Avatar

@birmatmazelingunlugu

- La vie en rosa...//

Papatyaların hikayesini bilir misin?

-Sadece üç günlük ömrü olan kelebek papatyaya aşık olur. Ancak öleceğine saatler kala seni seviyorum der…Papatya sadece bende diyebilir…Ve kelebek ölür. Papatya ise ona sevdiğimi neden zamanında söyleyemedim diye üzüntüsünden hasta olur. Ve oda ölür…İşte o günden sonra sevdiğini söyleyemeyen herkes papatyaya sorar :Seviyor mu? Sevmiyor mu?🌼

Yaşamı hissetmedim içimde, tomurcuklanıp öylece kaldım. Sanki geldim, ama ne kalabildim ne devam edebildim ne de gidebildim. 70 yaşında gibisin de dediler, çocuk gibisin de. Geçtim gittim herkesin önünden, ruhumla dolandım öylece.

Flaubert'in aşk tanımı çok hoşuma gitti: “Merak. Birine karşı ansızın merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek istersiniz. Bu yüzden aşka en uzak cümle senden nefret ediyorum değil, artık bilmek istemiyorumdur.”

“Canımı bir şey sıktığında sessizleşiyorum. Söylediklerinin önemsenmediğini görmek insanı sessizleştiren bir durum. Herkes konuşup, söyleyeceğini söyleyip gidiyor. Kimsenin durup dinlemeye niyeti yok.”

Sadece güvendiğim üç beş insana, daha az konuşmaya, daha çok okumaya, daha çok gezip görmeye, değerlerimi bana unutturan her şeyden uzaklaşıp arınmaya ihtiyacım var. Kendini dinlemek güzeldir.

Günün birinde son yemeğini yiyip, son çiçeğini koklayıp, bir arkadaşına son kez sarılacaksın. Son kez olduğundan haberin olmayacak. O yüzden, sevdiğin her şeyi tutkuyla yapmalısın. Kalan yıllarının kıymetini bilmelisin, çünkü devamı yok…