Ve ben kendimi atabileceğim bir bina, boynuma halatı geçireceğim bir tavan bulmadan rahat edemeyeceğim.
Beni boşver, beni boşver bu kez, büyük adamların yanında küçük adım. Yerin altındayım, bulamıyorlar...
Neden bilmiyorum , gerçekten birinin beni sevebileceğini düşünmüyorum kusurlarım var , takıntılıyım , travmalarım var , kimse için en değilim , yeterli değilim , seçilebilecek biri değilim , hatalarım var , aşamadığın sözler ve kaldıramadığım yükler var , çürüyen bir ruhum var . Kim niye sevsin beni…
"yolda kalmıştım, seni arayamamıştım. yolda kalmışken seni aramak yolda kalmaktan kötüdür ama işte o hissin ağızda bıraktığı demir tadı geçti. senden bir şey istemiştim, sen vermemiştin. içimden istemiştim zaten ama vermek aklına bile gelmemişti, işte o geçti."
Bu hayat benim nefesimi kesiyor.benim hiç bir sorunum derdim sıkıntım yok,kendimden sıkılıyorum kendi kendimin sıkıntısım ne bileyim boğuluyorum kendimi boğuyor içimdeki benlik ve olmaya çalışan benlik savaş içinde kimisi buna karakter oluşumu diyor kimisi olgunluk diyor bana göre bu bir insanın kendi imtihanı kendi kıyametinin oluş zemini hazırlamak,deme bana abartıyorsun.valla abartmıyorum içimdeki kendim kemiriyor, emip yok ediyor beni,ama sen bana şükürsüz deme,deme bişeysi yok ben en çok kendimle sınanıyorum,başkalarıyla savaşmak kolay kendinle savaş kıyamet ne kazanan var ne kaybeden kazananda kaybeden de benim,boğzanında oluşan yumru gibi ne geçiyor ne kalıyor...
kimse kaybetmekten korkmadı beni. saçımı kimse okşamadı. bana hiç "ağlama, geçecek" denmedi. kendi kendimi teselli ede ede büyüdüm ben. gözyaşlarımı sır gibi saklayarak herkesten, gülüşlerimi perde yaparak hüznüme, büyüdüm ben. içimdeki çocuğu öldürüp büyüdüm ben.
mesela kendimi assam asacağım yeri buldum, bileklerimi kessem nerede yapacağımı biliyorum, kafama sıkacaksam bunun hangi silahla yapacağım belli, intihar ederken son bir şarkı dinlesem onun ne olacağını biliyorum, not yazsam kime olacağını da her şey belli. şimdi kendimi öldürmeye kalksam yarın cenazeme gelirsin. ama bir şey var, sen varsın senin için yaşıyorum bunu bilmiyorsun senin için her gün öldüğümü bilmiyorsun. sen hiç bir şeyi görmedin, sadece bana geç kalma tek isteğim bu bana geç kalırsan beni bulamazsın.
Odam toprak kokuyor. Yatağım mezarmış gibi hissettiriyor. Evim desen, yanmış kül olmuş.
Yine kapandım dizlerine
Affet beni bu gece
Geceler sensin, senin sesin
Silüetin yakamozdur denizde.
Kaç güneş battı o gece de bilmiyorum ama bir daha hiç sabah olmayacak gibiydi. Bir söz kaç güneş batırır, o zaman öğrendim.
Aylardır cebelleştiğim şeyi bir gün anahtarı kapıda çevirirken kabullendim. Bir şey tık diye yerine oturdu. Kabullenmek uzun ve ani bir eylem.
Tutunamayanlar'da ; "Kollarımı açıp tüm insanlığı kucaklıyorum." diyen Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar'da; "Bütün insanlığı kucaklamak isterken neredeyse bu dünyanın altında eziliyordum." diyerek umudunu kesmişti insanlardan. Bu, hayatın en yorucu vazgeçişidir.
Tutunamayanlar, Oğuz Atay
o kadar sessizce depresyona giriyorum ki yanınızda gülüp hayatımın en kötü gününü yasayabilirim


