Mesafe, iki kişiden en az birinin sevgisizliğidir. Sevenler mesafe tanımaz.
Ölmek için dua ettiğim gecelerden başka bir şey bırakmadın bana.
Bir intihar mektubu okumuştum, sonunda şey yazıyordu. ‘’Tanrım, kollarını açar mısın? Sarılacak kimsem kalmadı, kollarına geliyorum...’’
Lunaparka gitmeyi hayal eden çocuklar gibi senden mesaj bekledim.
Sen sadece gitmedin; kalbimi, umudumu, hayallerimi, içimde yaşama dair ne varsa her birini teker teker siktin.
Dağlar çatladı, denizler kaynadı, şiirler silindi, mektuplar yazıldı bense seni ilk günkü gibi…
(via icimizdekiyalnizlik)
“Ölümdür yaşanan tek başına, aşk, iki kişiliktir. “
Ataol Behramoğlu
Mesela ‘unuttun mu?’ diyorlar. Yutkunup ‘geçti’ diyorum. Ama ne aklımdan ne de kalbimden hiç çıkmadın bilmiyorlar.
İçimdeki çocuk çığlık çığlığa, salıncağın yanı başında ölmüş.
yüzündeki her değişimi her mimiğini yakaladığın insanın seni görmezden gelip başkalarına gülümsediğini izlediğin o an.
Derdi verenin derde derman olmasıdır sevda.
Salonda uyuya kaldığımda üstümü örtenin sen olmasına ne kadar kaldı?
Küçük bir çocuğun en sevdiği oyuncağı gibiydi sana sevdam, o kadar masum.
yüzündeki her değişimi her mimiğini yakaladığın insanın seni görmezden gelip başkalarına gülümsediğini izlediğin o an.
Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsun ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim. Gene de sen bilirsin. Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim, Ama gitme, Lavinia. Adını gizleyeceğim Sen de bilme, Lavinia.