Sıradışı Aşk Filmleri Listesi
Her romantik filmlerde klasik hepimizin alışkın olduğu klişeler vardır elbet. BU filmlerde de olabilir. Ama diğer aşk filmlerden ayıran özellikler daha fazla bu filmlerde. Mesela hiç bir zombiyle aranızda duygusal bir ilişki olabileceğini düşündünüz mü? Genellikle zombiler bize çok farklı gösterilir. Ama bu filmde başka:
“Anıları korumak önemlidir. Özellikle de dünyanın devri kapanırken. Gördüğün her şeyi son kez görüyor olabilirsin.”
“Şimdi eve dönecek, ortama uyum sağlayacak ve çok fazla düşünmeyi bırakacağım. Onu unutacağım. Tıpkı diğer her şeyi unuttuğum gibi.”
Son yıllarda hepimiz internete fazla vakit ayırıyoruz. Yüz yüze tanımadığımız kişilerle konuşup onlara güveniyoruz. Peki o kişinin bir işletim sistemi olduğunu ve hiç var olmadığını bilsek:
“Bazen insanları izliyorum ve onları hissetmeye çalışıyorum yanımdan geçip giden herhangi birinin ötesinde. Ne denli aşık olduklarını hayal ediyorum. Kalplerinin ne kadar çok kırılmış olabileceğini…”
Hayatta karşımıza bir sürü seçim şansı çıkıyor ve biz de er ya da geç bir seçim yapıyoruz. Peki diğer ihtimalleri seçseydik hayatımızın nasıl olacağını düşünüyor muyuz?:
”Eğer patates püresi ile sosu karıştırırsan daha sonra ayıramazsın, sonsuza dek. Babanın sigarasından çıkan duman bir daha asla içine dönmez. Geri dönemeyiz. Seçmek, bu yüzden zordur.“
Güzel bir gün geçirdiğiniz ve aşık olduğunuz birinin sizi ertesi gün hatırlamadığını ve bu durumun her gün tekrarlandığını öğrenseniz neler yapardınız?:
“- İnek ne durumda peki?
+ Tıpkı senin gibi. Her gün onu inek olduğuna inandırmaları gerekiyor.”
Bu seferde hoşlandığınız kadınla tanışma anınızı her gün defalarca yaşamaya başlayıp zamanda sıkışıp kalsaydınız tepkiniz ne olurdu:
“- Bugün günlerden ne, biliyor musun?
+ Hayır, neden?
- Bugün yarın.”
Farklı dünyaların insanları ve konuşamıyorlar bile. Ama bütün bunlar aşka engel olamaz:
Listenin en sıradışı çifti. Karşılarına çıkan herkese karşı acımasız ama birbirlerine karşı sevecen:
“- Söylesene nasıl oluyor da sıradan bir insana, masum birine bakıp sonra da onu öldürebiliyorsun?
+ Masum mu? Kim, sen mi?
– Cinayet konusunda öyleyim kesinlikle.”
Aşk şehri olarak bilinen Paris'te birden bire kendinizi seneler öncesinde bulsaydınız:
“-Romanımı okumanı ve senden fikrini duymayı isterim.
+Hiç beğenmedim.
-Daha okumadın bile.
+Kötüyse beğenmeyeceğim. İyiyse kıskanacağım ve daha çok nefret edeceğim. Başka bir yazarın fikrini duymak istemezsin.”
Hiç konuşamadan da anlaşabilir mi insanlar?:
“Hiç konuşmadan anlaşabilir miyiz acaba?”