Avatar

@ruhumukaybettiim

Evimi özledim
Avatar

Latincede "damnant quod non intelligunt" diye bir cümle var. "Anlamadıkları şeyi suçlarlar" manasına geliyor. Bunun hakkında sayfalarca yazı yazılabilir fakat, Peyami safa iki cümleye sığdırmış; "Suçlamak, anlamaktan daha kolaydır çünkü anlarsan değişmen gerekir."

Avatar
reblogged

Özledim seni.. Hiç tutamadığım ellerini, hiç bakamadığım yeşil gözlerini, hiç içime çekemediğim kokunu, hiç sarılamadığım seni...

Çok özledim, Marvolo'

Tam iki buçuk yıl oldu Marvolo... Zümrüt yeşili gözlerine bakamadığım, ellerini tutamadığım, sana sarılamadığım koskoca iki buçuk yıl.. Odam sana yazdığım mektuplarla dolu en acıtanı ise bu mektupları sana asla gönderemeyecek olmam. Evde olduğunu biliyorum, beni beklediğini biliyorum ve beni sevdiğini de biliyorum. Hala yaşıyorsam bunun tek sebebi senin bana olan sevgin çünkü ben sana o kadar aşığım ki.. Kolumu nazikçe tutup gitmeden önce kulağıma fısıldadığın o anı unutamıyorum sevgilim. Zümrüt yeşili gözlerinin içindeki parıltı, gülümsemen, ellerin.. Sen her şeyinle o kadar özelsin ki, ruhunun yorgunluğu seni parçalıyor. Ama sana bir söz verdim. "Eve geleceğim." dedim. Ve sözümü tutacağım. Ne kadar sürecek bilmiyorum her geçen gün biraz daha tükeniyorum. Bedenim ruhumun ağırlığını artık kaldıramıyor ama eğer tüm bu savaşın sonunda ellerin ellerimi tutacaksa, bırak yansın tüm evrenler.

Ve ben hala buradayım sevgilim, seni o kadar çok özledim ki.. Ah Marvolo'm zümrüt yeşili gözlerini her şeyden çok özledim. Keşke, Keşke bu yazdıklarımı okuyabilseydin keşke mektuplarımı okuyabilmenin bir yolu olsaydı.. Benden o kadar uzaktasın ki elimden hiç bir şey gelmiyor. Sabah uyandığımda yaptığım ilk şey seni özlemek ve uyumadan önce de yaptığım son şey seni özlemek. Dokunduğun yerler çiçek açıyor Marvolo..

İzin ver; dokunayım tenine, teninde çiçekler açsın.

Avatar
reblogged

Özledim seni.. Hiç tutamadığım ellerini, hiç bakamadığım yeşil gözlerini, hiç içime çekemediğim kokunu, hiç sarılamadığım seni...

Çok özledim, Marvolo'

Tam iki buçuk yıl oldu Marvolo... Zümrüt yeşili gözlerine bakamadığım, ellerini tutamadığım, sana sarılamadığım koskoca iki buçuk yıl.. Odam sana yazdığım mektuplarla dolu en acıtanı ise bu mektupları sana asla gönderemeyecek olmam. Evde olduğunu biliyorum, beni beklediğini biliyorum ve beni sevdiğini de biliyorum. Hala yaşıyorsam bunun tek sebebi senin bana olan sevgin çünkü ben sana o kadar aşığım ki.. Kolumu nazikçe tutup gitmeden önce kulağıma fısıldadığın o anı unutamıyorum sevgilim. Zümrüt yeşili gözlerinin içindeki parıltı, gülümsemen, ellerin.. Sen her şeyinle o kadar özelsin ki, ruhunun yorgunluğu seni parçalıyor. Ama sana bir söz verdim. "Eve geleceğim." dedim. Ve sözümü tutacağım. Ne kadar sürecek bilmiyorum her geçen gün biraz daha tükeniyorum. Bedenim ruhumun ağırlığını artık kaldıramıyor ama eğer tüm bu savaşın sonunda ellerin ellerimi tutacaksa, bırak yansın tüm evrenler.

Avatar

Benden dağınık bir ailede kendimi toparlamamı istediler, dağınık arkadaşlıklar, kötü dersler, hastalıklı ve kaybolmuş ruhumun arasında kendimi düzeltmem gerektiğini söylediler. Kimse bana 'Neden böylesin?' dememişti oysa..

Avatar

Artık yazacak hiç bir şeyim kalmadı. Çok şey var aslında ama anlatamayacak kadar yorgunum. Sadece yorgunum o kadar yorgunum ki nefes almaya gücüm kalmayacak diye korkuyorum.. Ölüm beni çağırıyor tatlı tatlı kulağıma fısıldıyor, zihnimdeki sesler gürültü çıkararak bağırmaya devam ediyor, insanlara karşı her geçen gün daha da görünmez oluyorum ne kitaplarım ne müziklerim ne de yıldızlarım iyi gelmiyor artık bana.. Su şişesinin içerisinde kalan, kaçmak için çırpınan ve onu o su şişesinden kurtarıp ağaçlara saldığım küçük örümceği özlüyorum. Duvarlarım artık benim konuşmalarımı dinlemiyor tonlarca yüke sahipmiş gibi göğsümün üstüne yerleşen ağırlık kalkmıyor, göz yaşlarım her geçen gün tükenmeye başlıyor.. Ben ölüyorum, ölüyorum ve bunu kimse göremiyor.

Avatar
reblogged

İstemeden varım ve istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olamadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.