华盛顿哥伦比亚特区

dailymotion

- Aynı mahallede oturuyorduk Nazlı’yla abi. Okul çıkışı hep birlikte yürürdük eve. Böyle ara bir yol vardı mahalleye. Yolu bayağı uzatıyorduk da, tenha oluyordu işte. Sonra bir gün gene böyle yürürken, çok acayip bir şey oldu abi. Aynı anda birbirimizin elini tuttuk. Ne o önce uzattı, ne ben önce uzattım. Birbirimize ima etmedik, yüz yüze bile bakmadık. Öylece el ele tutuşup yürüdük. Sonra hep yaptık bunu. Bazen birileri sokağa girerdi, hop bırakırdık ellerimizi, sonra tekrar baştan.
- Sende kayış nerede koptu la?
- Amcam Nazlı'ya tecavüz etti abi. Bir gün eve geldim, Nazlı’nın üstü başı yırtıktı, ağlıyordu. Beni sormaya eve gelmiş. Amcam da evde beklemesini söylemiş, erik vermiş buna. Ben eve geldiğimde, orospu çocuğu pantolonunu topluyordu. Suratında iğrenç bir ifade. Amcam on gün yıkanmasın, kokmazdı abi. Sürekli bütün gün otururdu orada burada, sineklenirdi kokmazdı ama. Nazlı'ya nasıl tecavüz ettiğini odadaki ter kokusundan anladım abi. Üzerindeki on günlük kir uyanmıştı resmen! Foseptik çukuruna düşmüş gibiydi orospu çocuğu. Nazlı'ya baktım, odadaki kokuyu duymuyordu bile. Kendinden o kadar çok tiksiniyordu ki, koku umurunda bile değildi abi. Öldürmek istedim orospu çocuğunu. Fırladım çıktım gittim, koşabildiğim kadar koştum. Cebimdeki çakıyla bütün vücudumu parçaladım.
- Sonra.
- Amcama saldırdım. Jandarmalar elimden aldı. Amcama el kaldırdım diye babam beni dövdü. Babam da orada bitti zaten. Evden kaçtım.
- Nazlı'ya ne oldu la?
- Amcam mahkemede Nazlı'yı sevdiğini söylemiş. Mahkeme de aileleri birbirleriyle konuşturmuş. Nazlı'yla evlendi, hapisten de yırttı.
- Nazlı ne yaptı la?
- Mahalleden kaçtılar, iki üç ay sonra da zaten amcamın ölüm haberi geldi.
- Nazlı mı öldürdü?
- Kaçtıkları yerde amcam Nazlı'yı satmaya başlamış abi, pezevengi olmuş. Amcamı da hepsini de Nazlı hakladı abi. Çok sonra, bir gün sordum abi, niye beni öldürmedin diye. Seni sevdim dedi abi, anasını sikeyim ben bu dünyanın seni sevdim dedi abi.

Espera, eu preciso tirar foto desse cachorrinho, só um minuto… Que coisa mais fofa! Olha só, eu nunca me perdoaria se não registrasse uma foto dele com essa roupinha, repara nesses olhinhos e focinho também.

Ok me desculpe, voltando ao assunto, ahn, sobre o que estávamos falando mesmo?

Não é sobre ter todas as pessoas do mundo pra si, é sobre saber que em algum lugar alguém zela por ti. É sobre cantar e poder escutar mais do que a própria voz, é sobre dançar na chuva de vida que caí sobre nós. É saber se sentir infinito num universo tão vasto e bonito, é saber sonhar e então fazer valer a pena daquele verso daquele poema sobre acreditar. Não é sobre chegar no topo do mundo e saber que venceu, é sobre escalar e sentir que o caminho te fortaleceu. É sobre ser amigo e também ter morada em outros corações e assim ter amigos contigo em todas as situações. A gente não poder ter tudo. Qual seria a graça do mundo se fosse assim? Por isso eu prefiro sorrisos e os presentes que a vida trouxe pra perto de mim. Não é sobre tudo que o seu dinheiro é capaz de comprar e assim sobre cada momento sorrindo a compartilhar, também não é sobre correr contra o tempo pra ter sempre mais. Porque quando menos se espera a vida já ficou pra trás. Segura teu filho no colo. Sorria e abrace teus pais enquanto estão aqui. Que a vida é trem-bala, parceiro e a gente é só passageiro prestes a partir.
—  Ana Vilela.