herhangi bir duvara çarpmanın acısını sen bilirsin. daha önce içinden çok kere geçtiğin bir duvara “artık” çarpmanın acısını da ben.
öylesine öpülen o kadınlardan olmak için çok yaşlıyım. gerçekten.
beni öldürmeyen şeye dedim ki nolursun öldür.
Gelir diyorlar birgün gidenler, aklın varsa sen geri dönme. İhanetin daha keskin o güzel yüzünden.
“Ayrıldıktan sonra yıllar geçse bile hatayı hala kendinde ararken, defalarca kez aldatıldığını öğreniyorsun. İşte tam da öyle bir hayat.”
— -nabziminefendisi
İki gecem var ikisi de uykusuz; ya sensizim uyuyamam ya sen varsın uyku haram.
Zaten sen her zaman “az sonra gidecek” gibiydin.
Benim bu olanları unutmam için kafamı duvara vura vura patlatmam lazım.
Kafandan çıkan her bir sesi taşla ezdin. Kanatılan her bir yaranı da emmek istedin. Terk edilmiş bir tren garının boş bank hüznüydün. Yazıktın..
Sorun değil, herkesin kendi tercihi. Ben payıma düşeni yaptım. Sonuçta taşa çiçek açtıramazsın
Keşke kendime yeni yaralar açsaydım da sana yaralarımı açmasaydım.
hıçkırarak ağlamak istiyorum, biri bana sarılmasa da olur. pes.
Şeffaf bir camla ayrılır hayatlar birbirinden Ve bu yüzden nefret doludur kendi hayallerini başkalarının hayatlarında görenler
Benim sinirlenince kendime gelmek için kapısını çarpıp terk edebileceğim bir evim, diz çöküp ağlayacağim bağirarak içimi dökeceğim bir sokağım-uçurum kenarım - sahilde bankım yok. Benim kiriz geçirirken kiracağım bir aynam, güvenip tam anlamıyla kendimi anlatabileceğim kimsem yok.
Benim, köşesine çekilip kendime gelmeye çalişacağım bir odam, gözyaşımı akıtacağım bir yastığım, kıriz geçirirken yumruklayacağım duvarlarım, saatlerce izleyeceğim içimi dökeceğim bir tavanım, tam anlamıyla kendimi anlatabileceğim bir defterim ve perişan olan bir kalbim var.
Aslında benim yoklarım ile varlarım bir.
00:32



