’t encounter any surprises.

In relation to the previous post, I had seen this painting at the Rubens/Van Dyck show that was at Stockholm’s Nationalmuseum last year, and mistakenly thought that I read that it was created during his time in Italy. Not so! But, obviously, my mistake does not diminish its beauty, and it’s definitely one of my favorite portraits by him. 

Here’s the the label text courtesy of the Liechtenstein Museum (Vienna):

It is not least his painterly refinement that makes the Portrait of Maria de Tassis, c. 1629/30, one of van Dyck’s masterpieces. The subjects’ family came from Bergamo, and developed the first postal system in Europe in the late fifteenth century. Maria came from the Antwerp branch of the family, which traditionally provided the imperial postmaster. The portrait shows her at the age of about nineteen. She wears a magnificent silk dress, fully in tune with contemporary French fashion in its emphasis on décolleté and hip. It is artfully trimmed with gold braid, and much puffed and pleated, all of which creates a lively play of light, showing the costly shimmer of the fine material to full advantage. Van Dyck painted the robe and ostrich feather fan with great attention to detail and a rich tonal quality reminiscent of Titian. The woman’s youthful features are framed with a broad collar in the most delicate lace. She regards the viewer with a hint of a smile. Her unaffected charisma and charm bring the distinguished pose to life.

Anthony van Dyck, Portrait of Maria de Tassis, 1629-30. Oil on canvas, 128 x 92 cm. Liechtenstein Museum, inv. no. GE58.

Photo: Liechtenstein Museum’s website