Avatar

KARMAॐ

@nighthinker190-blog

ZİRA BENİ SİZ DELİRTTİNİZ
Müzeyyen:Leyla, ne yapıyorsun? Dakikalardır boşluğa bakıyorsun.
Leyla: Boşluğa bakan gözler hep Ağlar. Ağlıyorum, Müzeyyen. Ağlıyorum. Görmez misin?
Müzeyyen: Gözyaşların nerede?
Leyla: Tuzlu bir göl var içimde. Gözyaşlarımdan beslenen. Gölümün bir gideği olsaydı keşke. Ama yok, neden Müzeyyen?
Avatar
neo-beat

You’re the flowering window if world is that apartment.

Why is the world so sad? Why are people so fake? Why all the nice things are the worst? We all gonna die. Keep that in mind. We all gonna die! It’s time to create a better world. All people. I appeal to you. Be free! Be loving. Love everyone. Fat, thin, black, white, beautiful, ugly, popular or asocial; everyone. Cuddle the person who nearest you. Right now. Tell him you love him. Because everything you have could be gone tomorrow.

Avatar
neo-beat

Değer yargıları, gelenekleri, ön yargıları var. Seni özgür olduğuna inandırdılar. Oysa özgürlüğün Apple ve Samsung arasında seçimden ibaret.

Avatar
neo-beat

Balkonda Pink Floyd dinlerken tek başına sigara içerek Ay’ın karanlık tarafını görmeye çalışan, metroda Sartre’ın Bulantı’sıyla, ıssız bir otobanda Pearl Jam’den Black’le, Kızılay’ın sokaklarında Melancholy Man’le, amfide sıra altında Kerouac’ın Yolda’sıyla, odanda tek başına David Lynch’in Lost Highway’iyle, yazılmamış romanlara, söylenmemiş şarkılara ve keşfedilmemiş gezegenlere özlem duyan sen, en çok da sen, yalnızsan, ve çılgın kalabalıktan ve Pop kültüründen ve distopyadan kaçıyorsan, gel!

Avatar
neo-beat

BACKPACKER KÜLTÜRÜNE GİRİŞ

Bugün, biraz backpacker kültüründen bahsedelim. Malum bu ağın kuruluş amaçlarından biri de bu alanda bir birikim meydana getirmek… İlerleyen haftalarda, grupta bu yöndeki içerik yoğunluğu artacaktır.

1. BACKPACKER FELSEFESİNİN DOĞUŞU Backpacker kültürünün yayılması, 60’lı yıllarda Londra’daki Rock’n’Roll çılgınlığının ve psychedelic yaşam formlarının, New York’taki Beat çevreleriyle birleşmesiyle başlar.

2. ROUTE 66 Route 66, Chicago’dan Los Angeles’a dek uzanan, backpackerlar için tarihin en ünlü yol rotasıdır. 29 Bunalımı sonrası sürekli göç ederek yaşamını devam ettirmeye çalışan hobolar, bu rota üzerinde gidip gelmişler ve Route 66 yol deneyiminin en önemli mitolojik unsuru haline gelmiştir.

3. HİNDİSTAN 60’lı yıllardaki kültürel uyanışla birlikte doğunun masalsı ülkesi Hindistan, Avrupa’dan ve Amerika’dan yüz binlerce backpackerın ütopyası haline gelmişti. The Beatles’ın Hindistan ziyaretleri bu rotanın popülerleşmesinde etkili olmuştur.

4. LOS ANGELES 50’lerde ve 60’larda LA, dünyanın her yerinden hippilerin, gezginlerin, Beatniklerin ve serserilerin akın akın ilerlediği ütopik bir noktaydı. Route 66’in bu son durağı, aynı zamanda aşılmaz görünen Pasifik’in başlangıcıydı ve Venice Beach içinden The Doors gibi büyük bir grup çıkararak efsaneleşmişti.

5. AVRUPA’DA BACKPACKER KÜLTÜRÜ Backpacker kültürünün ve komünal yaşamın yaygınlaşmasında Londra, Paris, Berlin, Hamburg, Amsterdam gibi şehirler önemli rol oynamıştır. Türkiye’de ise İstanbul backpackerların popüler olarak kullandığı yol rotasının üzerinde yer alıyordu. Bu kültürün Avrupa’daki en önemli merkezi ise Londra’dır. Pink Floyd, The Beatles, Led Zeppelin, The Rolling Stones, The Who gibi İngiliz kökenli büyük gruplar bu kültürden etkilenmişler, yol üzerine onlarca şarkı yazmışlardır.

6. HOSTEL KÜLTÜRÜ Backpackerların, kamp alanlarıyla birlikte konaklama için en çok tercih ettikleri opsiyon hostellerdir. Hosteller, aynı zamanda farklı ülkelerden backpackerları bir araya getirerek, bir dayanışma ağı kurulmasına yardımcı olurlar.

7. BACKPACKERIN DUYGUSAL DÖNÜŞÜMÜ Bir backpacker, aydınlanmak, geçici bir Nirvana yaşamak ya da bir şey bulmak için yola düşmez. Geride bırakmayı göze aldığı şeylerin sayısı çoğaldıkça ilerleme kat sayısı artar. Öyle ki On the Road’da da Jack Kerouac, ne zaman yol ve aşk arasında kalsa yolu seçmiştir. Yol, aşkın en kutsal biçimidir ve ilerledikçe gezgin, toplumun ona eklediği değerlerden arınarak histerik çıplaklıkla özgürlüğe ulaşır.

8. ALEXANDER SUPERTRAMP Into the Wild” modern yaşamdan kaçışı ve doğaya dönüşü tekrar gündeme getirmiştir. Alexander Supertramp, dünyanın her yerinden backpackerlar için, günümüzde mitolojik bir unsur haline gelmiş bir kahramandır.

9. ON THE ROAD Yol üzerine yazılmış, en çok ses getiren kitap On the Road’dur. On the Road, Beat Kuşağı kültürünün dünyanın her yerine yayılmasında öncü olacaktır. Bob Dylan, bu kitabı okuduktan sonra hayatını değiştirmeye karar verdiğini ifade eder.

10.WOODSTOCK FESTİVALİ (1969) İnsanlık tarihinin en çok ses getiren bu festivaline, dünyanın her yerinden backpackerlar katılım göstermiştir. Woodstock Festivali yol deneyimini ve komünal yaşamı müzikle birleştirerek, bir anlamda 60’lı yılların görkemli şekilde kapanışını simgeler.

Avatar
neo-beat

-Yaşam,yanlışlıkla oluşmuş olabilir -Yanlışlıkla sevebiliriz -Yanlışlıkla bitebilir bazı şeyler -Yanlış hayat ne kadar doğru yaşanabilir ki