*not-st

10

18 Stunning Green Auroras for St Paddy’s Day

In celebration of St. Patrick’s Day, here are 18 stunning green auroras as seen from Earth and outer space (aboard the International Space Station). For those unfamiliar, Saint Patrick’s Day is a cultural and religious celebration held on the 17th of March each year. It signifies the traditional death date of Saint Patrick (c. AD 385–461), the foremost patron saint of Ireland.

An aurora (astralis in the south and borealis in the north) is a natural light display in the sky particularly in the high latitude (Arctic and Antarctic) regions, caused by the collision of energetic charged particles with atoms in the high altitude atmosphere (thermosphere). The charged particles originate in the magnetosphere and solar wind and, on Earth, are directed by the Earth’s magnetic field into the atmosphere.

Via: twistedsifter

Meine beste Freundin ist die beliebter von uns beiden, sie kriegt immer die hübschen Jungs ab, ihr werden Komplimente gemacht und so. Ich mag sie wirklich sehr und mich stört es eigentlich auch nicht sehr, aber es ist halt Scheiße immer nur Hintergrund zu sein und von andern nicht beachtet zu werden

Konuşuyorduk Altı-Buçuk ve Ben
Çok büyükmüşüz gibi sanki;
O kadar yorulmuştuk ki koşmaktan
İstemedik oyun oynamayı.

“Bebekler nerden gelir, acaba”,
Dedi, bakarak o göğe doğru,
“Tanrı karıştırır mı şeyleri bir araya
Ve onu yapar mı hemen bir pasta gibi?”

O kadar emin değildim gerçekten ben,
Fakat dediği çok iyi gözüktü;
Düşünebildiğimizin hepsi buydu,
Yanımızda bir kitapla üstünde “şeker ve baharat,” diyen…

K.  MANSFIELD

"It Follows" completely blew me away. It feels like it took elements of my favourite horror films from the past 40 years and re-invented them in a way that completely turns them on their head. There are elements of "A Nightmare On Elm St.", "Invasion of the Body Snatchers", "Halloweeen" and more obscure fare like "Sole Survivor" and "Messiah of Evil", but it never feels like something stolen.

The film manages the feat of creating a mythology and atmosphere both old and new, with a villain you’ll feel like you once heard whispered about in some scary story, huddled with your friends in suburbia. I feel like i need to see it over and over to fully grasp the many different interpretations you can take away from the central concept, with the most obvious being an allegory for a sexually transmitted disease.

The soundtrack is incredible, flat-out. The cinematography is gorgeous, making use of wide empty shots of scenery your eye will scan frantically, trying to make out a steadily approaching silhouette. There are nods to Lynch, in the way the familiar sights of a childhood home are slowly perverted and made horribly sinister.

While never outright scary in the traditional sense, it’s as unrelenting as it’s antagonist in terms of pure paranoid dread. The only other film that even comes close is the 70’s remake of “Invasion of the Body Snatchers”, and this film surpasses it. It will stick with you, and you WILL look twice when you see someone a couple yards back as you walk home alone one night.

If anybody wants to talk spoilers with me, please, i’d love to.

If you care about horror in any sense, please go support this film in the theatre. It really works best on a big screen.

autopsy-thoughts asked:

Multumesc frumos de raspuns!Lui nu-i pasa,n-am vorbit de o saptamana :/

o săptămână ? Stai să vezi când vorbiți azi , și mai vorbiți peste câteva luni și , bineînțeles , tu nu-l uiți . Tu îl iubești !
Și, poate în timpul ăsta vă vedeți întâmplător sau vă ocoliți intenționat .
Poate noapte îi lipsești..
Poate când merge pe stradă , vede un loc gol , unde trebuia să fii tu.
Poate stă și fumează pe banca unde l-ai sărutat prima oară.
Poate vorbește cu alta , gândindu-te la tine .
Sau poate nu ..
Poate iubita lui cea nouă e “mai bună” , poate timpul lui îi e acordat ei în întregime .
Poate chiar nu-i mai pasă de tine , de voi ..
Dar , poate , într-o zi , vă întâlniți aparent întâmplător , poate pe stradă , poate la magazin , poate în parc sau .. la biserică , cine știe ?
Iar atunci , abia atunci , își va da seama că tu ești mai importantă decât toate aventurile lui de-o noapte și de nopțile înecate în alcool .
Și se va întoarce , îți va spune cuvinte dulci , îți va zâmbi mai frumos ca niciodată , iar tu îl vei ierta imediat , îl iubești ..
Dar va pleca , iar asta va dura la nesfârșit , pentru că în spatele băiatului rece , distant , nepăsător , te iubește ..
În ciuda tuturor celor care au fost împotriva voastră , în adâncul inimii lui , te iubește mai mult decât pe sine ..

Hayal kırıklıklarından
Öğünler yapmaya alışmıştık da
Cancağızım
Düş kırıklığı yaşamak
İşte o acı veriyor

Üstüne kement atılır bazen tüm arzularının. Umutlandıkça daha bir sert çeker boynunu geren ip. Ve zamanla tüm gücün harcanır ve biter. Yaşama sevgini kaybetmezsin belki ama. Yaşama olan inancını kaybedersin.

Sevgili ben, mutsuzluğun diğer adı adeta hayal kırıklığı değil mi? Birini seversin, hayaller kurarsın ve sonra bir bakarsın ki o bir başkasını sever. Bir şeye inanırsın, tüm ruhunla fedakarlıkta bulunursun ve sonra farkedersin ki aslında onca zaman yalnızca suya yazı yazmışsındır.

Bir şeyi istersin, gece gündüz emek verirsin ve sonuçta ellerin bomboş yoluna devam etmek zorunda kalırsın. İçin yanar, pişmanlıklar yaşarsın, sinirlerin gerilir, üzülürsün ama yapacak bir şey yoktur. Zamanı geri döndüremezsin.

Aslında hayal kırıklığı senin için o kadar tanıdık bir duygu ki, neredeyse hayatının sıradan bir parçası haline gelmiş durumda belki de. Bu durumun seni az çok karamsar yaptığının da farkındayım.

Ama hayal kırıklığı yaşamıyorsan hiçbir şey istemiyor ve emek vermiyorsundur ki? Ne kadar çok hayal kırıklığına uğruyorsan o kadar farklı şeyler deniyor ve kendini o kadar zorluyorsun demektir. Hayal kırıklığının olumsuz atmosferiyle yüzünün düşmesine fırsat verme. Tam tersine, daha çok inan ve daha çok çalış. Öyle ki mutsuzluğa ayıracak zamanın kalmasın.

Éhes gyerekek - Harrach [ #KDNP ] szerint ez “életforma kérdése”

Fábián Barna [ #fidesz #M1 ] azt szegezte Harrach Péternek, a Keresztény Demokrata Néppárt politikusának, hogy “múltkor láttam egy érdekes kimutatást, egy felmérést melyben az szerepel, hogy a gyermekek egy része nem azért megy be reggeli nélkül az iskolába, mert a szülők nem tudják neki előkészíteni, vagy csomagolni, hanem egyszerűen nem éhes”.
Harrach Péter azonnal kapcsolt és kormánypárti politikushoz méltó válasszal állt elő, mondhatni az egyetlen épeszű magyarázattal:

"Gondolom ez életforma kérdése."

String theory: - parallel worlds.

Ph:DanSpb