“İnsan onca savaştan çıktıktan sonra artık hislerini gizlemeyi öğreniyor. Çünkü zaten olan biten her mevzuyu kendi içinde halletmeyi öğrenmişsin.”
Franz Kafka’nın da dediği gibi ‘’pek çok şeyin bambaşka olmasını isterdim.’’
Bir gün bulacağız birbirimizi, sana o gün veda edeceğim.
olacak olandan kaçınamazsın.
o yüzden hiç bastırma kendini,baskılama.
çünkü insan,bastırdığı duygunun esiri olur.
Herkes gider; Kimini kalbine, Kimini geçmişe gomersin.
ben herşeyi içimde bitirmeye o kadar alışmışım ki her gün yıkılıp yeniden toparlanıyorum ve benden başka kimsenin haberi olmuyor.
“Kendimle savaşırken bütün duygularımı kaybettim,o kadar çok yaslandım ki kendime,başka birine sığınmayı öğrenmedim hiç.”
Olur biter, geçer gider. Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var, olup bitmeyen, geçip gitmeyen. Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama… Çok da takılmıyorum artık bu uyku konusuna. Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana.
yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum
geçmiyor
ev buz.
binlerce çocuk, bi o kadar gülüş, yüz binlerce düş geçti içimden de, ne yalan söyleyeyim geriye dönüp bakasim bile yok.bir sana aldanıyorum, bir de gülüşüne.
“Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. Sanki içimde derin bir hiçlik var.”
Momo'dan çok sevdiğim bir alıntı var içime işliyor: “Onu bir daha görmeyi umuyordu. Her şeye razıydı. Eskisi gibi olmayacak bile olsa onunla oturmaya, onu dinlemeye ve onunla konuşmaya can atıyordu, fakat kapı bir daha açılmadı.”



