@mayinlitoprakyol

*07.10.21*

Bir intihar notunda şöyle yazıyordu; Birşeyleri kaybetmeye alışmıştım ama kendimi kaybetmek bana pahalıya patladı üzgünüm.

Bugün bi cinayet işlendi. Sözlerinin keskinliğini fark etmeden sapladı kızın ruhuna. Ruhundan oluk oluk akan kanı sadece kendisi gördü, herkesin gözü kördü ruha. Kimse görmezdi ruhları. Bilmezlerdi ölümleri, bilmezlerdi ölüp ölüp dirilmek zorunda olmayı. Sessizlesti kimse anlamadı. Sorgulamadılar içten içe acı dolu iniltilerine kulak tıkadılar duymadılar. Ağladı içi dışına çikasiya sırtını verdiği soğuk duvara ağlayarak içini döktü. Dinledi onlar onu. Ses de vermediler yorumda yapmadılar ama sadece dinlediler.

"Kız çocuğu duvarın kenarına sinmiş ama sanki duvarı yarıp geçebilse hiç düşünmeden bunu yapacak kadar kendini duvar dibine itiyordu. Birşeyden gizlenmek ister gibi. Loş ışığın altında küçük kız çocuğun duvar dibindeki bedeni görünmüyordu bile. Sadece ufak ufak hıçkırık sesi ve duvara değen kumaşın sürtünme sesi geliyordu. Bu sesler ise o kadar sessizdi ki. Sessiz olmazsan duyamaz ve fark edemezsiniz bile. Kız çocuğuna yaklaştığında işte o zaman onun küçük ve ufacık bedenini görmeye başlıyordunuz. Ufacık vücudunu öylesine büyük bir titreme almıştı ki. Herşeyden çok sadece sarılmak isterdiniz...." Klavyeye dokunan parmakları bı an havada asılı kaldı. Geçmişin tozlu sayfaları bi anda karanlık zihnine dökülmeye başladı. Kulakları geçmişten bir kaç gürültüyle çınlamaya başlamasıyla elleriyle kulaklarını tıkamaya çalışması bir oldu kadının. Sanki o sesler, görüntüler zihninin içinde değilde dışardan geliyormuş gibi gözlerini sımsıkı yumup kulaklarını tıkıyordu. Ama imkanı yoktu onların yok olmasının.

Hani vardır ya öyle sessiz sedasız köşede oturan çocuklar. Ne yaşadığını bilmediğimiz ama pekte umursamadığımız o çocuklar. Bilip bilmeden sessizliğinden yararlanıp ruhuna yada bedenine bile bile acımasızca vurduğumuz kırbaç izleriyle dolu olan çocuklar. Onların gözleri hep doludur kimse bilmez ne halde olduklarını biz sanarız ki sinsi, kötü kalpli ama belki de değildir.

Hep bir yanımız mezarlık, diğer yanımız uçurum. Biz Sonbahar'ın çocuklarıyız hep ayaz gibidir ellerimiz yüreğimiz. Yazın sıcağı değmez hiç bize biz soğuk kalplerin dondurulmuş çoçuklarıyız. Biz Sonbahar çocuklarıyız.

Kayıp bir odanın ortasında tek başına hıçkırarak ağlamaktı onunkisi. Zihnindeki bu odaya kimse giremezdi. Kendisinden başka herkesten saklıyordu mabedi gibi, yalnızlığa olan korkusunu.

Ellerim kan gözlerim dolu dolu dizlerimin üstüne düşmüşüm canım yanıyor eskisi gibi yara oluş her yanım üstüm başım yırtık acı hissedemiyorum sadece hissizlik var ona inat sadece ağlamak istiyorum

Uzun zaman olmuş gibi hissediyorum ellerim harflerle buluşmayalı. Ruhum yine kan kokmasa buralara gelir miydim emin değilim. Yine kaybolmuş gibi hissediyorum kaybetmiş gibi. Ama bu kaybediş, kayboluş eskisi gibi değil daha boşluk daha bi çok bi cöküş. evim yokmuş gibi hissediyorum. hic bir yere ait değilmişim gibi. Ait olmayacakmışım gibi sanki çok kötü bi düşüş meydana geliyor bir depremmişim gibi hissediyorum kalkışım yokmuş gibi yeni fark ediyorum da ben fena düşmüşüm

+ Dikkat et fırtına çıkmasın.

+ Alabora olur sonra:)

- Oldu gibi

- Boğulan boğuldu.

- Ölen öldü.

- Fırtına fena vurdu.

Biri var. İstemeden derisini soyuyor..

Biri var. Istemeden kendini öldürüyor..

Biri var. Her hareketi canımı yakıyor..

Biri var. Bir gece sokakta ölü bulunmuş.

Biri var. Ölmüş ama mezarı bile yok.

'Düşünsene sen varsın ben varım ve her olumsuzluğa rağmen çok mutluyuz...'

Ruhumdan günlerce birşey eksiliyor. Doldurmaya çalıştığım o boşluk sürekli çoğalıyor. Sanki beni yok etmek için kurulmuş bir makine gibi günden güne yok ediyor beni. Durduramıyorum.

Avatar

"Ölü adamlar gördüm, yaşayan kadınlar için şiir yazıyorlardı."

"Hiçbir zaman yaşayamayan ruhlar gördüm, ölmek istiyorlardı."

- sigara içtiğini biliyorum. + fotoğraflardan mı gördün? - hayır, fotoğraflarda üzgün olduğundan başka hiçbir şey göremedim. + üzgün değilim. - üzgünsün ve daha kötüsü sigara içtiğini biliyorum.

"Hissedilmeyen duyguların sonu oldu kalp kırıkları. Beyinle kalbin arasındaki bağı kesti bir çırpıda kaybedilen şeyler ise duygular oldu duygular yoksa o kalp çalışsa da robottan ne farkı vardı ki. Kaybedilen duygular aslında bi nevi beyin ölümü gerçekleşmiş bir hasta gibi. Yaşama dair herşeyini kaybetmiş sadece yaşıyorsun.

Elindeki kitapta okuduğu bu cümle onu içten içe çok sarsmıştı. Eline en sevdiği kalemini aldı ve yavaş bir şekilde altını çizdi.