Ne yapıldığını unuturum belki ama nasıl hissettirdiğini unutmam.
Bir şeyler olması gerektiği gibi değil, olması gerekenin de ne olduğu belli değil. Öyle boşlukta süzülüyor gibi.
kendime gelemiyorum
“Seni, beni hiç incitmeyecek biri sanmıştım.”
Bırakın bazı insanlarla aranızda su sızsın, belki de çiçekleriniz böyle yeşerecek.
günahlarımın yazılı olduğu defterde seni görünce gülümseyeceğim.
yanlış biliyorsun. ben sana gelmeyeceğim, senden kaçacağım.
Bir şey aynı yerden kaç kere mahvolur? İnan bana sonu yokmuş.
titreyen ellerinle, yara izlerinle, korkularınla, zaaflarınla, zayıflıklarınla. bunlara rağmen değil, bunlar olduğu için
Kırgınlıklarımı dile getirebilseydim eğer kırıcı bir insan olurdum inancını atamıyorum kafamdan.
Sen benim bir daha kimseyi sevemem dediğim zamanda inancımın kırıldığı anda içimde bir çiçek açtırdın, hiç sevmesen de teşekkür ederim bu bile yeterdi.
Dökmeye niyetim yok içimi zor sığdırdım zaten.
Bir insana seni kırdığını söylemek çok yorucu değil mi? Seni inciten o ama yine ne olduğunu anlaması için çabalayan sensin.
senin miyavını yerim lan kedi
- Ya sevdiğine kavuşman imkansızsa?
+ Kavuşman şart değil ki. Sevdiğin zaten kalbini ve ruhunu işgal etmiştir. Sen yoksundur, sadece o vardır.
- Kavuşsalar daha mutlu olmazlar mı?
+Sen hiç aşık olmadın galiba. Marmara da yani benim geldiğim yerde, aşk sevdiğini kaybetmekle başlar.
moral bozukluğundan sürekli uyuyorum ve sürekli uyuduğumdan moralim asla düzelmiyor hayatım bu kadar




