Mickey cupping Ian’s face
Düşün ki o bunu okuyor
“Yediğin içtiğin senin olsun, bana “sensiz yaşayamam” deyip de nasıl gebermediğini anlat.”
“Keşke başka bir zamanda, başka bir yerde, bambaşka şartlarda karşılaşmış olsaydık. Belki o zaman sarılarak uyuyabilirdik.”
“Senden sıkıldığım için saatime baktığımı düşünmüştün ya, o zaman geçmesin diyeydi. Hayır saate bakarak zaman durdurulmuyor ama olsun.”
“Bir hoşçakala sığdırdın beni, Ben yere göğe sığdıramadım.”
“Ben hala her şeyi sana anlatacakmış gibi biriktiriyorum.”
lx
“Keşke sayıları önemsemeseydin. Yaşı, kilometreyi. Bunlar sayılardan ibaret biliyorsun. Havalar soğuyor. Kalın giyin Deniz gözlü. Atkını iyiki almamışım sıcak tutar o seni. İlaçlarını iç aksatma. Hayallerimizin hepsini gerçekleştir. Efeste bir noktada dur gökyüzüne bak düşün o noktanın geçmişini. Hep istediğimiz gibi.”
Gülünün Solduğu Akşam - Erdal Öz (via gencer-jpg)
Dostoyevski - Suç ve Ceza
(via sokaktakiyazar)
Ben o ilk aşkımdaki heyecanı bir daha hiç bir zaman bulamayacağım galiba..
Cemal Süreya (via sokaktakiyazar)
''Ben iyi konuşabilen bir insan değilim.Utangacım herhalde.Mesela yazışarak tartışsak mutlaka kazanırım ama konuşursak çok kuvvetli bir ihtimalle kaybederim.''
Cemal Süreya (via sokaktakiyazar)
savcı: elsalvador’ da napıyordun? che: tenimi bronzlaştırıyordum. savcı: binayı neden havaya uçurdun? che: güneşimi kapatıyordu.
#cheonurdur
kendine bile faydan yokken başkasına nasıl yararım olabilir diye düşünürken, birinin sabah gözlerini açmak için nedeni olabilirsin. garip. çok garip.
80 yaşındaki dedem elinde bir demet çiçekle anlatıyor bir bayram günü. gözleri hafif dolmuş belli etmemek için kafasını sağa sola çeviriyor. ‘’fatmam’’ diyor başta, suyunu içip bir iki dakika bekledikten sonra ‘’fatma dünyadaki en nadide çiçeklerinden bir tanesiydi, kıymetini bilemedim galiba benden önce göçüp gitti. her gece uyurken başında ‘’yarabbim benden önce alma onun canını dayanamam, o içimdeki iyi adamı çıkarıyor’’ diye dua ederdim. o öldükten sonra kötü bir adam oldum, yüzüm tavırlarım hep ciddi oldu. herkes benden korktu. çocuklarımı, siz torunlarımı doya doya sevip kucaklayamadım. fatmanın yüzünü güldüremedim, sevdiğimi belli edemedim ona, hayatımdaki en nadide çiçeğe bir dal çiçek uzatamadım, şimdi aklım başıma geldi. şimdi elimdeki bu çiçeği hayatımda tek aşık olduğum kadın olan fatmamın mezarına koyacağım. bir insan ölünce ona çiçek olmak anlamsız. bir insanı sevdiğini ölünce anlıyor insan. sevdiğinize ölmeden çiçekler alın, yüzünü güldürün, koşulsuz sevin sevilin. o zaman anlayacaksınız dediklerimi. benim kalbim yarım, artık atmıyor. söylediklerimi yaparsanız sizinki sevdiğiniz öldüğünde bile o yanınızda varmışcasına atacak. inanın bana’’ dedi ve gitti. bizde sigara yaktık peşinden. dedemin 40 yıldır gülmeyen yüzünün asıl nedenini öğrendik. şimdi her köye gidince aileden kimse gülmüyor, babaannemin mezarlığına gidip herkes birbirine sarılır dedemin söylediklerini anlamaya çalışır. bunun acısını yaşar.
Emrah Serbes - Deliduman (via sokaktakiyazar)




