"kanıma sataşmak için kovandan ayrılan, soğuk bir merminin yolunu kaybettirecek kadar gece bakıyor gözlerin... "
-şimdi oturup karşına bıçakla açılmayan bir yaranın insanın içini nasıl çürüttüğünü anlatabilirim ama elindeki çizikler benim yarama denk değil.
Kendi gönlünden haberi olmayan başkasının gönlünü kırmış kırmamış umursar mı?
Bir gün bizi ancak ölüm ayırır demiştik.
Ölüm gecikti; bizse ayrıldık..
| muarrib
Ayakta duracak hali yokken hayatta duracak sebepleri vardı.
İyi ki geçtin hayatımdan.
Ya hiç tanışmasaydık?
Kurtarılmış bölgemdir hayallerim.
Özgürlük naralarının rahatlıkla atıldığı düşlere dalma durağında takılı kalmış ömrüm.
Uzun uzun anlatamıyor insan bazen düşlerini.
Öylesine sessiz öylesine dalgın tebessümle içinde yaşıyor.
Tüm berraklığı ile samimi.
Ve haset olan herşeyden uzak.
İyi düşleyip iyi yaşamayı düşlüyor.
Üç adım ötemde trenler kalkıyordu Geldi hüzün küçücük elleriyle Göğsümü tuttu.
İzzet Yasar / Yolculuk
Sana gül bahçesi vaad etmedim dedi joanne.
Üzerine gül koklamak bana haram olsun dedi rıfkı.
“Telafi edilemez şeyler yaşamadık, ben senin çabasızlığına kırgınım.”
ağlayarak geldiğin dünyadan gülümseyerek ayrıldığın bir hikayen olsun.
Sorun değil alışırım, ilk defa yıkılmıyorum ki ben.
Hep mi ben yanlıştım bu hayatta
Hep mi ben hatalıydım
Bana bir şans vermediler
Hep de ben eksildim en sonunda
Hep yalnız kaldım
Beni hiç sevmediler.
Senin için altını çizdiğim satırları asıyorum artık.
İzleriz diye sakladığım filmleri rafa kaldırıyorum.
Ben, seni hatırlatacak her şeye düşman oldum.
Sevgili günlük, ben kaybettim. Önce kendimi, sonra da beni sevenleri. Hem de tek tek.
“.. masada da senin ellerin olsun”

