(via fillervebulutlar)
tarih tekerrürden ibaretmiş cidden

(via fillervebulutlar)
tarih tekerrürden ibaretmiş cidden
Herkesi, her şeyi bırakıp sadece kendi düzenimin olduğu hiçkimsenin sırtımda bir yük gibi durmadığı, sırtımı duvar da olsa tereddütsüz yaslayabildiğim bir hayat için bundan sonraki tek çabam. Daha fazlası yok.
via weheartit
The Dreamers (2003)
Diye-medim.
Sen istiyorsun ki ağlata ağlata göz pınarını kuruttuğun insan; kapının kilidini sesini duyunca açıp seni içeri buyur etsin.
“Gökyüzü kadar mavi ve etkileyiciydi gözleri… bazen bir neşter kadar keskin, Bazen ise merhem gibiydi sözleri. Kokuna,tenine,gözlerinin içindeki o gülümsemeye… Kısacası içinde sen olan her şeye hasret kaldı aciz bedenim. Her şeyin en güzeline sahip olmak ister insanoğlu, bende en güzeline sahip olmak istiyorum, benim ol istiyorum… İçimde beslediğim duyguların tamamı sana ait.Benim olan her şeyi yok edebilirler ama seni asla… Bizi sımsıkı bağlasınlar bir daha ayırmamak üzere; Bir an olsun sıkılmam senden, Sönmez içimdeki yangın,bitmez sana olan özlemim…”
— umutlarimparamparca (via umutlarimparamparca)
Kalbinize dokunmayanların tenine dokunabilecek kadar güçlü midelere nasıl sahip olabiliyorsunuz, aklım almıyor. Bu…iğrenç!
…
Bu yazıyı çok seviyom be
Her gördüğümde rb
Kurtuluş savaşının son taarruzunu başlatmadan önce çadıra kitaplar götürmüş, üstelik duymuş ki Çalı Kuşu diye bir roman çıkmış onu da getirtiyor onu da okuyor. 30 Ağustostan bir hafta önce…
30 Ağustos'ta bu topraklar özgürleştiğinde!
Mustafa Kemal'in çadırında eşyaları toplanıyor. Çadıra giriyor Mustafa Kemal, kitapları var orada masanın üzerinde.Askere, “Aman çocuk kitaplar, kitapları unutma” diye tembihliyor. Asker; “Efendim sandık bekliyoruz, sandık gelsin kitaplarınızı ona koyacağız merak etmeyin” diye cevap veriyor. “Peki” diyor Atatürk, dışarı çıkıyor herkes zaferi kutluyor. 5 Dakika sonra dayanamayıp içeri geri dönüyor, aklı kitaplarda.“Kitaplarım diyor Mustafa Kemal, “kitaplar hala masanın üstünde duruyor?” Asker cevap veriyor; “Efendim sandık bekliyoruz, sandık gelsin sandığa koyacağız.”Bir de bakıyor Mustafa Kemal, dışarıda sandıklar, Atatürk sandıkları göstererek; “E burası sandık dolu?” diyor askere. Asker cevap veriyor; “Efendim onlar mermi sandığı, içlerinde mermi var.” Gidiyor Mustafa Kemal, alıyor mermi sandıklarından birini, boşaltıyor yere mermileri.
Boş sandığı askerin eline veriyor;
Sunay Akın'ın da dediği gibi Atatürk büyük bir satranç oyuncusu onun derdi günü kurtarmak değil hamle yapmakla diye..
“Don’t let this world poison you. This society that idolizes sociopaths, depression, self harm, and abusive relationships—do not buy into the hype. Empathy is not a crutch, although you may swallow that sweet lie when your bleeding heart has gotten the best of you. Do not harm your body. You only get one per lifetime and scars will always last longer than depression. Addiction takes much more than it gives, and relationships are not made to be permanent, make peace with that. Whether you’re together one month or forty years, love is an eternal feeling without an infant life source. But most importantly, the reality is you’ll be a different person ten years down the road, so why make permanent decisions for an impermanent situation? Why regret the past and waste the future? Why punish the body for the sins of the mind? Remember, you are not a slave to your emotions. Discomfort is good for you, pain brings growth, and regret teaches forgiveness. Do not forget that all life is priceless; however, the value of living is only understood in the face of death. By then it is too late. Do not wait until it is too late.”
—