“Birini sevmeyi bıraktığında, içinde ölmeye başlar..“
Şeker Portakalı

“Birini sevmeyi bıraktığında, içinde ölmeye başlar..“
Şeker Portakalı
“o susarken, sigara içerken, bakarken, uyurken, severken, solurken. sanki bunalımı bile rahatlatıcı. o varken ya da yokken. teninin bu denli güzelliği sonsuz durgunluktan kaynaklanıyor ve bana bu sonsuz yeryüzünden, yaşamdan ve ölümden daha da sonsuz geliyor.“
tezer özlü
Hatalarımız oldu; Antidepresanı bırakmak gibi, tavizi Allahu Ekber dağlarına çıkarmak gibi, bazı şarkıları acı acı inletmek gibi, olmuyorsa olmuyoru kanımsayamamak gibi, yıldızlara baktığında evreni düşünmeyi unutmak gibi, kedilere sarılmayı ertelemek gibi, nefret-öfke- aşk duygularını barındırmak gibi, amaçsızlaşıp hedefi şaşmak gibi, alışmadan önce irdelememek gibi, yalnızlıkla mutlu olmayı reddetmek gibi.
dönmek isteyipte dönemeyeceğin iki yer var; birisi benim yanım diğeri ananın amı
Elbet birilerini seversin demişti, bırak bir başkasını kendimi bile sevemedim senden sonra.
Uzun bir yürüyüşe çıkma vakti gelmiş. Bilenler bilir kendini toparlayıp yeni kararlar alma yürüyüşüdür bu. Döndüğünde eskisi gibi olmazsın.
Ben sandım ki ;
O da beni sever belki, kalbine sokar orada uyuya kalırım .
Sigara ve kahvenin anaöğün gibi tüketildiği geceleri anlatamam. Öyle yoğun ki hislerim kelimeler taşıyamaz, dile gelse sen kırılırsın.
“Tanıdığım en güzel insanlar yenilgiyi, acıyı, mücadeleyi ve kaybı yaşamış, diplerden çıkış yolunu kendileri bulmuş insanlardır. Bu insanlar yaşama karşı geliştirdikleri kendine has anlayış, şefkat ve nezaketle doludurlar. Güzel insanlar öylece ortaya çıkmazlar, onlar oluşurlar.”
İyi ki bazı şeyler yaşanmış, hoşa gitmeyen, üzen, yıkan hatta paramparça eden şeyler; ama tüm bunlar bana seni getirdiyse ben hepsini yeniden yaşamayı göze alacak kadar seni, çok.
Son bir kaç senedir ruhsal olarak büyük boşluktayım. Dipsiz bir kuyudan hallice olan bu durum gittikçe büyüyor. Eskiden kendimi bir yerlere ait hissederdim lâkin şimdi her yer aynı hissi veriyor. Önemli kararları vermekte zorlanır hâle geldim. Beni etkileyen hiç bir faktör kalmadı. Hangi yol doğru, hangisi yanlış ayırt edemiyorum. Yanlış zamanda yanlış bir evrendeyim.
İçimdeki şeyi söküp atsam kurtulacağım gibi ama içimi de söküp atsam, kurtulamıyorum.
Sen yapma bari. Sana dayanamam ben. Bu kez kırılmam. Parçalanır, yokluğa karışırım.
Bağra basmadan yarama tuz bastın.
Hiç kimse benim gibi değildi ve ben de hiç kimse gibi değildim. Ben tek başımaydım, onlarsa herkes.
Karanlığa alışan bir insana ışık sunamazsın.
anlatamadığım şeyler var. anlatamadığım için de unutamıyorum. unutamadığım için, sürekli içimde bir yerleri kemiriyor. durmadan kemiriyor. sürekli uğraşıp duruyorum ama hiçbir kelimenin kalıbına uymuyor. olmuyor. anlatamadığım şeylerden bahsederken, sadece ”anlatamadığım şeyler” diyebiliyorum. dahası yok. anlaşılmaya ihtiyacım var. ama anlatamıyorum.