Onlara yapsan altından kalkamayacakları, hazmedemeyecekleri şeyleri onlar sana yapınca normal davranmanı bekliyorlar. Sınanmadığınız her konuda kendinizi mantıklı ve haklı zannedin bakalım siz.
Boş boş otururken alakasız bir konuda daha önce aklına gelmeyen bir detayın aklına gelmesi ve “demek o yüzden böyle yapmış” farkındalığı
Açıkçası bu saatten sonra kendini yetiştirmeyi becerememiş, ne istediği de ne yaptığı da belli olmayan ve çıkarlarını düşünerek hareket eden hiçbir insanla uğraşamam.
Güzel olan ne yaşadıysan içinde tut ve insanlara anlatma. İnsanlar güzel olan her şeyi mahveder çünkü.
İnsana zamanla “ Ben ne yaparsam yapayım bin parça da olsam bunu değiştiremem ” kabullenişi geliyor. İşte o zaman işin acabası falan kalmıyor cidden. Böyleyse böyledir dönemi başlıyor.
Senin için önemliyse çoğu şeyin bir yolunu bulursun, bahanelere inanmayı bırakalı çok oldu.
Kiminle nasıl konuşması gerektiğini, nerede nasıl davranması gerektiğini bilen insanlarla bir arada olmak, “o ne yapacağını bilir” diyebilmek büyük şans
Yaşarken elinden tutan yok ama ölünce omuzlarda taşıyorlar.
Günün birinde son yemeğini yiyip, son çiçeğini koklayıp, bir arkadaşına son kez sarılacaksın. Son kez olduğundan haberin olmayacak. O yüzden, sevdiğin her şeyi tutkuyla yapmalısın. Kalan yıllarının kıymetini bilmelisin, çünkü devamı yok…
“Kendimle aramda bir duvarım var içime ördüğüm. Anlatmaktan çekinip, susmaktan yorulduğum. Kendime zırh edinip sadece kendime dert ettiğim. Kendimle aramda bir duvarım var, kimseye göstermediğim.”
Seni seveni de, kalbinde bir yere koyanı da, hayatında öncelik vereni de anlarsın. Çünkü davranışa yansır. Seni üzen şeyi karşındaki insana 50 bin defa söylemene de, bir ilişkide ne yapılması gerektiğini talep etmene de gerek kalmaz. Sadece görürsün, önemseyen gösterir. Bu kadar.
Etrafımda kem gözlüler olunca böyle oluyorum
Biri seni tüm yüreğiyle sevdiği zaman anlamanın da, affetmenin de, yanında olmanın da bir yolunu buluyor. Gerçekten seven, sana yaklaşmak için hep bir yol buluyor. Hesapsız çıkarsız sevmenin her şeyi aşan gücü bu.
“Bugüne kadar inandığım her şeyin peşinden gittim. Düştüysem savaşarak düştüm. Güçlendiysem de yenilerek güçlendim ama ayağa kalkması nasıl güzel bir bilseniz.”
Bana boşa kürek salladığımı hissettirirsen senin için çabalamayı bırakırım. Bu duruma vazgeçmek diyenler olabilir, ben “yeter be seninle mi uğraşıcam” diyorum.
Neyse gideyimde benimle alakası olmayan konulara çılgınlar gibi kafa yorayım.
“insan mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur. mutlu olduğunu fark eden kişi birden mutlu olacaktır. insanlar dertlerini saymaya bayılırlar. çok azımız mutluluklarını hesap eder.”
bir yazıda okudum, “bir başına yetiyormuş insan. yeter ki düştüğü gibi kalkmasını, ağladığı gibi gülmesini, yaralandığı gibi iyileşmesini bilmeli. yeter ki kendisine ihtiyaç duysun, bir başkasına değil.”







