hala aklımdasın
ne yapmam gerekiyor? nasıl bir yolda ilerlemem gerekiyor? herkesin söylediği yolda mı kendi yolumda mı?
gökyüzü ağlıyor...
yaptığım her şeyi yanlış yaptığımı söyleyem sözler ve bakışlara maruz kaldıktan sonra benim doğrum ne nasıl bilebilirim ki?
Yine her şey eskisi gibi oldu.
Kafamdakiler sadece tenimde gezintiye çıkan kırmızı damlalara yol açtı acımasızca tekrardan.
Bir yaprak daha düştü dallarından yeşile bulanmış ağacın, yine bir umut düştü, yine bir hüzün.
“Bir gece,
Gecede bir uyku...
Uykunun içinde bir ben...
Uyuyorum,
Uykudayım,
Yanımda sen.”
Seni güldürenin ben olmasını özledim,
Gülüşünü bana bahşetmeni..
Nasıldi tenin acaba? Hasas mıydı ya da değil miydi?
Peki ya kokun? Mesela şampuanın nasıl kokuyordu?
Ya da gülüşün? Nasıl gülerdin? Gözlerin kısılır mıydı çok?
Peki ya bana bakışın?
Nasıldı paptyam..
Artık yoruldum belli belirsiz duygular yaşamaya.
‘Söz’ üç harften oluşan bu kelime inandırıcı olsa da sonucu sadece yıkımdır.
‘Özel gün diye bir şey yoktur sadece özel anlar vardır ve onları da sen yaratamazsın. Yaşadığında ise asla unutamazsın.’
Ağlamamak için sıktığım çenemin acısını kalbimde hissettim,hem de defalarca.
“En büyük pişmanlığın ne?” diye sormuştun bir şafak vakti ama cevap vermemiştim, verememiştim...
Fakat şu an cevaplıyorum “ En büyük pişmanlığım sana karşı her kelimemdi..”
Allah kahretsin çok özledim seni,
Gözlerini,
Gözlerindeki çıkmaya çalışan o çocuğu,
Burnunu,
Birlikte nefes almak için savaştığımız o günleri,
Dudaklarını,
Bana söylediğin iyi ya da kötü sözleri...
Çok özledim.
Bugün fidan dikmeye gittik ve anladım ki ben yeniden doğamayacağım onlar gibi...
Bir telefon ucunda hayat bulduğum biri var’
“21 grama ne sığar ki? Çektiğimiz acılar mı?”
