Konuşma sırası bizde. Şimdi sen konuşacaksın ve biz susacagiz. Bir yerden iyileşmeye başlamak gerekir. Zamanı gelmedi mi sence? Herkesin analatamadıgi bir hikâyesi vardır . O hikâyenin anlatılma zamanı gelmedi mi sence? Anonimden ya da iletiden neresini istersen ama susma konuş artık sıra sende hikayeni dinlemek beni sevindirir? Asla istemediğin bir şey olmuyacak yeterki yaraların kabuk tutsun.
İyi geceler biraz içimi dökmek istedim. Karşımda beni sevdiğini söyleyen ama sevdiğini belli etmeyen bi insan var onu çok seviyorum ama aynı zamanda çok fazla kırılıyorum onsuz da yapamıyorum onla da yapamıyorum mesaj yazdığım zaman kaç saat sonra cevap alıyorum çalışıyormuş sevmek zaten zaman ayırmak değil mi ne yapacak bilmiyorum ondan gidersem de canım yanıyor gitmesemde 😞
Yakın zamanda bende buna benzeyen bir durum yaşadım. Ve kendine bunu sor o bana iyi mi geliyor yoksa kötü mü? Seven insan değer verir. Boş zamanında değilde boş zaman yaratıp seninle konuşmak ister. Onda kalırsan her kelimesi canını yakar ondan gidersen canın yanacak ve sonra dinecek. Onunla uzun bir ilişki düşünebiliyor musun? Kötü olunca ona yazabiliyor musun? Ya da o sana geliyor mu? Seni tanıyor mu ya da...
Her şey çok üst üste geliyor.Yoruldum artık.Her şey altüst olmasın diye bildiklerime susuyorum.Bi şeyler kopmasın diye dengeyi sağlamayı çalışıyorum ama ben buna çalıştıkça her geçen gün ben hayattan kopuyorum.Bu gün bi arkadaşım eski neşen yok hayattan kopuk gibisin gülsen bile gülmüyormuşsun gibi geliyor dedi.Hiç bir şey diyemedim çünkü haklı.Ama toparlayamıyorum kendimi.Sanki birileri yaşasın diye yaşıyormuşum onlar kendi ayaklarının üzerinde durmaya başladığında yaşamam için bi sebep kalmayacak gibi.Sağlık sorunlarım bir taraftan ailevi sorunlarım bir taraftan arkadaş sorunlarımi sorundan bile saymıyorum artık çünkü beni anlayabilecek tek bir arkadaşım bile yok.Aslinda cok arkadasim var ama yoklar iste samimiyetleri yokmuş gibi.Varliklari ile yokluklari bir gibi.Degisik hissediyorum ne hissetmem gerektigini bilmiyorum bile.Gece oldu ya beni yine bir düşünceler sardi özür dilerim senide böyle sık sık günlük gibi kullanıyor gibi oldu.
Özür dilemen gereken bir durum yok bu hesap ve bende bunun için varım. Demekki önceden olmuşsun ve iyi gelmiş bu beni mutlu eder. Bazen olur öyle bunalım dönemleri herşey gibi buda geçip gidiyor elbet. Nasıl hissediyorsan öyle yap iyi gelir. Samimiyetsizlik ne olursa olsun her daim varlığını koruyacak. Yıkılacaksin elbette ama kalkmayı bileceksin. Ne kadar yıkılmani geciktirirsen o kadar beter olur. Bazen akışına hayatı bırakmak iyi oluyor onu denesene. Yapamam dersin ama isteyince herşeyi başarırsin
Umarım yardımcı oluyorum birazcık olsa bile ')
Bugün babannem vefat etti bir kac ay oncede ananem vefat etmişti.İki ölümdede hiç bir şey hissedemedim ben kötü biri miyim.Olum haberinden sonra daha telefonu kapatir kapatmaz normal hayatima döndüm güldüm muhabbet ettim kahkaha attim.Sanki hic bir sey olmamış gibi.Hiç haber almamış gibi üzülmedim,mutluda olmadım.Hic bir duygu yoktu siradan bir telefon konusmasi gibiydi.Artik kendimden suphe eder oldum.Olmadik seylere takip oturup ağlıyorum.Olmadik seylere guluyorum bazen durduk yere deliriyor muyum bilmiyorum.Nerede ne hissetmem gerektigini bilmiyorum.Psikologa gittim bu nedenden ötürü psikotik ilaç yazdı.İyice kafayi yiyecek oldum uyanikken ruya görür oldum.İlaci biraktim.Ama kendimden korkuyorum.Gecen gece onumde kavga cikti ben bir sey olmamis gibi yoluma devam ettim.Dun gözümün önünde arkadaşıma sarkıntılık edildi normal bir durummus gibi karsiladim.Bana ne oluyor anlamıyorum.Zamanla insanligimi duygularimi kaybediyorum sanirim.Sanirim yalniz kalmam gerekiyor en azindan duygularimi yeniden hissedene kadar.Neyin doğru neyin yanlis olduğunu anlayana kadar.
Ölümlere bende tepki vermiyorum yalnız değilsin. Ölüm sıradan bir olay aslında sadece bazı insanlar büyütüyor. Gülmek ağlamak sıradan ölmek insanın bir gün göreceği şey. Olaylara o an tepki vermedigin için belki de vücudun duygu birikimi gibi bir şey yapmış olabilir. Pek bu konuda bir fikrim o yüzden fazla bir şey diyemem. Olaylara o anda tepki vermeye çalış içine atma. Vücudun tepki vermemeye alıştığı için bir yerden de atması lazım. İlaçlar iyi gelmemiş bırakmışsin peki tekrardan başka bir psikologa gittin mi ? Kendi başına yapabilirsen yap ama eğer ki yapamıyorsan hemen bir randevu al derim. Unutma ruh bedenden daha önemlidir. Umarım bir şeylerde yardımcı olabilmişimdir :')
Dürüst olalım burada birisinin cidden canı yansa ve intihar edeceğim diyip yaşadıklarını anonim olarak bile olsa unutulmasın diye son kez intihar notu olarak yazsa kim umursiycak ki.Kendi derrlerini büyük gören ergenin teki gerçekten intihar edeceği yok kendini acındırıyor diye düşünecek.kimse gercekten intihar edip etmediğini bile bilmeyecek.O kişi ise herkese küçük olan dertleronin altında ezilerek ölecek.Bu bence binevi cinayyet çünkü kimse sesini duymayacak ve herkes bu cinayetin bir parçası olacak.Keske hic bir şey böyle olmasaydı dünya işte naparsin biri ilerde ölür selası verilir sela daha bitmeden bile ölen kişinin adı unutulur kimse hatırlamaz.Bi sevenleri ağlar onlarda ölen kişinin ne derdi olduğunu bir kez bile merak edip sormamış sözde seven insanlar olur.Bir hafta sonra onlarda unutur bu kadar basit
Küçük dert diye bir şey yoktur . Herkesin derdi kendine göre büyüktür. Ergenlik kötü bir şey değil işte bu yüzden dertlerini kimse anlatamıyor. Ergen deniliyor anlatıldığında. İşte bu hesap ondan var küçük büyük dert demeden yardım etmek için. Bir insanın ölümünü izlemek cinayettir. Bu cinayete ortak olmaktansa durdurmayı tercih ederim.
Ama uygulamada böyle bir şey var intihar gibi şeyleri duygu sömürüsü olarak kullananlar var. Hangisinin gerçek hangisinin oyun olduğunu anlamamız lazım.
Sevenleri de bir iki gün ağlar hayatına devam eder. Annem şey der ölen ölümüyle kalır diye. Ölenle kimse ölmüyor malesef:)
Yakın olduğum birisinin bilmesi gereken ama bilirsede çok uzulecegi hatta darmadağın olacağı bie şey biliyorum.Ama ona söyleyemiyorum çünkü istese bile yapabileceği elinden gelen bir şey yok.Bu kişiden hayatım boyunca hiç bir şey gizlememişimdir belki ve ben bu kişinin yüzüne bakarken canım yanıyor.Kimseye bi sey anlatamiyorum.Artik daraldim nefes alamıyorum bu sey her geçen gün beni daha fazla yoruyor.Ama herkesin iyiligi icin susmam gerekiyor.Sustukcada ben kendimden nefret ediyorum.
Saklanilan her şey bir gün ortaya çıkar. ben senin yerinde olsaydım söylerdim senden duyması daha iyi. Yapacağı bir şey olmasa da sen onun yanında olup beraber atlatabilirsiniz. Büyük ihtimalle vicdan azabı çekiyorsun kuzum anlatta kendine bu azabı çektirme. Oda senin yerinde olsaydi anlatmani isterdi. Eğer başkasından öğrenirse daha çok yıkılır:)
merhaba, motivasyon düşüklüğü -genel- yaşayan birine ne tavsiye edersin?
Merhaba, bir hedef belirlemeni ve planlı çalışmanı öneririm bunu yapmazsın ama çünkü bende yapmıyorum. Kafaya takıyorsan taktiklerini takmamaya çalış. Çok bir tavsiye veremem çünkü kelin ilacı olsa kendi başına sürer:)
Yoruldum.
Neyden , neden ?
https://youtu.be/F9DYt8OrYe8
Şarkı çok güzel, teşekkür ederim şarkı için:)
Biliyor musun kalbin çok güzel...
Gülümsettin beni teşekkür ederim ama öyle değilim,) asıl kendini kalbinden haberin yok...
Öylesin,kalbin çok güzel.
İnsan kendini bilir hanımefendi, kendinin farkındadır.
Sen uzaylısın o zaman
İnsan olmadığımı söylerler olabilir, umarım ki insan değilimdir.d
Değilsindir değilsindir,hem uzaylıysan tek kalmamış olurum
Beraber takılırız insanların olmadığı diyarlarda ehhehehhe
Yok sorun değil 😊
Sevindim:))
Adını öğrenebilir miyim?
Kendimle ilgili bir bilgi vermiyorum burda kusura bakma ya ciddenn...
Biliyor musun kalbin çok güzel...
Gülümsettin beni teşekkür ederim ama öyle değilim,) asıl kendini kalbinden haberin yok...
Sevdiklerimden(ailem) yüzlerce kilometre uzakta bambaşka bir şehirdeyim. Ne 1 arkadaş, ne güvendiğim bi insan hiç kimsem yok. Biri var, burda tanıştım. Onun yüzünden geri dönemiyor gibi hissediyorum. Ne o açılıyo ne ben. Seviyo mu sevmiyo mı belli değil. Sevse bile açılacak gibi değil çünkü hayatımda gördüğüm en güvensiz insan. Berbat haldeyiz ve ikimiz de toparlayamıyoruz
Aslında her zaman yalnızizdir. Bazen etrafımız kalabalıklaşır. Bazen se o kalabalığın içinde yalnızizdir. Yalnızlık her daim hayatımızda olacak bazen hissetmiyecez bazense yalnızlık yüzünden agliyacagiz...
Arkadaş bulunur sen yeterki iste. Guvenmemekte haklısın ama insanlara şans veriyor musun bilmiyorum ( umarım şans veriyorsundur) . Bazen verdiğin şansları boşa çıkarır insanlar bazen de değil aslında ama neyse. Ama içlerinden düzgün olanları vardır şans vermeyi bırakma.
Sevdiğin insanla konuşmayı denedin mi. Bir döngüye girmissiniz ve bu sizi çok yıpratır en çokta seni. Eğer seni seviyorwve değer veriyorsa bırakma ama duygularını da bilsin belki oda seni seviyordur da bir işaret bekliyordur. Eğer ki sevmiyorsa da fazla yıpranmadan biter. Üzüleceksin belki yıkılacaksin ama toplanacaksinda. Ve sonunda mutlu olacaksın:)
Sevdiklerinle de kavuşursun dünya küçük yer. Sevdiklerin ailen zaten ve en kisada umarım aileni görürsün içindeki yalnızlık bir nebze de olsa diner :)
Sen anlatsana. Senin de vardır o anlatılmayı bekleyen hikaye şeysinden.
Herkesin anlatacağı bir hikâyesi vardır. Benim ise birden fazla hikâyem var. Anlattığım tek bir hikâyem var onlar arasında en sevdiğim ve en değer verdiğim....
Hayatta bende herkes gibi çok zor şeyler yaşadım. Hayatın gerçekleriyle çok küçük yaşta karşılaştım. Çok zordu o zamanlar taki o güne kadar. Onunla en kötü günümde tanıştım. 21 Eylül günü bir park köşesinde... Benden altı yaş büyüktü. Olmayan abim oldu. Sevmenin sevilmenin ne demek olduğunu o bana öğretti. Bildiği ne var ne yoksa herşeyi öğretti. İki yıl sürdü yakışıklıyla günlerimiz ( ona yakışıklı derdim bana kızardı ama sinirlendirmek hoşuma giderdi. Oda bana tilki derdi minik tilkim diye seslenirdi. Hoş minik tilkisi büyüdü ama o göremedi neyse ....) Kısa bir zaman dilimi olarak görebilirsiniz ama bana bir rüya gibi gelmişti. Elbet bir gün o rüyadan uyanacagimi bilmiyordum ben. Bana baba oldu, anne oldu,abi oldu, abla oldu, arkadaş oldu... O olmasaydı büyük ihtimalle ben yaşamıyor olacaktım. Ne olursa olsun yaşa ve yaşat tilkim dedi. Yasayabildim mi bilinmez yaşattın mı diye sorarsan kendimi bile yasayabildigim muamma. İki yıl fırsat bulduğum her an yakışıklının yanındaydim. O kadar seviyordum ki onu taklit ederdim onu yemek nasıl yer su nasıl içer nefes bile nasıl aldığını taklit ederdim. Konuşmasını, gülmesini... Ben sesli gülerdim onunla tanışmadan önce şimdi ise sessizce gülüyorum yakışıklı gibi... Yaşadığım şeyleri tek yakışıklıya anlatırdım. Küçük bir şey olsa bile gelip ona anlatırdım. Nazım tek ona geçerdi. Yanında nazlanirdim. Onun yanında ağlar onun yanında gülerdim. Onun yanında ben ben olurdum. Ama herşey gibi bunlarda bitti. 27 ocak günü yakışıklı doğduğu gün öldü gözlerimin önünde. Ölmeden önce bile beni düşündü ya... Onu hak etmedim bu dünya onu hak etmedi. Çok temiz bir kalbi vardı. Giderken bile yaşamamı sağladı. Onu toprağa gomerken bir yanımı da onunla beraber toprağa gömdüm. Bana şey demişti ölmeden önce" tilkim ben gidecem ama hep senin o kocaman kalbinde kalacağım, ne kadar miniksen kalbin o kadar büyük miniğim, senin kalbinde olacağım ben benim zarar görmemi istemiyorsan eğer bırakma o kirli elleriyle kalbini kirletmesinler. O kalbin öyle sevgiyle dolu ki minik tilkim nefret ve kin girmesin kalbine. Unutma kalbinde ben olacağım. Her beni özlediğinde ben hep en güzel yerinden olacağım minik tilkim" ah be yakışıklım sen benden gideli üç yıl oluyor ama ilk günkü gibi. Seni ne kadar özlediğimi anlatmaya kelimeler yetmez. Her gün parka giderim belki çıkıpta gelirsin. Ama imkansız olduğunu biliyorum yakışıklı çünkü ellerimle seni toprağa verdim. Toprak aldığını vermiyor be yakışıklı. Ölümü çok basit sanıyorlar yakışıklı yaşat diyorsunda ben kendimi yaşatamıyorum.... Sen gittikten sonra kimseye içimi dokmedim her dolduğumda bir parka gidip otururum.kalbimdeki senle konuşup dururum o bile başımdan fazla yakışıklı buna da şükür. Keşke burda olsaydın yakışıklı ve minik tilkinin ne kadar büyüdüğünü görseydin. Sen olmuşum ben yakışıklı. Herşeyim sen olmuş. O kadar mutluyum ki bunun için. Minik tilkin yakışıklı bir tilki oldu umarım beni izliyorsundur ve gurur duyuyorsundur tilkinle. Hep yakışıklım olacaksın yakışıklım....
İçimden geldiği gibi yazdım umarım uzunluğundan dolayı sıkmamisimdir. Saçma cümleler belki vardır içinde değiştirmeyecegim yakışıklının kusuru bir güzel oluyor:)
Barıştık iyi ki seni dinlemişim çok teşekkur ederimm :"))
Çok sevindim adına, rica ederim ne yaptım ki ( not: sevdiklerin için savaşmaktan korkma kuzum)'')
Çok sevdigim bir arkadasım ile aram bozuldu fakat gururuma yedirip yazamıyorum o da yazmıyor. Yazmasını beklersem yazmaz çok kötü durumdayım çok alışmışım ona sence yazmalı mıyım veya ne yazarak başlamalıyım lütfen akıl verir misin :')
Bana sorarsan eğer sevdiğin bir arkadaşınsa yaz derim. Gurur yapılacak şey değil bence . Eğer oda seni seviyor ise eskisi gibi olursunuz. O yazmıyorsa ise sen yaz. Belliki değer veriyorsun önemsiyorsun. Hayat çok kısa. Sevdiklerinin ve seni sevenlerin yanında ol. Bir bakmışsın yoklar. Şimdi şansın varsa kullan . Emin ol ki oda seni seviyor ise senin yazmanı bekliyordur '')
Haklısın ama o kadar şey konuşmuş, paylaşmış, dinlemişken bir anda bu şekilde davranması.. ne bileyim işte garip hissettiriyor. Bütün iyi dileklerin için teşekkür ederim :) hepsi senin için de geçerli
-🌼
Seni çok iyi anlıyorum. İnsan oğlu bu bir süreden sonra alışıyorsun. Alışmani istemem ama alışmak zorundasın papatya. Dünya bu güçsüz olanı ezer. Düşeceksin de ama kalkmayı bileceksin. Çelme takar bazen arkadaşların ama unutma düştüğün zaman kendini kaldırmayı bileceksin. Bu hayatta sen tek sana lazımsın. Rica ederim ve teşekkür ederim papatya umarım bir şeyler anlatmayı becermisimdir:)
Normalde burdan kimseye hayatımda olan biten hiçbir şeyi anlatmadım, açıklamadım fakat bunu yapmazsam içimde kalırdı. Gerçekten artık dayanamadığımı hissediyorum. Hayatım boyunca çok fazla zorluk yaşadım bunları burada açıklamaya gerek yok, belki sonra. Şöyle bir şey var ki beni cidden dert kutusu gibi kullanıyorlar, gelen giden derdini anlatıyor(bu arada insanların dertlerini, sıkıntılarını anlatması beni gocundurmaz). En son bir arkadaşım vardı. Bana habire derdini anlatırdı, ben de onunla konuşurdum. Ona sadece bir tane olayımı anlattım o da büyük bir şey değildi fakat o ne zaman benimle konuşsa hep kendi derdinden bahseder ve hep o ön planda gibi davranırdı. En sonunda olaylar oldu. Ben ona, seni hiç bırakmam ne olursa olsun bana istediğinde her şeyi anlatabilirsin demiştim. Çünkü anlatabilirdi. Cidden insanların bana bir şeyler anlatması beni zerre sıkmaz çünkü en azından anlattıkça içlerinin rahatladığını bilmek beni mutlu ediyor. Fakat dediğim gibi bir olay oldu ve benden uzaklaştı. Sonra da "insanlar seni bırakmayacağım deyip kendileri gidiyorlar, onlara her şeyimi anlatmamalıyım" tarzı şeyler söyledi. Bana göndermeli olarak. Ve benim anlayamadığım onun ne kadar yanında olursam olayım benim iyi niyetimi nedem bu şekilde gördüğü. En son bir post paylaşmıştım beni engelle diye, ama ona söylememiştim. Gerçek hayattaki bir arkadaşıma itafen sinirim bozulunca dayanamayıp post atmıştım. Üzerine alınıp beni engelledi ve şu an kendimi berbat hissediyorum. Ben cidden kötü biri miyim? Onun kötü hissetmesini mi sağladım? Ben cidden bilmiyorum ve bu olaylar beni içten içe bitiriyor artık nasıl devam edeceğim bilmiyorum... (cümlelerim garip olmuş olabilir kusura bakma, atağım tuttu ve ne yapacağımı bilemedim.)
-🌼
İçini döktüğün için öncelikle teşekkür ederim papatyam. Bu hayatta öğrendiğim en önemli şeylerden biri insanlar eğer arkadaş olarak seni görüp derdini anlatıyorsa aynısını o yapacak. Biz insanız hepimizin derdi var ve dinlenilmesi lazım. Kimse içinde tutamaz tutarsa eğer bu ona zarar vermeye başlar. Demem o ki papatya eğer birinin derdini dinliyorsan arkadaşım diyorsan oda seni dinleyecek anlatmasan bile yanında olması gerekir. Arkadaş bunun için vardır.
Gerçek arkadaş ne olursa olsun gitmez her daim senin yanında olur. Yanlış bir anlaşılma bile olsa göndermeli bir post bile olsa yazar konuşur. Kötü biri olduğunu sorman bile senin ne kadar temiz kalpli olduğunu gösterir papatya. Temiz kalbini kirletme olur mu. Onun kötü hissetmesini sağlamadın. Gitmek isteyen her neden bulur gider ya onunda bahanesi bu olmuş. Gidenler değilde hayatında kalanları dinle papatyam onlar gitmemek için her yolunu bulurlar. Temiz kalpli papatya üzüleceksin elbette ama mutlu ol her daim :)
Yıllardır süre gelen bir konuyu ele alacağım bugün. Bilmem kim bana hak verir kim vermez orası size kalmış ama düşünce özgürlüğü vardır ve bunlarda benim düşüncelerim.
Kürtler ve Türkler arasında her daim bir savaş vardır. Yıllardır böyle geldi ve böyle devam ediyor. Peki ya neden diye soruyorum sizlere bunca insanın ölmesini gerektiren ne? Bende bir kürdüm ve bundan hiç utanmadın hep gurur duydum. Ama kaçırdıkları bir ayrıntı var ben Kürt olan Türk vatandaşıyım. Küçükken çok ırkçılık gördüm anneleri sırf kürdüm diye çocuklarını benimle konuşturmaz , oynatmazlardı. O zamanlar bile ne kadar saçma olduğunu bilirdim. Terörist diyorlardı çok saçma değil mi? Kürtlerin terörist olduğunu söylüyorlar her insan da o zaman kötü .d saçma geldi değil mi kulağa. Benim bir Kürt olarak tek istediğim bir şeyler var benim gibi düşünen Kürtlerde vardır büyük ihtimalle. Dilimi konuşmak istiyorum. Özgürce ana dilimi konuşmak istiyorum. Kürdüm ben Kürt yok diyenler var hepsi yalan diyenler var hiç araştırmıyor musunuz? Tamam araştırmıyorsanizda peki milyonlarca insanın konuştuğu bir dili nasıl inkâr edebilirsiniz? Batıda çok kaldım genelleme yapmıyor asla yaşadığım bazı şeyleri bir Kürt gözünden anlatmak istiyorum. Eminim ki bir çok Türk'ten daha iyi Türkçe konuşuyorum peki ben Türkçe konuşuyorsam neden Kürtçe konuşamayayim. Türkiyede sadece Türkler savaşmadı, Kürtlerde savaşa katıldı. İzmir savaşında bayrağı ilk dikende Kürt değil miydi? Anlatmak istediğim Türkler nasıl bu topraklarda rahatça dillerini konuşabilirlarsa Kürtlerin de konuşması. Batıda çok kaldım dedim. Kürtçe konuştum normal olarak ailemle benim dilim çünkü. Birden üstüme yürüdüler o dili konuşamazsın diye yanımızda da bir yabancı kafile var birde. Durup adama bakıp yabancıları gösterdim onlardan daha çok hakkım var dedim. Benim dedemin babası savaşta öldü dedim. Türkler savaştı ise Kürtlerde savaştı dedim. Adam mahçup düşüp özür diledi peki ya soruyorum ben bunları demedende adam bilmiyor muydu?...
Irkımı asla inkâr etmedim etmemde . Türk vatandaşıyım ve gurur duyuyorum ve Kürtlügumle de gurur duyuyorum. Aslını inkâr eden kendini de inkâr eder hiç bir Zaman aslımı inkâr etmedim etmemde. Tek istediğim dilimin konuşulmasına izin verilmesi. Zorla Türkçe konuşulmasına karşı zorlananları gördüm. Kürt diye hor görülen. Kürt diye ölüme dayak yiyen. Kürt diye ölen. ÖLEN diyorum ölen. Sebebi neydi soyundan dolayı. Kaçıncı yüzyıldayız diyeceksinizde haklısınız da . 21. Yüzyılda olmamıza rağmen bunlar devam ediyor. Neden bu yazıyı yazdığımı soracaksınız yazmamın sebebi belki birinin düşüncelerini değiştirebilme şansımın olması. Umarım beni anlamışsınızdır. Sevgiyle kalın. Şewbaş....
