Avatar

alleyway

@diaryofplath

"She wasn't looking for a knight, she was looking for a sword."
Avatar
reblogged

Dün gece CNNTURK’te Şirin Payzın’ın programında Vahdettin İnce denen şahıs “13 yaşında bir kızın evlenebileceğini” söyledi; itiraz edenlere, bunun çocuk istismarı olduğunu söyleyenlere ise “İslama karşı geliyorsunuz, hiç yakıştıramadım” cevabını verdi. Durumun ehemmiyetinin farkında mısınız?

Bu konuyla alakalı Av.Arb.Esin Kılıç bir suç duyurusunda bulundu, görseller şahıs hakkındaki suç duyurusunun dilekçesi. Dilerim #TecavüzMeşrulaştıralamaz diyen herkes aynı doğrultuda bir suç duyurusunda bulunur.

  • [Dilekçe ve kimliğinizle Cumhuriyet Başsavcılığına (Müracaat Savcısı) başvurabilirsiniz]
Avatar
reblogged

kanun tasarısı

“Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın işlenen cinsel istismar suçunda, mağdur ile failin evlenmesi fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine imkan veren düzenleme.” öngören yasa meclisten geçti. Bu yasa, daha önce iptal edilen 103. madde de göz önüne alındığında bir canlı bomba niteliği taşıyor. Yasanın meclisten geçmesine olumlu oy veren herkes net bir şekilde potansiyel çocuk istismarcısıdır benim gözümde. Değil kanun yapılması, böyle bir yasanın teklif edilmesi bile midesizliktir, adiliktir, şeref yoksunluğudur. Neymiş, yasa tecavüzcüleri değil rızasıyla cinsel ilişkiye girenleri(!) kapsıyormuş. Arkadaşım şaşırdınız mı mevzubahis olan çocuklar NE RIZASI?? Evleviyetle sorulması gereken soru ise, teklifi destekleyenler bunu vicdanlarına, insanlıklarına ve özellikle de ebeveyn oluşlarına nasıl yedirebiliyorlar, aklım almıyor. hiç düşünmediniz değil mi? ne gibi travmatik sonuçları doğurabileceğini, nasıl hastalıklı bir topluma dönüşeceğimizi. hiç düşünmediniz. artık tecavüzün rahatça bir şahsın yanına kar kalabileceğini, zaten tecavüze uğrayan kız kirlenmiştir diye düşünebilecek aileler varken, kız istemese dahi “evlen, bizi rezil etme” diyeceklerini düşünmediniz. tecavüz vakalarının korkunç derecede artacağını, susan/korkan kadınlar yaratacağınızı. tecavüz gibi bir suçta indirime gidilmenin insanlık dışı olduğunu düşünmediniz. ya da düşündünüz ve bile isteye yaptınız. korkarım en korkuncu da bu. ama o adalet bir gün size de lazım olduğunda, o imzalar sizin de boynunuza ilmek gibi işlendiğinde anlayacaksınız. AYM’ye yasanın iptali için başvuralacaktır, olumsuz sonuç halinde Birleşmiş Milletler’in ilgili komite ya da konseylerine başvuracağız. İmza toplayacağız, gerekirse meclisin önünde yatacağız ama hala din peygamber diyerek kendi pedofilik fantezilerini meşrulaştırmaya çalışanlara dur diyeceğiz, çocuklarımız için.

Avatar
reblogged

Unutmadan bunu buraya bırakmak istiyorum, istisnasız her kadının dinlemesi ve ilke edinmesi gereken bir konuşma. Av. Feyza Altun, gelecekte nasıl bir avukat olacağımı kesinleştirecek kadar güçlü bir kişilik. Fikirleri, duruşu ve bu muazzam konuşması da öyle; izleyelim.

  • “Dünya Ekonomi Forumu raporuna göre kadın ve erkeğin iş hayatında eşit temsili için 117 sene gerekiyor. Eşitiz diyen bu örneği hatırlasın." 
  • "Ben bir kadınım. Eksik ya da yarım olduğumu düşünmüyorum. Beni bütünleyen şey bir koca, çocuk ya da evlilik değil. Ben kariyerimle, işimle, aşklarımla, hırslarımla, tutkularımla, ruhumla, görüntümle, cinselliğimle, istediklerimle ve istemediklerimle bir kadınım. Varım, tümüm ve var olacağım. Bana eksiksin, yarımsın, yapamazsın, edemezsin diyerek beni asla engelleyemezsiniz. Bizi bu şekilde kabul edin, kabul etmek zorundasınız. Kabul etmeyenler olursa da ettireceğiz, mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Avatar
reblogged
Yaşamımın, öyküdeki yeşil incir ağacı gibi önümde dallanıp budaklandığını görüyordum. Her dalın ucunda tombul, mor bir incir gibi eşsiz bir gelecek beni çağırıyor, bana göz kırpıyordu. İncirlerden biri, eş, mutlu bir yuva ve çocuklardı. Bir başkası ünlü bir şair, öteki parlak bir profesör, biri şaşırtıcı editör, öbürü Avrupa, Afrika ve Güney Amerika, biri Constantin, Socrates, Attila ve garip adları değişik meslekleri olan daha bir yığın aşık, bir başkasıysa Olimpiyat takım şampiyonu bir kadındı. Bu incirlerin üzerinde ve ötesinde, ne olduklarını pek çıkaramadığım bir sürü incir daha vardı. Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum. Ve incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. İncirlerin hepsini ayrı ayrı istiyordum ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararmaya başlıyor ve birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.

Sırça Fanus | Sylvia Plath (via naptin)

Avatar
reblogged
Avatar
rygjhgx

sapyoseksüel olursam heteroseksüel olamam ne kötü dimi

Avatar
reblogged

ya hani “arkadaşken böyle olduğunun farkında değildim.” diye klasik bi cümle vardır ya. onu yaşadım. aslında şöyle diyeyim; farkındaydım ama problem etmiyodum. şimdi arkadaşlığım bitince ve durup düşününce “ben böyle biriyle nasıl arkadaş oldum, kendime neden bunu yakıştırdım.” diye üzülüyorum.  söylemek istediğim, içimde kalan veya ağzıma tıkılan çok laf da var fakat söylesem kesin “beni kıskanıyo.” der, o tip bi insan ama kıskanacağım da en son kişi. başkaları onu kötüleyince “o da hayatımda farklı bi renk.” diyodum ama neyin renk neyin leke olduğunu bilmek gerekmiş.

Avatar

Üşenmedim, ekran görüntüsü aldım ve paylaşıyorum. Yazanın ellerine sağlık.  Birkaç kadını da ben ekleyeyim.

Stephanie Kwolek, kurşungeçirmez zırhın yapımında kullanılan sert ve dayanıklı maddeyi icat etti. Yıllarca bu materyalin icadı için çalıştı ve molekül dizilimini yarattı. Bu madde ayrıca köprü halatlarında, kasklarda, kayak ve kamp malzemelerinde kullanılıyor.

Alice H. Parker, 1919 yılında bugün evlerimizin ısınmasını sağlayan merkezi ısıtma sistemi üzerine ilk patentini aldı.

Dr. Ellen Ochoa, ilk Latin Amerikalı astronot. NASA’da çalışıyor. Birçok parçanın kalite kontrolünü sağlayan optik analiz sistemi geliştirerek patentini aldı.  

Dr. Patricia Bath, katarakt tedavisi için bir yöntem buldu ve patentini aldı.

Dr. Maria Telkes, bir biyofizikçi ve mühendis olarak yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgilendi. İlk Güneş enerji sistemini icat etti.

Avatar

Yeni Akit'in Eşcinsellik Tedavisi

Gün geçmiyor ki Yeni Akit bir bomba daha patlatmasın. İlahiyat doktoru geçinen bir adam bugün ''eşcinsellik tedavisi mümkün olan bir sapkınlıktır'' diye bir yazı yazmış... Yazı boyunca özellikle sapkınca kelimesine vurgu yapıp tedavisinin gerektiğini söylüyor. Utanmadan bir de ''kendinize ibne denmesini mi istiyorsunuz?'' diyor.
İlk takıldığım nokta şu ''eşcinsellik psikolojik bir hastalıktır, tıp bunu kabul ediyor'' demesi. Öncelikle eşcinsellik bir hastalık değildir, hastalık olmadığı yaklaşık 40 senedir biliniyor. Ama hep diyorum ben, 200 yıl civarında geriden geliyoruz. E tabi hastalık olmayınca tedavi diye bir şey mümkün değildir. Daha önceleri elektroşok gibi yöntemlerle tedavi edilmeye kalkılmış fakat hiçbir zaman başarıya ulaşılamamıştır. Sadece tedavi edilmeye çalışılan insanların psikolojisi daha da kötüleşmiştir.
Şimdi bu yazarın bir okuyucusu olan eşcinsel erkeğin saçmalıklarına gelelim. Bu kişi güya eşcinselmiş, sonra kurtulmak için bir dizi şeyler yapmış. Tabi konu Yeni Akit olunca, büyük bir din vurgusu kaçınılmaz oluyor. Eşcinsel kişi, sürekli Allah'a dua etmiş, ibadetlerini eksiltmemiş ve eşcinsel insanlara da bunu öneriyor. Bunu hastalık olarak kabul etmeyi ve masturbasyon yaparken kadın hayal etmeyi tavsiye ediyor. Çok ilginç. Asıl bomba benim açımdan şurada; gay erkeklere ''erkeksi yürüyüşü taklit etme, erkek gibi davranma'' öneriliyor! İyi de gay olmak, erkeksi davranışları değiştirmez ki. Gayet erkek gibi davranan gayler de vardır. Gay olmak kadınsı davranışları tetiklemez.
Bunlarla birlikte bir dizi saçmalık öneriliyor. Ama sorulması gereken soru şu: Hani eşcinsellik hastalıktı? Verilen önerilerin kocakarı tedavisinden hiçbir farkı yok. Hiçbiri tıbbi tedavi yöntemi olarak adlandırılamaz. Ayrıca ''psikolojik hastalık'' teşhisi konulmuş eşcinselliğe... Hani nerede terapi yöntemleri? Hani nerede eşcinselliği tedavi için terapi yapan psikologlar?
Söylenmesi gerek tek şey: Yobazlık tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır.
🌈