İhtiyacım olan tek şey, bir kaç saniyelik deli cesareti.
Cesareti bulup gidince terslemesini yaşaman daha mı iyi??

İhtiyacım olan tek şey, bir kaç saniyelik deli cesareti.
Cesareti bulup gidince terslemesini yaşaman daha mı iyi??
bir ihtimal daha vardı felaket oldu
Oysa ben; Bir şeylerin iyi olacağına dair inancımı yitirmişken bile, pes etmemiştim.
Ama artık tükendim..
Ben hâlâ, her şeyi sana anlatacakmış gibi biriktiriyorum.
“gülüşlerim sana, sarılışlarım sana, bakışlarım sana, her şey sana, her şehir sana, her şiir sana, ağlayışlarım sana, ölüşlerim sana, dokunamayışım sana, sarılamayışım sana, koklayamayışım sana, bütün sokaklar sana, hayatım sana, ben sana, aşığım.”
“Öğreneceksiniz. Gecenin bir vakti, yalnız başınıza boş tavana baktığınızda iyi insanları kaybetmemeniz gerektiğini öğreneceksiniz.“
bu şehirler, bu gökyüzü, bu dağlar, bu yollar, bizi ayırmaya yetmez, bilesin…
Hayatımın “konuşuyoruz ama eskisi kadar samimi değiliz“ evresini kaybettim. Birini ya hayatımda tutuyorum ya da her hücresine kadar siliyorum. Ortası filan kalmadı.
İşte bukadar mesafeli
Dostoyevski keşkeyi şöyle tanımlıyor; “yaşanması mümkünken, yaşayamadığın mutluluklar.”
Belki mümkün değildir.