durumlar böyle, yabancı*
sevdiği kadınları beğenmeyen arkadaşlarına küsen adam cemal süreya; ‘’seni seviyorum’’ demese de olur. bir adam ancak bu kadar masum sevebilir.
yokluğuna dayanamayacağım insanın, yokluğuyla sınanıyorum.
gel, dizlerime hafifçe koy başını, ağlanacak konular var.
gel, parmaklarım sakallarında kaybolsun.
gel ki; bu gri şehirde rengarenk çiçekler açsın.
sen benim sigara içmekten katran bağlayan ciğerlerime, çiçekler açtıran adamsın.
“annem benden saklamış, çok sonradan öğrendim bende. doktor doğumun riskli olduğunu söylemiş, doğumda ölmüş. bilseydim izin vermezdim ama kadınla erkeği ayıran en büyük özellik bu galiba; kadınlar can vermekte usta biz can almakta” demiş adamın biri, ama ne güzel demiş. okuduktan sonra kısa süreli “ulan neden böyle oluyor be” dedirtecek hayatımızı sorgulayacak sessizlik oluşuyor. sonrası, derin bir iç çekiş.
kalbinden öpeyim be.
fakat müzeyyen bir şeyin kalbini kırması için illâ yanlış olması gerekmez ki, sen benim kalbimi paramparça ettin ama hala seni seviyorum.
Önceden düşünün kuracağınız cümleyi, sergileyeceğiniz davranışı, yargılarınızı. Kırmamak için önceden düşünün lan kafanız acımaz.
Kız whatsapp grubunda kankamı gaza getirmeye çalışırken ben;
Bu dünya, hassas kalpler için bir cehennemdir.
Seninle bir Sezen Aksu şarkısında başımı göğüs kafesine, seninde başını saçlarıma yaslamış şekilde dans edemedik ya yazıklar olsun.
Bir insan söylediğiniz sert bir söze cevap veremediğinde gurur duymayın kendinizle. Onun yarasına bastığınız için konuşursa, ağlamaklı olup sesinin titreyeceğinden susmuştur o. Ve o saniyeden sonra dilediğiniz özrün o an ki kırgınlığa pek iyi geleceği söylenemez. Affedilir ama unutulmaz. Kırmayın.
Ne demiş Sezen Aksu; kolay olmayacak, elbet üzüleceğiz.
-Sezen Aksu(Kolay Olmayacak)
