Ne denmeli bilemiyorum ama hiç daha önceden bu kadar uzun süre sessiz kaldığımı ve sustuğumu hatırlamıyorum. Halimi açıklayabileceğim tek bir kelime bile yok. Birazcık olsun anlaşılmak için bunca üzüntüye, yıpranmaya, hırpalanmaya gerek var mıydı sahiden?
Bulamıyorum Albayım bulamıyorum! Hangi yola girsem sonu bataklık, hangi sokağa girsem sonu çıkmaz, hangi hayatı yaşasam sonu hüsran be Albayım…
Çok yazdım ceplerime sığmayacak kadar çok mektup yazdım. Sonra hepsini yırttım, sonra aşka inancımı kaybettim, sonra bir daha kimseyi sevmedim. Kimse için içmedim, kimse için ağlamadım, kimseye kırılmadım. Farkında olmamışım ama sen benim her şeyimi almışsın.
Bana net olunmadığını hissettiğim her şeyden koşarak uzaklaşıyorum. En kötü ihtimali bile göze alırım ama belirsizliği göze alamam.
"kapılarımı kapattım füsun, pencerelerimi de kapattım. dışarıdaki dünya beni yoruyor dışarıda dursun."
tam katil olmalık bir gün değil mi ?
“kâmran, ben, seni sevmesini, senden ayrıldıktan sonra öğrendim. hatta yaptığım tecrübelerle, başkalarını sevmekle sanma sakın. gönlümün içindeki derin, hazin, ümitsiz hayalini sevmekle.”
Salih Çağlayan - Filler ve Bulutlar
hayatta en iyi yaptığım şey nefes almak o da çok merdiven çıkınca tıkanıyor
“vazgeçtim. vazgeçmesem çıldıracaktım.”
“Öyle sanıyordum ki gece, bu kocaman dünyanın bütün evlerini birer birer dolaşarak ne kadar keder, ümitsizlik varsa hepsini toplamış, getirip benim göğsüme doldurmuşlar.”
birbirimizi anlamadan vedalaştık.
bu dünyada birinin diğerini anlaması o kadar kolay bir şey değil.
- Goethe -







