02:06
Dayanılmaz olan şey, hepsine dayandım. Biraz eksik kalsam da, Biraz acıtsa da. Bir de şey; Yanımda değildiler. Soracaktım aslında, ölmeden hemen önce babama. Bu hayat, ne zaman sevecek beni? Diye. Soracaktım, bu kader ne zaman okşayacak kırılan yerlerimi? Diye. Öldükten sonra ama, bir ses yükseldi içime, hiçbir zamanlı şeyler dedi bana. Garipti, bazı şeylerin soramadan cevabını öğretti bana hayat. Sen ki, bana kendimi dalgalara bırakmış gibi hissettiren. Bunlar olacak iş miydi? Diye sordurdun bana. Baba. Garipti, olacak iş değildi hatta. Doğmadan öldü çocuklarım. Ve umut. Bana hiç uğramadan, beni çok terketti. Garipti, en az mezarlıkta açan çiçekler kadar.
Daha hayatın başındasın derdi babam. Sonu ne zaman gelecek diye soramadan, cenazesinde siyah bir takım elbise giydim. Bu hayat, gülümsemeyi unutmuş dedim kendime zannımca. Annemin bana; gülümsemeyi bilmeyen, gülümsetmeyi de bilmez demesi geldi sonra aklıma.
Didem madak gibi, Ah! Demedim ama ağzıma hep takıldığı gibi anasını sikeyim dedim. Nasıl bir zamanda düşmüşüm annemin rahmine. Bir sigara anca içilecek sürede, ne acılar tattırdı bana hayat.
3 gün konuşsa yüzümde yaprak kımıldamazdı, abim ağzını açtığında. 3 kelimeyle yıktı beni o gün. Garipti, hayat sanki, garipliklerin ta kendisiydi. Öldüğü gün soğuktu, acaba montu olmadan üşür mü orada diye düşünüyordum, çocuk aklımla. Salaktım ve garipti. Şimdi nasıl böyle bir insan oldum?
Sabahları beraber kahvaltı yaparken, değerini hiç bilememişim o günlerin. Pişmanlığı ben, sabah kahvaltılarında içilen çaylardan öğrendim. Hayatta her şey, bir öğretmendir demiş miydi birileri, bilmiyorum. Ama demesi lazım. Hatta birilerinin, çoğu şeyi söylemesi lazım. Yeter lan. Sikilecek yerim kalmadı! Diyemez her erkek, birileri demeli. Birileri, intiharın günah ama ayıp olmadığını herkese öğretmeli.
Bak, bu şey sana, Bu şey bize. Neler hissettirecek bilmiyorum. Ben doğmamış olmayı diledim mesela. Doğmamış olmayı aslında, ben elimde bir kürek varken çok istediydim.
İçine ağırlık çöktüğünde, dua et derdi babam. Dua ederken içime çöken ağırlığı ne yapacağım diye soramadan, uyudu kaldı babam. Uyanmayacak dediler. Saçmaydı, ve garip.
Sen ki beni hayata getiren, neden giderken götürmedin?




