milkshakesoslu reblogged
gozlerimdekibulutlar-deactivate
Ara sıra kendinden nefret ediyorsun. Neden mi? Herşeye ağlıyorsun değil mi? Denilen her şeye. Alınıyorsun, darılıyorsun. Güçlü değilim diyorsun, pes ediyorsun. Hassaslığına küfür ediyorsun. Şunun şurasında, kaç kere yuttun hıçkırıklarını? Kimseler duymasın, kimseler seni zayıf görmesin diye, kaç kere içine ağladın? Anlamazlar korkusu ile, kaç kere uzaklara daldın? Kaçıncı psikolog randevusundan sonuç alamayıp döndün? Hassasın. Çok hassas. Haddinden fazla olduğunu sanıyorsun değil mi? Kimsenin seni düşünmediğini. Bazen ayna başında prova bile yapıyorsun. "Ağlama" diyorsun kendine. Lakin sen öyle deyince hıçkırıkların ardı arkası kesilmiyor. Zira, insanın kendine yetmesi öyle güç ki... Kendini teselli etmesi. Bedenen yakınken, ruhen uzak olması. Sevdiklerinden, ailesinden... Çok hassasın. Cam gibisin. Kıranları kesemiyorsun. Parçaların savrulurken, üstüne basıp geçiyorlar. Hassassın sen. Bir söz paramparça eder seni. Hassassın, hayallerin yıkılır, nasıl mı? Bir söz yeterli. Sen hassassın, heveslerin ölür. Nasıl mı? Bir söz yeterli. Bunlar senin suçun mu? Değil. Senin tek suçun, duygularını belli etmendi. Hayallerini anlatman, hislerini dile getirmen... Hassassın. Bu yazıyı okuduktan sonra bile içine atacaksın, biliyorum. Sanki, bir balıksın. Başını dışarı çıkarsan, martının biri kapacak seni. Öyle bir korku var içinde. Kapanmışsın kendine. Yetinebildiklerinle. Sen hassassın. Ve kimsenin umrunda değil.
Okurken ağlamak
sah-meran
En sevdiğim postlardan be.




