Gülümsüyorsun

Bu içini siktiğim Dünya`sında gün içinde 8.000 adım atıyorsun. Yaklaşık 50 ortama giriyorsun. 2.000 insan yüzü görüyorsun. 100 kişiye sarılıyorsun ve 300 kere gülümsüyorsun. Kafandan yaklaşık 10.000 düşünce geçiriyorsun. Milyonlarca hayal kuruyorsun, yaklaşık 8 saat uyuyorsun ve hemen hemen 7 rüya görüyorsun. Ve ben attığım her adımda girdiğim her ortamda baktığım, sarıldığım her insanda kurduğum her hayali , aklımdan geçen her düşüncede seni ararken, senin hayatında bunların birinde bile yokum. Şimdi, canımın neden yandığını anlıyor musun? Anlayamazsın işte sen kafasına soktuğum odunu...
Yorgunsun eve gelmişsin. Hani en tatlı uykudur. Tüm gün canın çıkar çalışırken yemek yemeden atarsın kendini üçlü koltuğa uyuyup kalırsın ya . Eve geldiğimde seni o şapşal halinle yakalıyorum. Anahtar sesine bile uyanmamışsın. Yemek hazırlamaya geçiyorum hemen. Pilavı severdin sen. En güzel pilavı yapmaya çalışıyorum senin için. Elime yüzüme bulaştırıyorum.Olduğu kadar yapıyorum bir şeyler. En son bir dizide çocuğu kıskanmıştın kız ona kek yaptı diye. Yemekten sonra çay saati yaparız, kek iyi gider diye çikolatalı kek yapıyorum sana. Yanına geliyorum hala o masum ifadedesin.Uzun kirpiklerin saplanıyor yüreğime.Yanağına dokunuyorum nazikçe. Sakalların çıkmış hafiften.Gözlerini aralıyorsun ben sonsuz mavilikte boğuluyorum.Gülümsüyorsun İsmimi duyuyorum o uykulu sesinden... Çok güzel hayaller bunlar. Ve ne acı ki bu hayalimi hiç anlatmadım sana.  Tek taraflı hayal kurmak çok zor. Ama yinede mutluysan gelme..Son bir ricam var. Başka kızları beni sevdiğin gibi sevme.

Seni hep o derin gözlerinden hatırlıyorum. O turuncu karanfiller gibi bakan gözlerinden. Sen,varlığıyla tüm mutlulukları kapıma ard arda sıralayan Adam. Sen,gökyüzümdeki parlaklığını hiç yitirmeyen Çoban Yıldızım.

Sen,sevgiye huzura dair ne varsa açılan kapılarım. Bugün sana gülüşünden bahsedeceğim. Her gülümsemende içimde estirdiğin huzuru getiren o derin rüzgarlardan bahsedeceğim. O kadar güzel ve içten gülümsüyorsun ki kıskanmadan edemiyorum be.

Deniz gibi gülümsüyorsun Adam öylesine derin, öylesine içten ve öylesine sonsuz. Durduk yere gülüşün aklıma geliyor mesela sevmeden edemiyorum. Sanki sevmesem kırk yıllık suç işleyecekmişim gibi bir şey bu. Gülüşünde ki huzuru kimse hissetmesin istiyorum ve çoğu zaman korkuyorum. Sen korkaklığı diyorum adına, aşk korkaklığı.

Çok nadiren de olsa çıkan o elmacık kemiklerinden bahsedeyim sana. O kadar güzel o kadar sevilesi ki kelimeler anlamını yitiriyormuşçasına bağırıyor sanki bana,anlatamıyorum. Gülüşünde bir şey var Adam Sol köprücük kemiğim dahil sol yanımı hissettirmeyecek kadar çok yakan bir şey var.

Ah, evet anladım. Anladım ki içinde sen varsın, gözlerin,kirpiklerin, o tarifi olmayan elmacık kemiklerin var.

Sana bende hissettirdiğin duyguları anlatamamanın çaresizliğini yaşıyorum çoğu zaman. Biliyorum ki hiç bir kelime tam anlamıyla seni anlatamayacak Sevgimi anlatamayacak. Hangi kelimeler seni hak eder çözemiyorum. Bilmiyorum. Bildiğim tek şey yazdıklarımın hissettiklerimin binde biri bile olmaması çoğu zaman.

Senin gülüşünden bahsetmeyi seviyorum Adam. Belkide bu satırlarım sana layık olmayacak ama ben yine de yazıyorum. Seni yazıyor, seni okuyorum. Seni yazmayı seviyorum ben Adam. Seni Seviyorum.

.

Mesafe aşklarına kalpten inanırım ben. Çünkü 11 ayımı verdim mesafelere. 3 gün sonra da 1 yılımı vermiş olacağım. Anlat derseniz eğer, zordur mesafelere karşı sevmek. Göremiyorsun, elini tutamıyorsun, ağladığında gözyaşlarını silemiyorsun. Bekliyorsun ama saf bekleyiş oluyor. Hayallerin o oluyor. Kokusunu merak ediyorsun. Yüzünü canlı canlı görmeyi. Gözlerinin içine bakıp yanağını okşamayı. Çok istiyorsun be. Adını duyduğunda bile kalbin hızlanıyor. Keşke burada yanımda olsaydı diyorsun. Sadece sesini duyuyorsun, o bile seni değiştiriyor. Onunla gülmek, onunla ağlamak istiyorsun ama elinden bir şey gelmiyor. Tek kelimesi yön veriyor hayatına, elinde olmuyor. Kırılıyorsun ama tek kelimesiyle düzelmek zorunda hissediyorsun kendini. Diyorsun ki ‘Zaten yanımda değil, ben üzülüyorum diye sıkmasın canını.’ Random atıyorsun, o da seni mutlu sanmaya başlıyor. Ona, onu sevdiğini bağırarak söylemek istiyorsun ama elinden bir şey gelmiyor. Bekliyorsun sadece. Zamanla aranız açılıyor. Mutlaka soğuyorsunuz biriniz. Mutlaka biriniz sanal bu diyor. İşi basite alıyor. Sen sadece soğuk bir şekilde gülümsüyorsun. Umursamıyormuş gibi davranıyorsun fakat içinde fırtınalar kopuyor. Gece oluyor. Açıyorsun konuşmaları, bakıyorsun çevrimiçi o anda. Yazmak istiyorsun, sonra aklına sadece sanaldan biri olduğun geliyor, kapatıyorsun internetini, okuyup ağlıyorsun. Daha sonra gözlerini kapatıyorsun, konuşuyorsun fısıldayarak. ‘’Gözlerinin içine bakamadığım, sesini ses kayıtlarına alıp defalarca dinlediğim adam. Umarım bu gece yine fotoğraflarda gördüğüm yüzünü, gözlerini görebilirim. Umarım senin için sadece sanaldan biri değilimdir. Sadece bir kere kokunu hissetmek, sana sımsıkı sarılmak, gözlerinin içine uzunca bakıp başımı göğsüne koymak istiyorum. Çok biliyorum ama istiyorum. Belki bu son gecem bilmiyorum fakat ben seni seviyorum. Sen benim için sadece sanaldan biri değilsin, canımdan çok sevdiğim adamsın, seni seviyorum. İyi geceler, gözlerinden öperim.’’ Sonra kapanıyor gözlerin. Uyandığında gözlerin kıpkırmızı olmuş, yanaklarım hala ıslak. Biri sorsa verecek cevabın yok. Bekliyorsun ‘Günaydın’ mesajı atmasını. Sonra bakıyorsun profiline. Çevrimiçi oluyor, durumuna bakıyorsun, başka birinin adı yazıyor. O an içinde tek bir umut kalmıyor. Konuşmak istiyorsun, o kim diye sormak istiyorsun fakat sonradan sadece sanaldan biri olduğun aklına geliyor, tebessüm ediyorsun ve sol gözünden bir damla yaş özgürlüğünü ilan ediyor.

Kısaca okumak istemeyenler için; Sanal ilişkisi saftır ama kısa sürelik ilişkiler içindir. Sanaldan kimseye aşık olmayın. Çünkü ya o sizden soğuyor, ya siz ondan.

Gün içinde 8.000 adım atıyorsun. Yaklaşık 50 ortama giriyorsun, 2.000 insan yüzü görüyorsun, 50 kişiye sarılıyorsun ve 300 kere gülümsüyorsun, kafandan yaklaşık 10.000 düşünce geçiriyorsun, milyonlarca hayal kuruyorsun, 8 saat uyuyorsun, hemen hemen 7 rüya görüyorsun. Ve ben attığım her adımda girdiğim her ortamda baktığım, sarıldığım her insanda kurduğum her hayal, aklımdan geçen her düşüncede seni ararken, senin hayatında bunların birinde bile yokum. Şimdi, canımın neden yandığını anlıyor musun?

Gün içinde 8.000 adım atıyorsun. Yaklaşık 50 ortama giriyorsun. 2.000 insan yüzü görüyorsun. 100 kişiye sarılıyorsun ve 300 kere gülümsüyorsun. Kafandan yaklaşık 10.000 düşünce geçiriyorsun. Milyonlarca hayal kuruyorsun, yaklaşık 8 saat uyuyorsun ve hemen hemen 7 rüya görüyorsun. Ve ben attığım her adımda girdiğim her ortamda baktığım, sarıldığım her insanda kurduğum her hayali , aklımdan geçen her düşüncede seni ararken, senin hayatında bunların birinde bile yokum. Şimdi, canımın neden yandığını anlıyor musun?
Platonik

evet arkadaşlar şimdi size sadece platonik aşıkların anlayabileceği birkaç madde sıralayacağım 

  1. Hep bir ikilem içerisinde olursun. (seviyor mu? sevmiyor mu ? bunu öğrenmek kolay diye düşünür herkes. Git sor… Ama olmaz. Sorulmaz. İkilem hep devam eder.)
  2. Onu gördüğünde kalbinde kelebekler uçuşur. Ama… ( O hiçbir şey hissetmiyor olabilir.)
  3. Aşık olduğun kişinin, sana aşık olabileceği ihtimalini hiç unutmazsın hatta > ( ne zaman duygularımı bitirmeye çalışsam, bir an bana gülümsüyorsun )<  duygusu 
  4. Sevgilisi varsa bir de… O duygu anlatılmaz. (platoniksindir zaten. Acı çekersin. Hata mı yapıyorum dersin. Konuşmalı mıyım dersin. Sonra bir anda biri çıkar karşısına. İki günde sevgili olurlar ) > tabi sende mal gibi baka kalırsın (pardon ama acı gerçek )
  5. O sevgilisiyle karşında sarılır, koklaşır. Sen yine de onu seversin (bazen gülümsemek zorunda kalırsın AHAHAHAHAHA ) > Ne kadar da acı (sorun değil siz zaten bu konuda mastır yaptınız ama yinede acı )
  6. Ona ne yaparsa yapsın KIZAMAZSIN… ( muhtemelen seni düşündüğünden yapıyordur acıya dayanıklı ol diye sonuçta düşe kalka hayat ) >kendi kendime bu madde de yazık demek istiyorum nedense 
  7. Onun hoşuna gidecek şeyleri araştırıp ( kesinlikle ne yapar eder bulursun ) bulduklarına göre davranırsın > O (aptal) farketmeyebilir. Ama sen bunu aldırmazsın
  8. Ona sarılan bakan herkesi öldürmek istersin. (sana sarılmak isteyecekler lütfen onları öldür ! )
  9. Bir film izlerken ,müzik dinlerken ‘’ Acaba o ne düşündü bunu yaparken ‘’ diye düşünmekten alıkoyamazsın kendini. (hatta bu konuda güzel bir söz vardı > sen birini sevmek istersin; şarkılar bahane olur diye ) 
  10. Her ortak noktanız seni mutlu eder. (sana rastladım bir kitap sayfasında orada bile başkalarına aittin >sonra sakince sayfayı çevirdin 
  11. Ne zaman bir papatya bulsan seviyor sevmiyor yaparsın (Artık bu konuda o kadar iyi hesaplar yaparsın ki hep seviyor çıkar ) > ya bu maddeye de çok gülerim çünkü en gerçeklerden biri bu
  12. O ne zaman ağlasa, üzülse içinde kıyametler kopar (ha  bu arada söz konusu sen olduğunda takma kafana ya geçer >bu yakınlığınıza bağlı bazıları sorunlarını söylemez bile )
  13. Eğer ona söylemezsen seni sevip sevmediğini asla öğrenemeyeceğini hatırlarsın (sormadı)
  14. Onun bulunduğu ortamlara girebilmek için can atarsın (bu maddeden emin değilim )
  15. Onun yanında yemek yerken garip triplere girebilirsin (sakin ol bu çok normal )
  16. Onunla ilgili sürekli geleceğe dair hayaller kurarsın ( bu konuda zamanında kısa bir yazı paylaşmıştım neyse onu da yorum olarak atarım ) 
  17. Sana baktığında ne yapacağını bilemeyip garip şekillerde davranırsın ( bu da normal sevgili kardeşim 
  18. Sana mesaj attığında dünyalar senin olur ( genelde bu mesajlar kısa olur ama sen ona saatlerde yazabilirsin gelişi güzel yazmaktan bahsetmiyorum dakikalarca düşünüp özenerek yazmaktan bahsediyorum )
  19. Gözünde git gide bir ilaha dönüşür ve her hareketine taparsın (keşke ondan nefret edebilsen ) >keşke !
  20. Onu göreceğini bildiğin günler tarzına ekstra özen gösterirsin (saç makyaj da ayrı bir önem arz eder ) >kızlar da platonik takılabilir beyler makyaj o yüzden pozitif ayrımcılık muhabbetleri yapamayacağım 
  21. Ona duygularını söylemek için sürekli doğru anı beklersin,beklersin,beklersin,beklersin ( o anlar geldiğinde ne mi yaparsın kendine bahaneler üretip başka şeyler söylersin) > bu maddeyi yazdım mı bilmiyorum ama önemli yazdıysam da iki defa oku sorun olmaz 
  22. Sonunda duygularını ya garip bir şekilde ifade edersin. ya da onu başkasıyla görürsün dünyan tekrar yıkılır 
  23. Sonuç olarak sevdiğin şeyin o değil de ona karşı hissettiklerin olduğunu anlarsın.
  24. Ve ne mi olur 
  25. SEN yeni bir PLATONİK aşk bulup hayatına devam edersin  

şimdi sevgili platonikler şu an kime ne denli tapıyorsanız gözünüzü açın ve 22 maddeden sonrasını tekrar okuyun :) iyi günler 

Hüzünle karışık bir huzur. Uzaklardan esen rüzgar gibi geliyor melodiler insanın kulağına. Bir yanım buruk bir yanım mutlu. Bahar geliyor, erik ağaçlarında beyaz tomurcuklar bitiyor ama bir şey de kopuyor insanın içinden. Birileri gidiyor, gittiğine seviniyorsun belki de daha mutlu olacak diye. Ama o acı hep kalbinde. Başak tarlasında dans ediyorsun gözlerinden yaşlar süzülerek. Sıcak kurutuyor göz yaşlarını. Boğazında duran yumruyu su içerek çözüyorsun ve hep gülümsüyorsun.

anonymous asked:

ne yapıyorsun tum fırtınaların ustune sana bır flım tavsıye ediyorum onu izliyorsun kunfu pandayı izliyorsun :)))) gülümsüyorsun :D

Huuuhuuu evettt kungfu panda daha güzel bir tavsiye olamazdı:)

ALLAH razı olsun anonim.
ALLAH eksikliğini vermesin:))

"Ne kadar sorunun,sıkıntın,problemin,hüznün varsa onları kapatmak için o kadar fazla gülümsüyorsun. Insanlara gerçek seni değil, onların görmelerini istediğin seni gösteriyorsun. Seni aralarına almalarını, sağlıyorsun.En gereksiz şeyi bile hayatında pek olay olmadığı için büyük bir heyecanla anlatıyor, ve umutlarınla, hayallerinle onu süslüyorsun.Bir süre sonra kendi yalanın o kadar iyi olmaya başlıyor ki sen de mutlu olduğuna inanıyorsun. "
Sessizliğin en büyük erdem olduğunu kadim dinler dahi söyler. Sessizim, hiç olmadığı kadar. Acı veriyor, daha da derine saplanıyor ıssız kelimeler. Kaotik bulutların ardından gülümsüyorsun… Cenneti görür gibiyim gülüşünde…
—  Hatun

Nasıl başlanır bilmem ama nasıl hissettirdiğini çok iyi biliyorum.İş miydi yaptığın be adam ben tam ‘evet unuttum artıl görmezden gelebilirim'derken çıkagelmek hayatıma, olacak iş miydi söylesene.Yine herşeyim oldun şimdi yine ağlıyorum sana ve sensizliğe hem varlığına hem yokluğuna ağlatmayı nasıl beceriyorsun bi anlasam. Yine uykularımı seni düşünmek için harcadığım zamana yediriyorum. Ben senin bir bakışınla bütün gece uyanık kalıyorken kim bilir sen kimlerin sana attığı 'iyi geceler sevgilim’ mesajına gülümsüyorsun. Çok acıtıyor biliyor musun sen bu kadar yakınımdayken ve seni bu denli seviyorken kokunu bile bilmemek. Düşünüyorum bazen bir insan kokusunu bile bilmediğini nasıl sever? Aklım almıyo ki seni sevdim seveli aklım senden başka hiçbir şeyi almıyo da o bambaşka bi konu…