ben olsam yerine başka birini koyamazdım
çiçeğim, o kadar emeğe rağmen giden insan yüktür, kayıp değil...
hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceği hissi beni tüketmeye başladı
vedalar daima üzer.
şehrin girdabında gözlerini arıyorum
“Hayat çok kısa. İdealleriniz, arzularınız ve en önemlisi sevginiz için yaşamayı unutmayın. Kalpten istediğiniz her neyse onun için mücadele etmeyi bırakmayın. Eğer inanıyorsanız yollar size kendiliğinden çiçeklenecektir. Umudunuz yanınızda olduktan sonra çıkışlar hep gökyüzü.”
kendini hiçbir yere ait hissetmiyorsun, gitsen gidecek yerin yok, kalsan fazlalıksın
“Vedalara kucak açan bir otogar yeridir kalbimin hüznü.”
Kırgınım ama bi gülüşüne içimde yeniden çiçekler açar..
içimdeki, bana hiç ihtiyacın olmadığı hissine bir şişe atıp indiremiyorum camı çerçeveyi
Bu saatten sonra yediğim darbelere üzülecek değilim. gelirsiniz, gidersiniz, sevmezsiniz. isterseniz yalanlarla karargah da kurabilirsiniz ama sakın düşmeyin, önceki gibi tutarsam şerefsizim.
Sana yüklediğim anlamların altında kaldım.
Seni öldürdüm içimde haberin oldu mu ?
İçimde yarım kalmış bir konuşmanın üzüntüsü vardı.
Yorulmuşsun. Hakkını almış yılların.
Kahrolmuşluğunda ötesinde bir yerdeyim. Buraya nasıl geldim, bilmiyorum.
müzeyyen dedim fısıldayarak, müzeyyen, ben ölüyorum.
bu yara bitirecek seni



