Sokaklarda torpil sesi yok,boncuklu tabanca savaşları yok,kapıya gelen çocuklar yok. Son nesildik biz,yaşlandık.
Umuttur, Büyütün
Size, sizi çok sevdiğini söyleyenler değil, saçlarınıza kadar seven insanlar yakışır. Zira ruhu güzel olanlara, ancak ruhu güzel insanlar yakışabilir. Bu da bir yakıştırma şeklidir ve en güzelidir. Dengini bulacaksın bir gün. Dengini bulana kadar, uzun bir yol gideceksin. Lakin; bir gün bulacaksın. Hiçbir şeyi unutamıyor insan. Sadece daha az hatırlıyor. Ne kadar zaman geçerse, hatırlayışı da o kadar azalıyor insanın. Bir zamanlar, göğsüne başını yakıştırdığın insanı, zamanla tanıyamaz oluyorsun. Bazı şeyler hiç geçmeyecekmiş gibi hissettiriyor; ama sabredince nelerin geçtiğine her zaman şahit oluyorsun. Herkes üzdüğü kadar üzüldüğünde anlıyor; gerçeği. Fakat; iş işten geçmiş oluyor. O zaman size geldiklerinde, asla affetmeyin. Çünkü siz affetikçe, yaralarınız da artacak.
Sevmek bu kadar güzelse, kim bilir sevmeyi yaratan ne kadar güzeldir...
99 En sevdiğin şiir
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, malmı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mı olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Ders çalışan arkadaşlarımı düşününce moralim bozuluyor ama sadece moralim bozuluyor ekstra bi şey yapmıyorum allah belanızı versin
“Herkesin senin hakkında bir fikri var.Tanımları, sıfatları, sözcükleri.
Nasıl birisin? Ne istiyorsun? Neleri seversin?Hayallerin nerede başlıyor? Nerede bitiyor?
Üzerine yapışıp kalan, onlar söyledikçe gerçeklik kazanan bu fikir…Senin mi gerçekten, bilmiyorsun!
Sen; birinin aşkısın, annenin kızı, babanın oğlu…başarılı, ezik, yetenekli, sünepe, güzel, çalışkan, merhametli, acımasız, kıskanç yada sinsi.
Başkalarının senin hakkında söylediğini kendi gerçeğin sanabilirsin.Başkalarının hayallerini kendi hayallerin sandığın gibi.
Gerçekte ne olduğunu sadece tek bir şekilde anlarsın,Seçim yapmak zorunda kaldığında
Ancak, seçimlerin sana ne olduğunu gösterir.“
.
Bir şey var. Bir sen anlarsın ama bir sana söyleyemem.
17 yasinda bir lise öğrencisinin 1996 yılında yazmış olduğu bi intihar mektubu : ‘Canimdan cok sevdigim annem ve babam´a; Sabah uyandiginizda anne yine odama gelip beni uyandirmak isteyeceksin. Belkide bu defaki soguk tenimin suçunu, geceleri ictigim sigara dolayisiyla acik biraktigim pencereye yükleyeceksin. Ama bu defa ben kalkmayacagim anne. Cok düsündüm cok tarttim hayatin hafifligiyle kalbimin agrilarini . Bir cok sorunuz belki yanitsiz kalacak biliyorum. Ama bu dakika hicbirini aciklamaya yetmez artik. Ben bosverdim sizde bosverin. Bu odada kafami yastiga koyup tavana baktigim günlerin anisi geciyor gözlerimden. Yüregim cok burkuldu anne , ne yalniz kalabilmeyi becerebildim nede bir birlikteligin bir parcasi olabilmeyi. Beni ölüme götüren yolun hic mümkünü olmayan bir hayat oldugunu anladim. Hayatim boyunca hic birseye karar veremedim belki ama bu intihar sanirim hayatimdaki en önemli kararim. Kimsenin sucu yok sadece birilerini ben kaldiramadim.’
Ahmet Arif
(via sokaktakiyazar)
çok sevip vazgeçtiğin her şey seni yine bulur
Küçükken selenadaki kız gibi hayvanlarla konuşmak isterdim. Bizim sınıfa gelince bunu zaten yapabildiğimi gördüm
Puahajdhdjkjfjcmfk
Dkaöfnösjsösjdlrçwıdömejdld
o yee
haydaa jdxnvksmdkvgf






