Gurm

5

İnegöl, BURSA (05/2015)

İnegöl Köftesi: Bulgaristan-Pazarcık ilçesinden buraya göçen “Köfteciler” ailesine mensup, Mustafa oğlu İbrahim Besler tarafından ilk kez yapılmış ve yetiştirdiği ustalar tarafından günümüze kadar gelmiştir. İnegöl köftesinin lezzeti; yörede yetişen dana, kuzu ve koyun etlerinin özel karışımından gelmektedir. Karışımın % 20 lik bölümü kuzu eti ve kalanı büyükbaş hayvanların kaburga etleridir. Et:  yaklaşık olarak 20 saat dinlendirildikten sonra pişirilir. Köfte, yanında “piyaz” ile birlikte servis ediliyor.

Bedesten (Belediye Çarşısı):  Halk arasında kapalı çarşı olarak bilinen bedesten II. Abdülhamit döneminde belediye Reisi Sadıkzade Süleyman Ağa tarafından 1887-88 yıllarında yaptırılmıştır.
İnegöl'de Belediye Çarşısı veya Kapalı Çarşı adlarıyla da anılan örtülü çarşı. İki yazıtı vardır. Bunlardan birincisinde yapının adının “Belediye Çarşısı” olduğu, ikincisinde ise 1305 H. (1887/88) tarihinde, Belediye Reisi Sadıkzâde Süleyman Ağa tarafından yaptırıldığı yazılıdır.

20 adımda Karaköy’ün hip mekan haritası

Bundan üç sene önce hiç aklımıza gelir miydi Karaköy’ün yeni cazibe merkezi olacağı? Cihangir’den başlayıp, Asmalı ve Tünel civarına uzanan ve güzel yemekleri ilginç mimariyle buluşturan mekanlar, şimdi Yüksek Kaldırım’dan aşağı inip Karaköy’den Tophane’ye doğru bir yol aldı sanki… Bunca zamandır zaman geçirdiğimiz, çayını kahvesini içtiğimiz bu güzel yerleri yazmadan geçmek olmazdı tabi. Buyurunuz Kemankeş Mahallesi’nden Kılıçali Paşa’ya 20 adımda Karaköy’ün en hip mekanları!

1. Tükkan

Geçtiğimiz aylarda birinci yılını güzel bir partiyle kutlayan Tükkan, bana göre Karaköy’ün en sosyal mekanlarından. Arkadaş buluşmaları, doğum günü partileri, civardaki herhangi bir etkinlik öncesi toplaşmalar için sık sık gidilen restoranlardan biri oldu kısa zamanda. Etli, tavuklu yemekleri, makarnaları ve salataları özellikle o civarda çalışanların öğle ve akşam yemeği menüsünü oluşturuyor. Ayrıca kendine has kokteylleri de denemeye değer. #tukkansenin hashtag’li brandalarıyla da oldukça sevimliler.

2. Colonie

Açılalı 6-7 ay oldu ama kısa zamanda müdavimleri oluştu Colonie’nin. İyi fine-dining restoran diyebiliriz burası için. Ben edamamesinden başka bir şeyini tatmadım henüz. Ama paella’sının pek seviliyor. İç dekorasyonu gerçekten çok şık ve otururken insana kendini iyi hissettiriyor. Yalnızca her sabah o civardan yürüyen biri olarak, tüm kaldırımı kaplayan masa ve saksılarının çok sevilmediğini söyleyebilirim.

3. Ops

Ops menüsünden önce özenli dekorasyonuyla bakışları üzerine çeken bir mekan. Gri ve sarı tonlarının uyumunu çok güzel yakalayarak, en sevdiğim ikiliyi bir araya getirmişler burada. Kahve molaları, huzurlu bir çalışma ya da arkadaş buluşmaları için tercih edilebilecek yerlerden. Doyurucu bir tabak için, menüden etli ya da tavuklu wrap’ini sipariş edebilirsiniz.

4. Unter

Karabatak’ın hemen karşı köşesinde, zengin menüsü ve bana göre bir parça abartılmış fiyatlarıyla ağırlıyor Karaköy sakinini. Tam olarak fine-dining restoranı olduğu söylenemez yalnızca kahvesini içmek ya da atıştırmalık almak için de gidebilirsiniz oraya. İçerisi oldukça şık dekore edilmiş. Yaratılan atmosfer bir fine-dining restoran imajı çiziyor. Fakat bir öğlen sipariş ettiğim üçlü mini burgerlerinin, beklentilerimin altında geldiğini söyleyebilirim.

5. Karabatak

Karabatak da Karaköy’ün en eskilerinden… Çok çeşitli Julius Meinl kahveleriyle, öğle molalarının uğrak noktalarından biri. Müdavimleri çok, uğramaya değil uzun uzun zaman geçirmeye geliyorlar. Eskiden öğrenciler için fiyat politikası, bırakılan bahşiş üzerinden işliyordu. Yani öğrenciler bir kahveye, bütçelerine göre bir fiyat ödüyorlardı ama artık o uygulamayı kaldırdılar sanırım.

6. Dem Karaköy

Çay kültürüne zengin bir bakış açısıyla yaklaşan Dem Karaköy, kısa zamanda çay diyice akla ilk gelen mekanlardan biri oldu. Birkaç ay önce Bebek’te bir şubelerini de açarak, çay sevgilerini semt semt yaymaya başladılar. Yaz aylarında yaptıkları şeftalili ve çilekli soğuk çayları oldukça cezbedici. Ben ilk beyaz çayımı burada içtim ve o günden sonra tutkunu olduğumu söyleyebilirim.

7. Press

Dem Karaköy’ün hemen sırasında geçtiğimiz bahar aylarında açıldı bu mekan. Menengiçten, mırraya, damla sakızlısından yeşiline çeşit çeşit kahveden oluşan zengin bir menüsü var. Günlük olarak hazırlanan tatlı ve kurabiye alternatifleri de sunuyorlar. Mekanın esprili yanı, her masaya oyuncu ya da yazar gibi ünlülerin ismini vermiş olmaları. Canınız kahve çekerse Press’e, çay çekerse Dem’e gidebilirsiniz. :)

8. Nar Dükkan

Nar Dükkan’ın menüsü oldukça zengin. Günlük değişen ev yemeklerinden atıştırmalıklara, kahve ve tatlı çeşitlerine ne ararsanız bulabilirsiniz burada. İşletenler de çok misafirperver ve hoşsohbet. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.

9. Baltazar

Karaköy’ün dönüşümü sırasında açılan ilk gurme burgercilerinden biri. İlk açıldığında da seviyordum, hala da severim. Karamelize soğanlı ve cheddarlı Baltazar burgeri favorim. Buranın enteresan özelliklerinden biri, su, soda ve tüm gazlı içecekleri çocukluğumuzda çay bahçelerinde olan büyük cam şişelerde servis ediyor olmaları.  

10. Heisenberg

Baltazar’dan sonra açılan burgerci Heisenberg, özellikle büyük posiyon ve gramajlarıyla konuşuluyor. Burgerleri çok lezzetli ve doyurucu. Etli ve tavuklu yemeklerini mutlaka makarna ve salatayla getiriyorlar. Dolu dolu bir öğlen ya da akşam yemeği için oraya da şans verebilirsiniz diyorum.

11. Pim Karaköy

Lübnan mutfağının damak tadımıza en uygun örneklerini sunan Pim Karaköy, geçtiğimiz yaz aylarında açıldı. Falafeli, tabbulesi, pita arası lezzetleri çok iyi. Cevizli ve sucuklu köfteli pitası favorim. Yanında bir de butik pastanesi var ki, her önünden geçerken vitrinine takılmadan edemiyorsunuz.

12. Gakkı

Muhit’in hemen karşısında, sıra sıra dizili küçük mekanlardan biri. Buradaki misafirperverlik ve komşuluk ilişkisi gerçekten çok güzel. Birisi mekanında yer kalmadığında ya da kahvaltı, kahve gibi spesifik bir tat için orada bulunduğunda, o işi kim en iyi yapıyorsa oraya yönlendiriyorlar sizi. Gakkı da böyle bir samimiyetle işletilen mekanlardan biri. Sahibi eski reklamcı. Her reklamcının hayalini gerçekleştirmiş ve entrikalar dünyasından uzaklaşıp, kendi minik ve huzurlu kafesini açmış. İçeride birkaç, kapı önünde 4-5 masadan ibaret burası. Kahvaltı tabağı çok güzel, hafta sonu o civarlarda nerede kahvaltı etsek diye dolaşmaya kalkarsanız, Gakkı’yı tavsiye edebilirim.

13. Coffee Sapiens

Bu civarda son açılan take away kahvecilerden. Gakkı’nın hemen bitişiğinde, bu civardaki tüm mekanlar gibi küçük ve sevimli bir dükkan. Kahveleri kadar cheesecake’leri de seviliyor. Sabah işe giderken yolunuz benim gibi buralardan düşüyorsa, ayılmak için bir latte’sini içebilirsiniz.

14. Muhit

Karaköy üzerinden ölü toprağını atarken açılan ilk mekanlardan. Özellikle bahar aylarında öğlenleri sık sık gider kahvelerini içerim. Bugünlerde dükkanın önünü kış bahçesi gibi kapatıp, elektrikli sobalarını da koydular kapının önüne. Bu haliyle Asmalımescit’in Asmalımescit olduğu günlerde, Badehane’nin yarattığı samimi kahve ortamını hatırlatıyor bana. Yazın yaptıkları zencefilli ve taze naneli limonataları çok iyi. Yolunuz düştüğünde bir kahvesini içmek ya da kahvaltı etmek için uğrayın derim.

15. Bando Kitchen

Hem güzel ev yemekleri ve makarnaları vardır hem de bol çeşitli kahveleri, bitki çayları… Ben en çok bahar aylarında kapısının önüne atıp, ekoseli örtülerle süslediği masalarında oturup kahvesini içmeyi ve sokakta olup bitenleri seyretmeyi severim. Aynı zamanda çok güzel atıştırmalık kurabiyeleri vardır. Sağolsunlar kasa önündeki cam kavanozlarda duran çeşit çeşit kurabiyeleri meraktan her sorduğumda, mutlaka ikram ederler bir tane. Özellikle de bu sebepten severim kendilerini.

16. Gran Karaköy

Ev yapımı köftesini yemek ya da bir kahvesini içmek için uğranabilecek mekanlardan biri. Asma ağacının gölgesinde kalan, bol kedili sokağında oturmak bile huzur verir insana.

17. Komodor

Pek misafirperver oldukları söylenemez ama pizzaları ve yaban mersinli, naneli gibi enteresan aromalı, gazlı içecekleri güzeldir. Ayrıca yakın zamanda hem yemeksepeti.com’a girmişler hem Cihangir Galata civarındaki evlere servis yapıyorlarmış.

18. SAHİ İstanbul

Eski İstanbul esintilerini, şehrin en tarihi noktalarından birinde hem biraz turistik hem de tüm ziyaretçilerin kendine uygun birşeyler bulabileceği bir şekilde sunuyor SAHİ İstanbul. Alt katında lokum yapımını görebileceğiniz açık mutfağı, geniş bir hediyelik eşya ve kitap reyonu ve tatlı vitrinleri var. En üst katında ise Karaköy’e tepeden bakan harika manzaralı terası… Baklavası, güllü muhallebisi ve cevizli kaymaklı lokumu gerçekten çok başarılı.

19. Mums Cafe

Civarlarda güzel take away kahve alabileceğiniz sayılı mekanlardan biri Mums. Ayrıca günlük cinnamon roll’ları, nutellalı rulo pasta, cheesecake ve havuçlu kek gibi dayanılmaz karbonhidrat bombalarını doya doya yiyebileceğiniz yerlerden biri. Açık mutfağı ve vitrini sayesinde hem yapım aşamalarını hem de sonuçlarını keyifle izleyebiliyorsunuz. Fakat benden söylemesi, kilo probleminiz varsa yaklaşmayın derim.

20. Bej Karaköy

Çok sevdiğim Fransız Geçidi’nin girişinde, şık bir restoran Bej Karaköy. İyi bir fine-dining restoranı olduğu söylenebilir ama fiyatları kalitesine kıyasla oldukça uygun. Bir hamur işi insanı olarak ben en en çok makarnalarını seviyorum. Ama dilerseniz zengin menüsünden etli veya tavuklu ana yemeklerini ya da çok çeşitli salatalarını tercih etmeniz mümkün.

Yazar: Gizem Telci @bohemisko

İstanbul'un En Güzel 10 Teras Restaurant ve Barı

Her biri oldukça etkileyici manzaraya sahip ve İstanbul'u ayaklarınızın altında hissedeceğiniz 10 restaurant ve barı sizler için derledik..

1- Vogue

1997 yılından beri dünya mutfağının özel lezzetleri, İstanbul’un en muhteşem manzarası eşliğinde Vogue Restaurant’ta sunuluyor. Panoramik Boğaz manzarası ve eşsiz atmosferiyle İstanbul’un gözde mekanları arasındaki yerini açıldığı ilk günden beri başarıyla koruyor. Türkiye’nin ilk ve tek moleküler kokteyl menüsü ile de değişik lezzetler keşfetmekten keyif alan herkese uygun bir kokteyl bulunuyor.

2- Le Fumoir

Karaköy'de Serdar-ı Ekrem Sokak'ta yer alan Hotel'de bulunan Le Fumoir, üst katında bulunan terasında, jazz müziği eşliğinde enfes manzaranın keyfini çıkarırken kokteylinizden yudumlamanıza olanak sağlıyor. Restaurant kısmı Fransız mutfağı ağırlıklı servis yapmaktadır.

3- Gaja Sky

Swissôtel The Bosphorus, Istanbul'un 16. katında yer alan, Gaja Sky misafirlerini büyüleyici Boğaz manzarası eşliğinde şef William Mahi'nin yarattığı mucizelerle yaz akşamları boyunca ağırlıyor.

Nefes kesen boğaz manzarası, modern çizgisi, dünyanın bir çok ülkesinde Michelin yıldızlı restoranlarda “fine dining” alanında yenilikçi ve sofistike yorumlarıyla çok sayıda ödüle sahip şefi William Mahi'nin tasarladığı gurme lezzetleri ile Gaja Restoran her buluşmayı bir kutlamaya dönüştürüyor.

4- Dar’inn 

‘Sultanları sultan yapan sırrın yaşandığı mekan’ Daru Sultan Hotel’in terasında yer alan Dar’inn Restaurant & Meze Bar, günümüz popüler gece hayatı ve eğlence merkezi konumunda olan Tünel-Galata bölgesinin tam ortasında yer alıyor. Bir tarafta ikonik Galata Kulesi'ne uzanıp tutacakmış kadar yakın, diğer tarafta Tarihi Yarımada’nın incisi, muhteşem Altın Boynuz Haliç'i ayaklarının altında hissedecekmiş gibi yüksek büyüleyici bir manzaraya sahip mekan, modern meyhane konseptini, Osmanlı'yla buluşturup leziz yemek ve mezeler sunuyor. Ayrıca hafta sonları 45′lik müzikler ve dj performansları eşliğinde eğlencenin hayatının kalbinde yer alıyor.

5- Mikla

The Marmara Pera’nın çatısında bulunan Mikla’nın Barı, eski İstanbul’un mistik ve büyülü manzarası, Galata’nın hafif serinletici rüzgarının havada yasemin kokuları ile buluşarak baş döndürdüğü, hayal ile gerçek arasında her şeyin mümkün olduğunu hissetmek isteyenlerin tercih ettiği yer. Beyaz, minimal hatlı mobilyalara, açık havuz, etkileyici müzik, ışıldayan güneş batımında nefes kesen bir manzara eşliğinde eski camiler altın bir taç gibi parıldamaktadır. Cömertçe hazırlanmış martiniler büyük ilgi görmektedir.

6- Nu Teras

Haliç manzarası ile beraber en güzel gün batımlarından birine sahip büyük barı ile akşamüstünden gecenin ilerleyen saatlerine kadar içkinizi, bar için hazırlanan özel menüsünden atıştırmalıklar eşliğinde keyifle yudumlayabilirsiniz. Kulübü ve hafta içi düzenlenen özel konser ve DJ etkinlikleri ile eğlence hayatının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.

7-  Leb-i Derya

2002′de kapılarını ziyaretçilerine açan Leb-i Derya, bugün dünyanın dört bir yanından gelen konuklarını ağırlıyor. Yabancıların, şehrin dokusunu en iyi hissedebilecekleri, en merkezi noktalardan birinde yer alan Leb-i derya, Boğaz’dan Tarihi Yarımada'ya uzanan muhteşem İstanbul manzarasını iyi yemek, iyi müzik ve kusursuz servis anlayışıyla birlikte sunarak aranılan, istenen mekan haline dönüştü. Hafta sonu Dj performanslarıyla renklenen Leb-i Derya’da; Lounge, Nu Jazz, Electro Bossa, Chillhouse, Nu Disco, Lounge, Jazz, Oldies ve Chilout parçaları dinlemek mümkün.

8- Mixo Terrace

Taksim’de bulunan Martı Istanbul Hotel’in 12. katında açılan Mixo Terrace, boğazdan eski İstanbul ve Marmara Denizi’ne kadar uzanan müthiş manzarasıyla, Taksim’in en özel terası. Başarılı mimar Zeynep Fadıllıoğlu’nun tasarladığı Mixo Terrace iddialı menüsü, kaliteli müzik anlayışı ve davetkar ortamı ile sizleri unutamayacağınız bir deneyime davet ediyor.

9- Frankie

Nişantaşı Sofa Otel'in terasında bulunan Frankie haftanın üç günü ziyaretçilerine canlı müzik ziyafeti sunuyor. Panoramik İstanbul manzarasına sahip mekanda yaklaşık 300 çeşit şarap seçeneği bulunuyor.

10- 360 İstanbul

360 İstanbul, İstiklal Caddesi’nde tarihi ve kadim Mısır Apartmanı'nın en üst katında yer alıyor. 360 derece nefes kesen İstanbul manzarası eşliğinde, seçkin şarap ve zengin bar menüsü ile Dünya ve modern Türk mutfağından öğle ve akşam yemeği servis ediyor. Yurtdışından ünlü sanatçılar ve DJ’ler konuk eden 360 İstanbul, canlı show’ları ile haftasonları Club’a dönüşüyor.

2

processing more tpatq ideas bc i am slo. doodles. one cannot doodle targs. the hair! i still have no idea what i’m doing.

so Vhagar has 2 nu historical dragonriders and in the same swoop gurm adds 1 more person to the Tragic Ladies of Surpassing Loveliness, Kindness and Courage team and 1 more honorary guest to the Terribl Awful Princes Symposium

new movie trailer:

*camera pans over city*

i used to fart and shit separately

*cut to main protagonist’s face*

but i had to make a change

*Kokomo by The Beach Boys plays but it’s covered by some no-name indie band*

*action montage*

COMING TO YOUR TOILET 2017

*montage and music continue*

STARRING GURM SHERMAN

*montage and music stop*

*clips plays where the main protag says some fake deep one liner*

*title flashes on screen*

SHARTS [rated pg-13]