Avatar

Ceset

@hyssshyss

Sen benim şarkımsın, herkesin dili dönmez.

Şu an ne mi yapıyorum.

Karanlıkta oturdum ve beni sevecek birine ihtiyacım var diyerek telefona bakıyorum.

Ama söz verdim kendime ağlamıcam.

(Meridyen)

REGL  DÖNEMİNDE KADINLAR NEDEN SİNİRLİ OLUR? Kadınlar hamile olmasa bile annelik içgüdüsü taşırlar. Dr. Streicher'a göre tüm adet döngünüz hamile kalmak için tasarlanmıştır. Yumurtlama zamanında yumurta hücresi  bir spermle karşılaşırsa, döllenmiş olarak fallop tüplerine ilerler.  Bu sırada, vücut progesteron hormonu üretmeye başlar, rahim içi duvarlar kalınlaşır ve döllenmiş yumurta için uygun ortam hazırlar. Eğer hamilelik gerçekleşmemişse, progesteron seviyesi düşer ve kalınlaşan duvarlar dışarı atılır böylelikle regl başlar. Kadınlardaki bu annelik duygusu sayesinde bebeğine zarar geleceği düşüncesi doğar ve istemsiz sinirlenme oluşur. Her ağrıda bebeğine zarar geleceğini düşünür vücut. Bu yüzden ağrı sırasında çoğu kadın "cenin" pozisyonunda durur. Bebeğini koruyabilmek için.

“Belki yıllar sonra sokakta birbirimizin yanından geçerken ikimizde diyeceğiz ki; bu yabancı ne kadar da çok benziyor hatıralarıma.”

Hope

Avatar
birsabah

her hata görmezden gelinmez, 

her giden geri dönmez, aradan asırlar geçse de bazı insanlar asla affedilmez.

OLDU. Bu post uğurlu galiba yardırın

Bir mucize olsun

post değil film okunmuş gibi fragmanını izlediğimde bir şey oldu postunu rblediğimde bir şey oldu ne zaman bir şey istesem artık bunu rbiycem

Allahım lütfen

Bi umut rb

Hayat Felsefem

-Yapmadığın şeylerden yaptıklarından daha fazla pişmanlık duyarsın. -Elinde olan fırsatları değerlendir, yarını göreceğimiz belli değil bu yüzden geç olabilir. -Kimin ne dediğine aldırma. Çirkinsen ya da aptalsan ne olmuş ? Sen kendin ol yeter. -Aşkta gurur olmaz, sevdiğin insanın peşinden git. -Yaşlandığında gençliğine baktığında ot gibi yaşamış biri yerine günlerini dolu dolu geçirmiş, eğlenmiş ve güzel aşklar yaşamış birini görmek istiyorsan eğer, yukarıdaki maddeleri hayat felsefen yap.

Nil Karaibrahimgil’in “Gençliğime Sevgilerimle” yazısı..

“Zaman makinesi olsaydı ve kendi gençliğime, mesela 17 yaşıma, dönseydim, kendime şunları söylerdim:

En önemli şey aşk. Onu doya doya yaşa bu bir. Ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyor musun ona bak. Yapamıyorsan, boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın. Yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisin, dilini ısır, kimseye söyleme. Sevdiğin insanlar bul. İşlerini onlarla yapmanın yollarına bak. Hayat ‘yap et çalış başar'la geçiyor ve bu maraton çok sevdiklerinle geçerse, iş yapmamış, sürekli aşk yapmış olursun. Birkaç kişinin elini sıkı sıkı tut. Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver. Onları kaybetme. Her şey değiştiğinde, senin en orijinal halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak. Kendini onunla bununla karşılaştırma. Başkalarının kriterlerine göre seçim yapma. O zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin. Oralarda ne işin var? Senin yolun başka. Yokuşların başka. 'Konu komşu ne der’ diye dinleme. Komşu senin hayatın hakkında topu topu 15 dakika konuşacak. Sense ölene dek, onu yaşayacaksın. Hareket et. Her gün hareket etmeyi alışkanlık haline getir. Bir spora kafayı tak. Dansa kafayı tak. Satranca kafayı tak. Kafayı taktıkların ileride yaldız olup üzerine yağacak. Her gün oku. Her şeyi oku. Ağaç olmak nasıldır, Van Gogh olmak nasıldır, İkinci Dünya Savaşı'na katılmış olmak nasıldır? Öğren. Bir gün hepsi, bir yapboz gibi, birleşip sana inanılmaz gerçekleri gösterecek. Kızlar zekadan, çalışıp başarandan ve espriden hoşlanır. Erkekler güzellikten, edadan ve huzurdan hoşlanır. Hayat alışkanlıklarla yürüyor. Bir şeyi iyi yapmak istiyorsan hemen alışkanlık haline getir. Alışkanlıksa tekrarla oluyor. Beyin böyle programlanıyor. Bir şeyi sürekli yaparsan, başka şeyi düşünmüyor, onu hep öyle yapıyor. O yüzden alışkanlıklarına çok dikkat et. Neyi alışkanlık yaparsan, hayatın ondan oluşacak unutma. Erken kalkmak kulağa berbat geliyor biliyorum ama 'erken kalkan yol alır’ hayatımda duyduğum en doğru şey. Bazen saat 8:30'da üç şey bitirmiş oluyorsun ve inanamıyorsun zamanın göreceliğine. Dedikodu yapma. Dedikodu nasıl bir şey biliyor musun… Böyle evinin içine çöp boşaltmışsın gibi. Ağzını, içini, evini kokutuyor. Rahatlatır sanıyorsun ama pisletiyor insanı. Gül geç. Hem dedikodu yapanların başına mutlaka, ayıpladıkları, beğenmedikleri, çekiştirip durdukları şey gelir, unutma. Hayatın mizah anlayışı böyle. Kızlar! Güzel mi güzel bir kadın olduğunuzda, kendi atınız olsun. Kendi paranızı kendiniz kazanın, onu şakır şakır harcayın. Böylece ayrılıklarla, boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz. Atınızı kimse altınızdan alamaz. Dörtnala başka yere gidebilirsiniz. Erkekler! Yakışıklı mı yakışıklı bir erkek olduğunuzda, kadınlara, çocuklara ve hatta birbirinize asla el kaldırmayın. O güç güç değil. Kaba kuvvet o. Korkudan kaynaklanır. Kaybetme korkusundan. Ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız. Tam tersi, avucu apaçık tutacaksınız. Kendinden başka kimseyi suçlama. Suçlamak, nasıl diyeyim, zehirli bir duygu. İnsanı frenler. İnsanı kurban psikolojisine sokar. Atıl bırakır. Hatta şimdiden duvara 'kendimi suçlu hissetmiyorum’ yaz. Çok faydasını göreceksin. Ceplerden, bilgisayarlardan, televizyonlardan uzak 1 saat ayır kendine. Kendinle sosyalleş. Yoksa unutursun nasıl biri olduğunu. Hayatın sana başkaları tarafından yansıtılmayan bir aslı var. Onu dinle, deniz kabuğu dinler gibi. Yalnızlığını kimseye verme. Yalnızlığın hariç her şeyi paylaş. Çünkü reklamda dediği gibi, 'hayat paylaşınca güzel’. Her gün şükret. Teşekkürü dualarından asla eksik etme. Teşekkür kadar insana iyi gelen şey yoktur. Bir şey istemekten, dilemekten bile iyidir. Sıcacık yapar ruhunu.'Bendeki bana yeter, hatta artar bile’ dünyanın en güzel felsefesidir. Birinden bir şey isteme. Onun yerine birine bir şey ver. Bak neler olacak seyret sonra. Karanlık günler olacak. Düşeceksin de. Yaralar da açılacak. O zamanlarda şunu unutma: Tünel bitecek. Kalkacaksın da. Kabuk da bağlayacaksın. Sevdiklerine bıkıp usanmadan, seni seviyorum, seni çok seviyorum de. Hatta sen ne yaparsan yap, kim olursan ol çok seveceğim de. Korkmaktan korkma. Ödün bile kopsun. Sonra kapa gözünü bas karanlığına. Belki biri bir taş döşemiştir kim bilir. Böbürlenme. Kibirlenme. Köpürme. Abart. Çoğalt. Parlat. Her gün, bir yazar tarafından hayatının hikayelendirildiğini düşün ve dinle. Böyle bir kahraman olmak ister miydin? İstiyorsan başarıyorsun. Ne mutlu sana.”

Avatar
hayalbahce

Gençlere tavsiyeler

Tumblr'da özellikle takip ettiğim gençlerde dikkatimi çeken bazı konular var. Genel olarak bir kaç tavsiyem olacak. •öncelikle uyuşturucu ve alkol konusunda özenilecek hiçbirşey yok. İnsanlar alkolik veya uyuşturucu bağımlısı olduğunda “cool” olmuor. Tam tersi insanlar tarafından “zavallı” diye acınacak bir hale geliyor. Uyuşturucu beynini kemirip zamanla seni deli gibi bir hale getiriyor. Christiane F'nin eroin kitabını oku •Din konusunda çok araştırıp çok oku ve her zaman karşıt fikirleri de oku böylece kendini güçlendirip aklındaki bütün soruların cevabını bulabilirsin. Hem kimse aklına yanlış düşünce sokamaz çünkü sen zaten o konuda bilgi sahibi olmuş olursun. Kimsenin de seni yönlendirmesine izin verme. Kuran'da düşünün diyor. Hiç kimse sana gelip düşüncelerinin saçma olduğunu söyleme hakkına sahip değil. Allah sana düşünme yeteneği vermiş. Çok düşünme diyenleri dinleme. Çok düşün çok oku. Zaten sonunda en mantıklı olanı kendi iradenle seçeceksin. •sigaranın hiç özenilecek bir yanı yok. Sigara zehir bir insanın kendini göz göre göre zehirlemesi çok güçsüz bir iradesi olduğunu gösterir •güzellik standartlarına uymak için manken gibi görünmek zorunda değilsin. Yüzünde sivilceler de olabilir kilolu da olabilirsin. Önemli olan kendinle barışık olabilmen. İnsanlar seni nasıl görürse görsün sen kendine verdiğin değer kadar değer göreceksin •kanlı paylaşımlar yapanları anlamakta zorlanıyorum. Kan görmek hoşuna mı gidiyor gerçekten? Canı yanmış veya parçalanmış insanları paylaşırken sadistçe mutlu mu oluyorsun? O paylaştığın kanlı resimlerdeki insanların çektiği acıyı düşün •diyet listelerini uygulamaya çalışırken herkesin bünyesinin farklı olduğu gerçeğini göz ardı etme. Herkesin bünyesi farklı. Günlük alman gereken protein kalsiyum Demir gibi vitamin ve mineral ihtiyaçların var. Vücudunu bir makine gibi düşün ne verirsen karşılığında o kadar sağlam çalışacak •eğer arkadaşların moralini bozuyorsa Yeni arkadaşlar edin. Kimseye hayatın boyunca bağlı kalmak zorumda değilsin sonuçta •illa birileriyle çıkmak zorunda değilsin. Sana değer veren insanı bul •Hayata ne verirsen karşılığında onu alıyorsun. İyi düşün iyilik yap karşılığında sen ve sevdiklerin hep iyilik görsün. Bu kurandada var araştırmacılar enerji diye tanımlıyor. Enerjin dönüp dolaşıp sana geri dönüyor kısacası. • Cinsellik konusunda kendini baskı altında hissetme. En önemlisi acele etme ve kimsenin seni yönlendirmesine izin verme. “Evlenicem” diye birşey yok. Ya evlisindir ya değilsindir. Geleceğe garanti yok. • olurda bir tecrübe yaşadıysanda öldüm bittim falan deme. Olan olmuş. Geçmiş geçmişte kalmış. Kendine olan saygını kaybetme hayatını inadına daha çok yaşanacak bir hale getir. Daha çok oku çalış mücadele ver. •Bir çok insan zengin doğmuyor. Sonradan zengin oluyor. Bu da zengin erkek bulup evlenmekle değil, çok çalışıp uğraşmakla oluyor. Tıp okuyup doktor ol gibi klişelerden yana değilim. Aklını kullan oku düşün fikir geliştir iyi olduğun alanları bul o alanlarda daha çok araştırma yapıp kendine bir yol çiz. Maalesef zenginlik okul bitirmekle olmuyor. Aklını kullan. Mesela benim lise arkadaşlarımdan biri Üni devam etmedi anime kart koleksiyonları yapıp satıyor. Japonya'dan tek tek kartları sipariş edip tamamlayıca burada Amerika'da daha pahalıya satıyor. Koleksiyon başına en az 1500 alıyor. İşte aklını kullanmak derken demek istediğim bu. Üniversite okuma imkanın yoksa başka imkanları değerlendir. • intihar etmek istiyorsan şöyle düşün hayatında bağlanmış bir düğüm var ve sen onu çözmekte zorlanıyorsun. Ne yapacaksın gidip birilerinden o düğümü çözmene yardım etmelerini isteyeceksin. Bazen senin göremediklerini başkaları görecek ve sana yardım edecek. Belkide o düğümü bir başkası çok kolay çözecek. Hayat yalnız yaşanmaz unutma. Hepimizin birbirimize ihtiyacı var. Yalnızlık Allah'a mahsus. Yardım istemekten sakın çekinme hepimiz bir zamanlar o duruma düştük ama ölümü seçmedik •mutlaka birine benzemen veya kendini bir gruptan tanımlaman gerekmiyor. Her gün aynı düşünce yapısında olmayabilirsin. Değişim güzeldir. Kendin ol yeter •kendi cinsinden kişilerden hoşlanıyorsan sinirlerini bozan insanların söylediklerine aldırış etme. En doğrusu kendini bulana kadar gidip bir psikologla görüş. Genetik de olabilir sonradan da. Bunu sen ben bilemeyiz ancak bir psikolog yardımıyla kendini tanıyabilirsin. • Çok özel bir mesajı veya resmi birine gönderirken seni bir yakınının gördüğünü hayal et. Bu düşünce hoşuna gitmiyorsa mesajı gönderme. Özel ve ciddi konuları ya telefonla görüş ya yüz yüze. •Hayatta ne yapmak istediğine henüz karar veremediysen dert etme. Belkide herşeyden az az denemek bazen daha iyidir •Akli rahatsızlıkların tedavi edilmesi gerekir ve hiç eğlenceli bir yanı yok. Moda gibi olmuş artık herkes kendine bir rahatsızlık yakıştırıyor. Kendini sakın “obsesif kompülsif, bipolar..” gibi tanımlar yapma. Öyle bile olsan bu senin özelin. Ancak çok yakınındakiler bilmeli ki seni yanlış anlayıp davranışlarına kırılmasınlar. •Bu arada normal diye bir şey yok. Sana normal gelen başkasına anormal gelebilir. Bu yetiştiğin ortama ve kültürel geçmişine göre değişir. Yani “ben normal değilim” diye bir şey yok. Çünkü normal diye bir tanım yok. •Ne olursa olsun aslında çok güçlü olduğunu unutma. Düşündüğünden daha akıllısın ve daha değerlisin. Sakın kendini küçümseme BU POSTU DAHA ÇOK GENCE ULAŞMASI İÇİN LÜTFEN PAYLAŞIN