Duygusal olduğum yetmiyormuş gibi bi de her sabah uyanmak zorunda kalıyorum.
“Anlatsana nasıldı bizden sonraki hayatın güzel geçirdin mi yılları? Düşünsene birbirimizle yaşayabilirdik ondan sonra hep olanları” Nil Karaibrahimgil bu şarkı sözü değil kurşun yalnız.
Hayatımda güzel bir gelişme olduğunda koşa koşa gelip sana anlatmak istiyorum. İlk seninle paylaşmak istiyorum. Sen benim çoğalan yanımsın.
yesterday: tired today: tired tomorrow: tired next week: tired next month: tired next year: tired next life: tired
Hayal kırıklığına uğratan birini, kalpte nereye koyacağını bilememe hissi
hayatın en hüzünlü anı, mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın andır… bırak, gitsin… bırak, git…
“Zor zamanlar yaşıyorum, ağır sınavlardan geçiyorum. Bu günler bittiğinde, sularım durulduğunda, dengemi bulduğumda, huzuruma kavuştuğumda geleceksen eğer, gelme! Ben o gün, daha güçlü, daha katı, bir dağ gibi kıpırtısız ve heybetli olacağım. Oysa şefkate bugün ihtiyacım var.”
en birinin derdini dinlediğimde, tam şuramda tanımadığım bir sızı peydahlanıyorken, siz nasıl bir insanın duygularını sakız gibi çiğniyorsunuz? Ne sizinle, ne de sizin dünyanızda yaşamak istemiyorum.
Bir şeyler değişmiş. Yüzünde hiç tanımadığım bir şehir gibi, yabancı bir gülümseme var. Oysa ben senin bütün sokaklarını ezbere bilirim.
Anlatamayacağın şeylerin ağırlığıyla gözlerinin dolduğu, başını öne eğip ellerinle oynadığın o derdi hiçbir yere koyamıyorsun.
Kimse sokak ortasında ağlayacak kadar kırılmamalı.
İnsanları tanıdıkça yalnızlık güzelleşiyor.



