10
  • Il Postino: The Postman / Postacı - Michael Radford  (1994) 

1.
Yola sordum: şiir mi mektup mu
ikisinin de dönüş yerine geçmeyeceğini
biliyordum, yolculuktan dönüş yok

yolun yerine geçecek hiçbir şeyim yok

Yine de söyle sevgiline eski yakınlığın
anısına uzak bir telefon kulübesinden
seni jetonla değil pulla arasın

belki mırıldanacak bir mektubun olur

Pul seni arar çünkü
jeton sesinden geçeni… 

2.
Mektup herkese gider, bulduğuna açılır
şiirse kimseye açılmayan o eski mektup
zarfını kelimeler doldurur; sen içine bak!

Pul mektubu terk edeli çok oldu
pul şiiri bulduktan beri böyle bu 

3.
Postacıları unut, verecekleri bir şey yok
şiirin yoluna çık onun yolunda çok
aşk harcandı, harcansın, şiirin kazandırdığı
bir aşksa, aşkın kazandıracağı hiçbir şey
yoktur, fakat aşkta başka bir şey de
yoktur, kaybettiğinin aşk olduğunu böyle
anlar insan ve bir şiir kazanır bundan.


4.
Ona dedim ki: N’olur kazandığın şiiri
mektupla göndermemi isteme benden

şiir, eski mektup değil artık, bir pul:
Ya gönderilmemiş bir aşkın üstünde dursun
ya bu sessizliğin bir köşesinde unutulsun.

5.
Postacıları unutma, Il Postino’dan sonra
mektubu unut, bak postacı geliyor
şiir veriyor.


6.
-Anne, sanırım dışında unuttun beni,
diyordu kapanan mektuba bakarak bir pul,
küçüktü, annesini bir mektup sanıyordu
Olsa… Annesinden sökemezlerdi di’mi çocuğu!

Anne yok, adres yok bir sokak çocuğu şimdi
nerede bir aşk varsa yetişiyor da

üstünde durmuyor bir veda mektubunun
onun da çocukluğu tutar di’mi annesi olmasa da!

7.
İki mektup yaz;
birini sev,
birini at!

Haydar Ergülen, keder gibi ödünç s.18-20 “Şiir; o eski mektup”

9
  • Gabbeh: Mohsen Makhmalbaf, 1996 - İran


hem bu şehirde daha çok kız sevmeliyiz
kirmen gibi dönüyor dünya dediğin
her an ölebiliriz!

Selim Temo, Jübile s.32 “güleryüzlü sosyalist”

  •  Gabbeh:

“Sevda alıp başını gitmek ister ve tamamlanmak. Geride bıraktıklarına dönüp bakmak istemez, gördüğü sadece görebildiğidir, peşinde olduğu/peşinden gelen… ve öyküler gizlidir insanın yüreğinde, gözlerinde, kelimelerinde, yüreğinden sızan her şeyde: resimde, şiirde, öyküde, nakışta, kilimde… Eğer gözleriniz anlamı yakalamakta mahirse, gördüğünüz sadece şey/nesne değildir. Aşar onu muhayyileniz ve o şey’de gizlenen yüreği renk renk görürsünüz/izlersiniz. Doğu’da aşklar hep bilinmezliğe gebedir, çoğunlukla da ayrılıkla hem-demdir. Doğu’da aşk, bu yüzden, söylencelerle vücut bulur. İlmek ilmek yüreklerde dokunur, renk renk yüreklere dokunur. Mavi kavuşma, sarı mutluluk, yeşil bereket, kara ölüm, hüzün, ayrılık… olur ama bir şekilde dile gelir, bir şekilde.” 

Recomendación Weleliana ¿del mes?

Es que sé que estabais de exámenes y por eso no os recomendado nada últimamente, para no distraeros (siiii, claaaaroooo…). Os recomiendo unas que he visto hace poco que me han sorprendido:

Bueno, esta es bastante conocida porque estuvo nominada a 8 de los últimos Oscar, pero me pareció muy, muy buena. La vida del hombre que cambió el rumbo de la guerra, que se estudia en informática como el padre de la misma. Con una muy buena actuación del tío ese con la cara rara.

Sinopsis       

Biopic sobre el matemático británico Alan Turing, famoso por haber descifrado los códigos secretos nazis contenidos en la máquina Enigma, lo cual determinó el devenir de la II Guerra Mundial (1939-1945) en favor de los Aliados. Lejos de ser admirado como un héroe, Turing fue acusado y juzgado por su condición de homosexual en 1952.

Eden Lake, por si queréis algo distinto:

Una peli que parece de domingo por la tarde, pero si queréis ver algo que os tenga en tensión (incluso un pelín gore) y que además no llega ni a la hora y media de duración, esta es la vuestra. Dicen que es terror, pero yo no la consideto tal. Ademas hay alguna cara conocida (Fassbender).

Sinopsis       

Steve (Michael Fassbender) organiza una escapada romántica de fin de semana con su novia Jenny (Kelly Reilly), a la que planea pedir matrimonio. Sin embargo, en el tranquilo Lago Edén se encuentran con un grupo de adolescentes problemáticos que convierten lo que pudo ser un fin de semana paradisíaco en su peor pesadilla.