Yine kovaladığım uykuyu tutmaya çalışırken buldum burada kendimi. Günler nasıl da geçip gidiyor öyle? Su gibi.. Ama ağırca tasarrufsuz tabii. Bulaşık yıkarken, annenin gelip “suyu az aç israf oluyor” demesi gibi. Aynı şeyler;bir yanda çok açılmış musluk ;israf edilen su,diğer yanda çok açılmış musluk misali ziyan olan günler..
Gariplikler,saçmalıklar,belirsizlikler ve kinler. Boğuyorlar vahşice ;suyun kaldırma kuvvetinden,zamandan daha güçlü.
Alakasız bir film şeridi gibi yanyana birçok sahne ama ucu ucuna değmiyor. Oysa ki her anı son anımızmış gibi yaşayıp tek bir film şeridine bağlı kalmadan “o” anı yaşayıp birbiriyle ucu kesişmese dahi ayrı film şeritlerinden alınmış en özel,en güzel sahneler gibi -evet birbirinden farklı ama anlamlı,özel ve kıymetli sahneler-. Bu sahneleri birleştirip de kendi film şeridimizi yaratabiliriz. Her gün birbirinin devamı olmak zorunda değil alakasız ve birbirini aralarında bağ olmadan takip eden stabil,durağan ve sığ olmamalı. Evet.
-Bize bir film şeridi lazım-




