Birinin ilk tanıdığın halini özlemek.
Bu ara ne yapacağımı, neyi nasıl halledeceğimi bilmiyorum. Sanki her şeyin yoluna gireceği son sapağı kaçırmışım da geriye dönmek imkansızmış gibi bir his.
Karşılık beklediğimden değil ama ona dair herşeyi en ince detayına kadar düşündüğüm birinin bana yaptığı düşüncesizliği sindiremiyorum, insanı bu kadar kıran bir his yok bunu anlamıyorsunuz.
“Her kadın, dünyadaki tek kadın oymuş gibi hissettiren bir erkekle yaşlanmak ister.”
Sustuğum şeyler konuştuklarımdan daha fazla yıprattı.
Kafamdaki yalnızlığı dağıtmaya insanlar yetmiyor.
Kimseden sizinle birlikte yanmasını bekleyemezsiniz ama bari elindeki bir bardak suyu karşımda içmeseydi kırgınlığı geçmiyor.
Bu replik içimi deliyor: “İstediğin kadar düş, yeter ki biri tutsun seni. Bir kişi bile düşünse, tek bir kişi feda etse kendini senin için, kurtuldun demektir. Unutma senin için çarpan tek bir kalp hayat kurtarır”
Tıpkı cama koyulmuş bir saksı çiçeğinin haftalarca unutulup su verilmediği için ölmüş ve asla da canlanmayacak hali gibiyim..
Herkes bi şekilde yoluna devam ediyor, ben yolu bulamıyorum.
bazı şeyler, konuşulmaz. bazı şeyler, bırak konuşmayı kendinden başka hiç kimsenin okumadığı deftere dâhi yazılmaz.
Gecelik modumuz:



