Naber, nabıyon?
silmo’yla takıldık biraz.

Naber, nabıyon?
silmo’yla takıldık biraz.
harika şarkı be.
Senin ruhun hep aklımızda…
16 Eylül…
silmoş vs. antalya sıcakları.
*ozan*lı,
gün doğarken,
yarınlarda görüşür müyüz, görüşeceğiz. şu an içimden bir şiir yazmak geçiyor mesela. yazabilir miyim bilmiyorum. çünkü bu şiir öyle bir şiir değil.
kararverdimkesinyalnızkalacağım, kendi yalnızlığımla.
burası benim krallığım.
22.6.19
gece,
daha yaratıcı bir imzan olduysa kutlayalım mı?
senin gelişini kutlayalım, 🥂
özgürlükmüş,
“bir şaman öğretisi şöyle der; doğada hiçbir şey kendisi için yaşamaz. nehirler kendi suyunu içemez. ağaçlar kendi meyvelerini yiyemez. güneş kendisi için ısıtmaz. ay kendisi için parlamaz. çiçekler kendileri için kokmaz. toprak kendisi için doğurmaz. rüzgar kendisi için esmez, bulutlar kendi yağmurlarından ıslanmaz. doğanın anayasasında ilk madde şudur. her şey birbiri için yaşar. birbiri için yaşamak, doğanın kanunudur. eski çağlardan süre gelen bir anlayıştı bu. bütünlüğü anlatırdı. özü iki cümleydi. ’‘ben, biz olduğumuz zaman ben olurum; ben, ben olduğum için sen sensin.”
sevdim, aslında hep sevmiştimli.
bir kadını aramaya çıkarsın bir kadınla karşılaşırsın. bir kadın bir kadının nerede olduğunu söyler, bir kadın ise bisikletiyle uzaklaşıp gider. gittiği yönde devam edersin duyduğun mucizeleri kafanda bir yere koymaya çalışırken. sonra laleler çıkar karşına yol boyu renkten renge giren, kokusu üstüne sinen.. yoluna devam edersin, köyün girişinde bir ev vardır. için birden evet burası hissiyle dolar (dolmak kelimesinden gelen dolar, yoksa bozdurmaya falan kalkışmayın) ve camdan bakarsın karşındadır aradığın kadın. kapıya koşarsın birbirinize sarılırsınız ve birden gök aydınlanır. sevgi bütün karanlıkları ortadan kaldırmıştır. acıkmış karınları doyurmak için mutfağa gidilir sonra, sonra camdan bakılır etraf alabildiğine deniz. masmavi bir yeryüzü durur karşıda. düşünür, gelirken deniz yoktu çünkü etrafında. daha çok inanmaya başlar kadının mucizevi yanına. denizin doyumsuz güzelliğini izlemeye başlarlar. sorar, sizin olağanüstü bir kadın olduğunuzu düşünüyorlar. her insan içinde iyilik barındırır. içimizdeki iyiliği başkaları için de kullanmaya başladığımız zaman insanın güzelliği ortaya çıkar. bu görmüş olduğun doğayı yaratan sevgidir. içimdeki sevgiyi insanlara sundum sonra da birlikte doğaya sunduk ve bize armağanı bu muhteşem güzelliği oldu. hangi insan olağanüstü olabilir ki?
notlu,