Nazım'ın Türkiye'de polis tarafından harıl harıl arandığı günlerde, Nazım ve Piraye Gülhane parkında buluşmaya karar verirler. Nazım şık giyinir, önceden de gider parka, bir ağacın altındaki banka oturur, Piraye'sinin gelmesini bekler. Bir zaman sonra, Gülhane parkının kapısından içeri polisler girer. Bunu gören Nazım altındaki bankta oturduğu ceviz ağacına tırmanır. Ağaçta bekler, bekler ancak polisler parktan ayrılmaz. O sırada Piraye gelir, ağacın dibindeki banka oturur, polisler hala oradadır. Nazım, Piraye'ye seslenir seslenmesine ama Piraye duymaz. Bunun üzerine Nazım da cebinden bir parça kağıt çıkarır ve asla unutulmayacak bir dizeyi orada yazmaya başlar. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında, Ne sen bunun farkındasın, Ne de polis farkında.
zlcşxdf
Dersteyken aniden gelen KES BE KES diyerek dersten çıkma isteği.
Hikâyeye göre günün birinde Franz Kafka, olağan yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış. Kız ağlıyormuş. Oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş.
Kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş ve ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler. Bebeği bulamaması üzerine Kafka küçük kıza bebeğin ağzından bir mektup yazmış ve buluştuklarında kendisine okumuş:
“Lütfen benim için kederlenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.” Bu birçok mektubun ilkiymiş. Kafka küçük kızla her buluştuğunda sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektuplardan ona okurmuş. Küçük kız da bu şekilde avunurmuş.
Derken gün gelmiş, görüşmelerin artık sonu gelmiş. Kafka son görüşmede küçük kıza bir oyuncak bebek getirmiş. Küçük kız, aslından oldukça farklı olan oyuncak bebeğe şaşkınlıkla bakakalmış. Bebeğe iliştirilmiş bir not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş: “yolculuğum beni çok değiştirdi.”
Uzun yıllar sonra, artık bir yetişkin olmuş olan küçük kızımız, gözü gibi baktığı bebeğinin, gözünden kaçırdığı bir çatlağının içine sıkıştırılmış bir mektup bulur. Kısaca şöyle yazmaktadır: “Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek.”
Bu filmleri mutlaka izlemelisiniz.
“mesela balkon o evin parçası ama sokakta, soğukta. kendimi sana başka türlü anlatamıyorum.”
sığınacağın evi yıktın sen, daha ne diyeyim ki.
Ahu'yla Ecevit'in her göz göze gelmesinde Bilal'in gözlerinde ki ‘ya ona giderse’ korkusu.


