Beni yaralarımdan tanıyabilecek biri olsun isterdim
ikiye on kala grubu hislerime tercüman olmuş: “yazmaktan yorulmadım ama bir satır da haberin olsaydı.”
(via sanayaziyorum)
.
(via cunkugelmedi)
usülsüz gidiyorlar.
Sana meyilliyim demeyelim de, gülüşüne biraz eğilimim var
Sana dokunmak, durup bir köşede senin olmayanı beklemek gibi.
İçimdeki ses içimi yumrukluyor artık.
Kalıcı yaralardan kalıcı kayıplar çıkar.
Uzaktan bakar gibi. uzun yola gider gibi. ama hiç gelir gibi değil. asla.
Bir ihtilal daha olsa ve gülüşüne mahkum bırakılsam.
Bir ihtimal daha olsa ve sen gülsen.
Sana gelip senden sonrasına gidemiyorum, bu müthiş bir duygu.
“bu, hüzün kadrajlı fotoğrafına son bakışım.”
Yıkılmama garantisi veren ev yok ama ben o enkazda yanında olacağıma söz verebilirim.
Varsın bu hikayenin mutlu sonu olmasın ben mutsuzluğuna da varım.
(via sozlerindekaldim)
Bir sokağa, bir şehre, bir ana bağlanmaktan ne kadar kaçtıysam her yolun sonunda sana çıktım, sen ait olunabilecek en güzel kalpsin.
İnsan sevdiğini nasıl unutur?
İnsan sevdigini unutamaz. Zaman geçtikçe insanın içinde ufak bir ukte oluşur. Ve her yara bir gün geçer ama izi bakidir. Kaşıdıkça kanamaz bir zaman sonra. Artık yara iyileşmiştir izi kalmıştır çünkü.
