ben herşeyi içimde bitirmeye o kadar alışmışım ki her gün yıkılıp yeniden toparlanıyorum ve benden başka kimsenin haberi olmuyor.
tüm şehir uykudayken yürümek istiyorum
bir şeylerin üstesinden gelmenin en iyi yolu müzik dinlemektir
gecelere beni terk etme dünyada
Eiffel Tower - Paris - France (by Allan Harris)
Düşünsene çatı katı bi odan var tavanı da cam. Yağmur yağıyor.
Kelimeler yalnızlığı anlattı ve yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.
Eğer bir evin balkonunda sabah ayazına karşı oturmuş, sigara için birilerini görürseniz o balkonda acı vardır. Gözyaşı vardır, birinin boğazı düğümlüdür, birinin kalbi kırık. O balkonda terkedilmişlik vardır. Belki cinnet. Biraz bağırmak istemek vardır..
Gönlüme düşeni tutarım ben.
Gönlümden düşene aldırmam..
.
.
.
Yıldızları duyabilir misin?
"Yıldızlar konuşur mu hiç?" dediğini duyar gibiyim...
Eğer dinlemeyi bilirsen
Bu evrendeki her şey seninle konuşur!
““70'lerde olsak bir sürü plak alırdım sana, 80'lerde açık hava sinemasına götürür, izledikten sonra muhallebi ısmarlardım, 90'larda mahallenin bütün güzel misketlerini kazanır dökerdim avuçlarına, 21. yüzyılda nasıl sevilir inan ki bilmiyorum, içim ısınmadı bu yüzyıla, bağışla.””
“Ahmed Arif Leyla’sına seslenirken “Başın, gözün ağrımasın.” diyor. Sevmek tam da bu. Eskilerin dediği gibi; “Tek canı sağ olsun da; yel essin, kokusu gelsin.”




