En sevdiğin 10 şarkı?
İrem hayalet sevgilimSaian kırık kanto, kalender, makber, al sevgilim anne ol bununla, al sevgilim kanser ol bununla, mübeccel, Süreya'dan bir dize, renklerin içinde, parmak uçlarını kazıtan kadınAdos kamber, efkarın delisi, ahmak, gri, parmak uçlarında sarı, siyaha dal, gülümse Neşet Ertaş dağlar dağladı beni, sen benimsin ben seninim Ceylan Ertem esmerSagopa Kajmer mevsimler gibisin, meftun, vasiyet, ateşten gömlek, baytar, ahmak ıslatan, gölge haramileri, vesselam, bir pesimistin göz yaşları Kolera sen nasıl bir insansın Erkin Koray çöpçülerSecond ps, mutsuzum, balıklı rum balıkçı ruhumMahsuni Şerif mevlam gül diyerek iki göz vermiş, han sarhoş hancı sarhoş Edip Akbayram aldırma gönülOğuzhan Uğur gereksizse söndür, panpaYüksek Sadakat haydi gel içelim, aşk durdukça, belki üstümüzden bir kuş geçerNorm Ender sadece dinle, sözler şerefsiz olduBulutsuzluk Özlemi sözlerimi geri alamamMusa Eroğlu mihriban84 ölürüm hasretinle, hayır olamazNilüfer&Malt bazı bazıNilüfer&Gece başıma gelenlerKazım Koyuncu işte gidiyorumSansar salvo 180 kmKoray Avcı diz dize, yanımda sen olmayıncaNeobir beni duy, müptezel, bu benim hayatım, beni duy, full time tragedy, aklını kaçırmaAslı Türk kan taneleriCansever kime bu kadar inatKadir kaçar ilk bestemsin senSfb bikisinde astronomi, ütopya, bu kızKaan Boşnak şeyhim beni ışınla, kediler, ne fark eder, yorgunum ve ağrılar, bizi nasıl etkilerMor ve ötesi oyunbozanMultitap mutluyum, battaniyem, çıbık, bu kadarız, bu şarkıyı dinliyorsan, ben anlarım, kızın annesi, yalnızlık ömür boyu Duman içerim ben bu akşam, deli gönül, neşesi yeter, aman aman, helal olsun, elleri ellerime, sor bana pişman mıyım, bal, melankoli Grup anemi T.A.KRashit dinozorBadem sen anlamaYıldız Tilbe alo de, geceler sarhoş, delikanlım, vazgeçtim, olsun mu olmasın, kafam hafif dumanlıMüslüm Gürses hangimiz sevmedik, affet, sigara, nilüferEmre Aydın git, beni vurup yerde bırakmaModel antidepresan gülümsemesi, sen ona aşıksın, sarı kurdaleler, değmesin ellerimiz, ağlamam zaman aldı Gökhan Türkmen büyük insan, biraz ayrılık, bile bile yandı yüreğim, aşk lazım, bitmesinKaraçalı bir su damlasının dörtte biriyle, sesindeki haziran, sesindeki yalnızlık, söz ver, kan kaybı Gazapizm insanlar ölü, günün kutlu olsun, yerin en dibine, biten olduk, kafam karışıyor, her altı edebiyatı, olmaz işte, kayıp kelimeler, sanki bir halkın, muallaMackberk çakmak nerdeydi 1 ve 2, dağlara çığAgoni rakı, perde-i zulmet, dağ gibi adamlardık, sen gibi kimseyi sevememPalyaço'nun tüm şarkılarını dinle tek tek yazdırma banaAzap Hg ninni serisiSokrat St elveda serisiCumali Efrah yarenim gel, bugün neyi anlatayım, uykusuzluk, sanadır kadın, ya sen öldürülürsün, artık vakit çok geç, milyonlarca, bu da mı gol değil Zeus Kabadayı gitme serisi Elleran saat sabah beş, eşya 5, 6 ve 7, adalet Enes Alper kalbime dokun, hatırla serisi, bir türün yak serisi, anlamsızdan anlam çıkar serisi Vice deniz kızı 2Gabri tebessümün yargıları 3Haramiler fabrika kızı
Bir sağıra şarkılar söyledim
Yetmedi bir köre resimler çizdim
En beteri de bir vefasıza gönlümü verdim
Tam Bir Başyapıt Olan 72 Film Önerisi
1- The Shawshank Redemption - Esaretin Bedeli(1994)
2- The Intouchables - Can Dostum(2011)
3- Black(2005)
4-Her(2013)
5- Mr. Nobody - Bay Hiçkimse(2009)
6- Forrest Gump(1994)
7-Saving Private Ryan - Saving Private Ryan(1998)
8-The Green Mile - Yeşil Yol(1999)
9- 3 idiots - 3 Aptal(2009)
10- Pi (1998)
11- Fight Club - Dövüş Kulübü(1999)
12- Leon: The Professional - Sevginin Gücü(1994)
13-Shutter Island - Zindan Adası (2010)
14- Life of Pi, Pi'nin Yaşamı(2012)
15- Catch Me If You Can - Sıkıysa Yakala(2002)
16-Barfi: Aşkın Dile İhtiyacı Yoktur(2012)
17-A Beautiful Mind - Akıl Oyunları(2001)
18 - My Name Is Khan - Benim Adım Khan(2010)
19-Taare Zameen Par - Her Çocuk Özeldir(2007)
20- Schindler’s List - Schindler'in Listesi(1993)
21- The Godfather - Baba (1972)
22- Pulp Fiction - Ucuz Roman(1994)
23- The Notebook - Not Defteri(2004)
24- Big Fish - Büyük Balık(2003)
25 - Stock And Two Smoking Barrels - Ateşten Kalbe, Akıldan DumanaLock(1998)
26- Trainspotting(1996)
27- Eternal Sunshine of the Spotless Mind - Sil Baştan(2004)
28 - Good Will Hunting - Can Dostum(1997)
29- Django Unchained - Zincirsiz(2012)
30- Inglourious Basterds - Soysuzlar Çetesi(2009)
31- Oldboy - İhtiyar Delikanlı(2009)
32- Se7en - Yedi(1995)
33- Pride & Prejudice - Aşk ve Gurur(2005)
34- Scent of a Woman - Kadın Kokusu(1992)
35-Requiem For A Dream - Bir Rüya İçin Ağıt(2000)
36- Kal Ho Naa Ho(2003)
37- Sin City - Günah Şehri(2005)
38- Snatch - Kapışma(2000)
39- 12 Angry Men - 12 Kızgın Adam(1957)
40- Silver Linings Playbook - Umut Işığım(2012)
41- Hannibal(2001)
42- The Pursuit of Happyness - Umudunu Kaybetme(2007)
43- Rang De Basanti- Onu Sarıya Boya(2006)
44- American History X - Geçmişin Gölgesinde(1998)
45- Das Boot(1982)
46- Do Your Thing - Dil Chahta Hai(2001)
47- Blue Is the Warmest Color - La vie d'Adèle - Mavi En Sıcak Renktir(2013)
48- Despicable Me - Çılgın Hırsız (2010)
49- The Butterfly Effect - Kelebek Etkisi(2004)
50- Donnie Darko - Karanlık Yolculuk(2001)
51- Rain Man - Yağmur Adam(1998)
52- Rab Ne Bana Di Jodi- Sende Rabbimi Gördüm(2008)
53- Incendies - İçimdeki Yangın(2010)
54- Truman Show(1998)
55- The Usual Suspects - Olağan Şüpheciler(1995)
56- Perfume: The Story of a Murderer - Koku: Bir Katilin Hikayesi(2007)
57- Ted - Ayı Teddy(2012)
58- Dead Poets Society - Ölü Ozanlar Derneği(1989)
59- Shame - Utanç(2011)
60- Downfall - Çöküş(2004)
61- The Man from Earth - Dünyalı(2007)
62- My Sassy Girl - Hırçın Sevgilim(2001)
63 - Warrior - Savaşcı(2011)
64- Green Street Hooligans - Yeşil Sokak Holiganları(2005)
65- Reservoir Dogs - Rezervuar Köpekleri(1992)
66- Life Is Beautiful - Hayat Güzeldir(1997)
67 - A Separation - Bir Ayrılık (2011)
68 - Up - Yukarı Bak(2009)
69- Apocalypto - Apokalipto(2007)
70- Edward Scissorhands - Edward Makaseller(1990)
71- Love Actually - Aşk Her Yerde(2003)
72- Cinderella Man(2005)
Bazılarına demek istediğim.
MUTLAKA OKUYUN.
“Memento Mori”, Latince’de “Bir gün öleceksin, bunu unutma” demek. Ne güzel söz ama değil mi?
Yürüyorum bomboş sokak, kaldırımlar ıslak ve gözümde bir damla yaş.
lise 2'ydi galiba bahçede dolanıyordum. gözlüklü bir kız yanıma yanaştı, gergin bi bakar mısın dedi. kızı tanımam etmem. bir şey mi oldu, dedim. meğer bir kız varmış beni seven. dedi ki; bizim sınıfta bir kız var seni seviyor. ama öyle böyle değil. belki sana göre güzel bir kız değil ama inan çok seviyor. senin için gece boyu ağladığına gözümle şahit oldum. annesi 2 yıl önce öldü babası da şehir dışına gidip geliyor iş için, yalnızlıktan olmasa da sevgisizlikten içi kurudu. ben dayanamıyorum onun bu haline. bir hafta olsun onun sevgilisi ol ne olur. dünya gözüyle onun mutlu olduğunu göreyim. kendisi sana gelemez, e sen zaten ona gitmezsin. ben yapmak istedim, sana söylemek istedim. eğer istemezsen anlarım ama yaparsan bir insanı gerçekten ve tam manasıyla mutlu etmiş olacaksın. kim olsa şok olurdu. ben de oldum. önce inanmadım. kıza arkadaşının ismini ve sınıfını sordum. biraz araştırdım kendi çapımda. sessiz sakin içine kapanık bir tipti. çok düşündüm bir insana yalan söylemek onun mutluluğu için bile olsa doğru mu diye. sonra onun mutluluğunun daha önemli olduğuna karar verdim. ve bir sabah sınıfının bulunduğu koridorda dalgın dalgın yürürken çarptım ona. kafasını kaldırıp karşısında beni gördüğünde yüzünün ifadesi öyle bir değişti ki beni sevdiğine o an inandım. özür dilerim görmedim, dedim ve gülümseyerek sınıfıma indim. daha sonra kantinde sırada tam arkasına kaynak yaptım. kantinci abiye seslendim kız beni fark etsin diye, sesimi duyar duymaz arkasını döndü. yüzünde yine aynı ifade vardı. sevgi ve hayranlık yüklü nemli gözleriyle bana bakıyordu. onun bakışları içimi delip geçmiş ve üzmüştü beni. yanlış mı yapıyordum? kalbim hayır diyorsa da mantığım evet diye haykırıyordu! fakat ok yaydan çıkmıştı artık. bana gelip durumu anlatan kız arkadaş sınıfıma uğradı, sen ona çarptın ya hala onun etkisinde belki yüz kere anlattı daha şimdiden onu çok mutlu ettin dedi. beraber plan yaptık. okul çıkışı onlar bir kafeye gidecekler, tesadüf bu ya ben de aynı kafede olacaktım. sonra selamlaşacaktık ve ben masalarına oturacaktım. sonra ne olacaktı bilmiyordum. planımız işledi. harfi harfine hem de. bir tiyatro oyuncusu gibi sahneler planladım ve onları hayata geçirdim...tanıştık konuştuk. inanılmaz bir mutluluk ve şaşkınlıkla, ne yapacağını şaşırmış bir halde bana bakıyordu konuşurken. güldürdüm onu birkaç kere, utandırdım. muhabbet öyle koyulaştı ki saat geçmiş fark etmedik. onu evine bırakabileceğimi söyledim. evet demedi ama hayır da demedi. kızardı, utandı, ne diyeceğini bilemedi. diğer arkadaş bizden ayrıldıktan sonra beraber yarım saat yürüdük. ben konuştum o dinledi. o zaten az konuşan ve sustuklarını içinde yaşayan bir kızdı. vedalaşırken yanağına bir buse kondurdum. utanarak ve hızla eve girdi. o gece yatağımda dönüp durdum. acaba şimdi ne yapıyor dedim. mutlu mu? neler düşünüyor? içi kıpır kıpır mı? sırıtıyor mu sebepsiz yere? ne yapıyor şu an... tabi o dönem cep telefonumuz olmadığı için haberleşme imkanı sınırlıydı. nasıl olduğunu görmek için ertesini günü beklemek zorundaydım. bu şekilde tam on gün beraberce gezdik konuştuk tanıdık birbirimizi. artık ona sevgili olalım diyecektim. sonra fark ettim ki ben de heyecanlıyım. elim ayağıma dolanıyor. oyun yaparken gerçekten etkilenmiştim ondan. evet görece güzel değildi ama muhteşem bir kalbi vardı. okul bahçesinde karşılaştık. beni öptü yanaklarımdan ve yürümeye başladık. sonra duvarın orada durup susuştuk. lafa nasıl gireceğimi bilemedim. sonra gözlerine baktım ve onunla sevgili olmak istediğimi söyledim. gözlerinden yaşlar döküldü. sustu tek kelime etmedi. sonra hızla uzaklaştı yanımdan. öylece kalakaldım. onu o gün bir daha görmedim. ertesi gün de görmedim. arkadaşı beni buldu ve o hafta okula gelemeyeceğini söyledi. çok telaşlanmış ve korkmuştum. sebebini sorduğumda da biraz rahatsız olduğunu söyledi. ama öyle değildi biliyordum. gidip ziyaret edelim dedim, bence iyi bir fikir değil şu an dedi. üzüntüden çökmüş bir halde sınıfa döndüm. ne derse kendimi verebiliyordum ne de neşeli o halimden eser kalmıştı. her teneffüste arkadaşlarım başıma toplanıyor "neyin var, bir şey mi oldu, gergin kesin bir şey oldu ben hiç seni böyle görmedim" gibi şeyler söylüyorlardı. evet bir şey olmuştu ama ne olduğuna dair en ufak bir fikrim yoktu. neyi yanlış yapmıştım bilmiyordum... tam altı gün boyunca ondan haber almadım. ne yüzünü gördüm ne sesini duydum ne de evine gidip sormaya cesaret edebildim. içim içimi kemirdi günlerce. kötü bir şeye sebep olmaktan ölesiye korkuyordum. hani bir kere görsem, iyi olduğunu bilsem, bir iki kelam etsek karşılıklı o zaman dinecekti içimdeki sebepsiz fırtına. sonraki haftanın pazartesi günü istiklal marşı için sıraya girerken gözlerim hep onu aradı. yine yoktu. hayatımda kendimi hiç bu kadar kötü hissettiğimi hatırlamıyorum. sınıflara dağıldıktan sonra ben onun sınıfına gittim ders başlamadan önce. arkadaşını buldum. allah rızası için bana güzel bir şey söyle dedim, iyi mi o? neden gelmiyor? omzuma bir el dokundu ben onunla konuşurken. arkamı döndüğümde tam karşımda duruyordu. yüzüne utangaç bir hüzün çökmüş, gözleri yine nemlenmiş, gülümsemesindeki coşku yerini dudak kenarlarına gizlenen bir umutsuzluğa bırakmıştı. birkaç saniye konuşmadan bakıştık. "nasılsın" dedim sesim titreyerek. iyi olduğunu söyledi. kısa cümleler kuruyordu. öğle arasında buluşmak üzere sözleştik ve ben sınıfıma döndüm. izafiyet teorisi işte tam da o sıralarda kendini hissettirdi. öğleden önce 45'er dakikadan 4 ders vardı. bir de 10'ar dakikalık teneffüsler. allahım bu zaman ne menem bir şeydi neden geçmiyordu. dakikaları bıraktım saniyeleri saydım. karnıma ağrılar girdi, kalp atışlarım en yüksek seviyedeydi, parmak uçlarım uyuştu, avuçlarım karıncalandı, yanaklarım al al oldu. sanki 3 buçuk saat değil de bir o kadar yıl geçti aradan. öğle tatili zili çalınca sınıftan ışık hızında çıktım. her zaman konuştuğumuz duvarın önünde onu beklemeye başladım, heyecandan buz gibi olmuş uyuşuk avuçlarımı birbirine sürttüm. yüzümü ellerimin arasına alıp yanaklarımdaki ateşi söndürmeye çalıştım. uzaktan geldiğini gördüm ve toparlandım. yarım saat sonrasını çıldırasıya merak ediyordum. ne olacaktı, nasıl bir konuşma geçecekti aramızda? samimi bir şekilde elini sıktım ve yanaklarından öptüm onu. neler olduğunu sordum, neden okula gelmediğini, neden bu kadar üzgün göründüğünü, neden sevgilim olur musun dediğimde cevap vermediğini... - sen harika bir insansın. ama ben senin sevgilin olamam. ne yapmaya çalıştığını biliyorum, neden çırpındığını biliyorum. ama yapamam. senin sevgilin olup bir süre sonra benden ayrılacağını bilerek yaşayamam. seni sevmek, uzaktan da olsa yetiyor bana. sırf ben seni seviyorum diye beni mutlu etme çabanı takdir etsem de yapamam. ben böyle mutluyum, sensizliği bile seviyorum inan. beni çok mutlu ettin biliyor musun, hayatım boyunca unutamayacağım şeyler yaşattın. ama burada kalalım. senin önce sevgilin ayrılınca da arkadaşın olamam. ben senin bir şeyin olmadan da mutluyum. gözlerimde biriken yaşları tutmakta çok zorlandım. boğazım düğümlendi tek kelime edemedim. şimdi ben ona "ama ben de seni seviyorum, artık gerçekten seviyorum, bir kor oldun göğsümde" desem inanmazdı. çünkü bir yalanla başlamıştı her şey. kendime kızdım, hem de çok kızdım. üzüntüm tarif edilemeyecek boyutlardaydı. sarıldım ona, kafasını göğsüme yaslayıp ağladı, beni de ağlattı. bir süre öylece bekledik. o an ölmek istedim. kahır denen şey gelip çöreklendi içime. öğle tatilin bittiğini haber veren zil yankılandı bahçede. ağlamaktan kızarmış gözleriyle bana bakıp son kez elime dokundu ve uzaklaştı. uzunca bir süre birbirimizi görmedik. korkumdan bahçeye bile çıkmıyordum görürüm de elim ayağıma dolaşır diye. aylarca düşündüm, üzüldüm, ara sıra gözlerim doldu. bana tarifi imkansız bir duyguyu yaşatmıştı o süre boyunca. hayatıma değer katmış, kalbimde iz bırakmıştı. sene sonunda tiyatro gösterimizde arka sıralarda otururken görmüştüm onu sahneden. kalbim delicesine çarpmıştı. kendini ne kadar gizlemeye çalışmışsa da başaramamış, sandalyeye gömülmüşse de nemli gözlerinin parıltısı onu ele vermişti. oyun sonrası usulca kapıdan çıkıp giderken gördüm. bu onu son görüşüm oldu. arkadaşıyla görüştüğümde babasının işi sebebiyle bir başka ile taşındıklarını öğrendim. uzaklarda bir yerlerde hala beni seviyor, hala kendini sevdiriyordu. şimdi nerede ne yapıyor, bilmiyorum. bir kere daha görmeyi, o güzel gözlerine bakmayı, kocaman yüreğine dokunmayı isterdim. belki buraları okursa diye yazıyorum; seni gerçekten sevdim...
Alıntıdır.
14+ first love

