dışarıdan her an patlayacak gibi duruyorum ama içimde bi şey ağladı ağlayacak
Çok sonradan fark ediyorsun; hiçbir şeyin kendinden önemli olmadığını.
Belki bir gün biz de sevgilim
“Yürürken seni düşündüm. Yemek yerken, su içerken, uyurken ve uykusuzken. Başım ağrıyorken, içim ağlıyorken, araba kullanıyorken, endişeli ya da memnunken. Hep seni düşündüm. Mutluyken seni düşündüm, mutsuzken seni düşündüm. Şimdi eğer oralarda bir yerde “acaba aklına geliyor muyum” diye aklından geçirirsen şöyle dur ve düşün. Çünkü ben bu şehrin her santiminde seni en az 3 defa düşündüm. Bil ki kan olsan ağzımdan gelirdin. Can oldun.. ömrüm yolunun üstü, hala gelemedin..”
— ö.s.ö (via sokaktakiyazar)
güzel bir şarkı çalsın arkada. şarkı bitmeden unut beni. dokundukça yara yapan ellerin vardı senin. bir sigara falan yak ne bileyim. bitsin artık. bazı şeyler bu kadar acıtmamalı. düzensiz cümleler kur benim gibi. kız kendine. küs. bağır. yumruk at bir şeylere. küfür de et yeri geldikçe. ama utanma. böyle olması gerekiyormuş ki olmuş. sarıl. bir şeylere ya da birisine işte. sen seç. yatağa girince hepsini siktir et ama. insan rahat uyumak için unutmalı. uyu.
mona roza'ya yazdığı veda mektubunu şöyle bitiriyor karakoç : “beni çıkardığında anlamın bozulmuyorsa,bundan böyle ayrı yazılalım.”
“Duvarın arkasında kalmak, altında kalmaktan daha zormuş.”
A contagious smile, one that lights up a whole face. A smile that says “i’m happy” but only when i’m with you. You’re the only person who makes me smile.
Gerçekten en beğendiğim konuşmalardan biri…
Jasper…! No fair with the mood control thing.
bak, ben senin dikenlerini başkasının güllerine değişmedim.
“Bu korku sevdiğim bir şeye ebediyyen sahip olmak için çekilen bir korku. Ben senin resmine değil de, sana âşık olsaydım ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme. Belki de alay edecektin sevgimle. Halbuki resmin bana dostça bakıyor.” Sevmek Zamanı, 1965
kendimi başkasının yerine koyup kendime bakmaya utanıyorum çünkü kimseyi incitmemek için kendimi mahvettim.
Yaaaa şu kadar sevilsek yeter bence
hem de çok
