ve ben her gün daha fazla acı çekerken, yine de gülümsüyorum sana
-saturndekiperi
eksile eksile büyüdük ve eksile eksile yürüdük biz sizin dimdik yürüdüğünüz yollarda. anlar gibi gözlerle bakmayın, hiçbir şey anlamıyorsunuz.
göğüs kafesimden şiddetle çıkmayı arzulayan bir kalp taşıyorum günlerdir. kalbim ciddi mânâda ağrıyor ve beni yavaşlatıyor. yavaşladıkça yol daha fazla yük bindiriyor omuzlarıma. bu kadar işte, anlamak denizi vurup duruyor kıyılarımıza.
Yoruldum baba,
Hayata hep yalandan gülmek zorunda olmaktan yoruldum, Güçlü olmaktan yoruldum, Sensiz olmaktan yoruldum, Seni özlemekten yoruldum, Saatlerce tek başıma ağlamaktan yoruldum, Mutlu görünüp mutsuz olmaktan yoruldum, VE BABA SENSİZLİK BENİ YORDU…
Beklemek ne zaman güzel biliyor musun, iki insanın bir vakti gözlediği zaman.
elbette kafamda huni, elimde direksiyon ile saatlerce sokaklarda koşturmayacağım. sabahın ilk ışıklarından akşam güneş batıncaya kadar çalışıp, farklı bankalara borç ödeyeceğim. bardak bardak demli çay içip birilerini sevmeye devam edeceğim. belki biraz da Cem Adrian falan dinlerim. çünkü modern çağda delirmek bunu gerektirir. çünkü yitirdiğimiz her zaman aklımız değildir.
yusuf olmayı bekleyerek geçiyor ömür kuyudan çıkmanın başka yolunu bilmiyorum.*
bir tarafımız hüzne daha bir meyilli olunca bu taraftan da kaybımız oldu





