“sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. ya da hiçbir şey çıkmaz.”
Rahmetli Abdülmetin Balkanlıoğlu hocamın 'sen kaç sayfalık adamsın, kaç sayfalık hayatın var senin?' diye nidâ ettiği videoda kaldım..
"Allah için dinin adına, milletin adına, ümmeti muhammed adına şu aleme yaptıklarını konuşsak ya da yazsak sen kaç sayfa tutarsın?"
Birbirine ait olan her şeyi rastlaştıran bir vakti vardır hayatın..
Hz. Ebûbekr'in kızı Ümmü Gülsüm daima: "Ya Rabbi, sana ibadet edecek ve benim üzerime sevgi yağdıracak bir eş istiyorum" diye dua ederdi.
Allah da ona cennetle müjdelenmiş Talha b. Ubeydullah'ı eş olarak nasip etti. Ümmü Gülsüm anlatıyor: Eşim beni o kadar çok severdi ki;
-Beni görse, gözleri parlardı. - Sesimi duysa, tebessüm eder,
-Ağladığımı görse, benimle ağlar, -Isındığıma kanaat etmedikçe uyumazdı,
-Her namazda, kendisinden önce bana dua eder,
-Hastalansam, sanki o hasta olmuşçasına üzülür,
-Yemeğe oturduğumzda önce elleriyle bana yedirirdi.
insanlar tesadüfen karşılaşmazlar, onları buluşturan Allah'tır.
'Mesela karşımdaki insan beni ne kadar üzmüş olursa olsun, benim yüzümden üzülmesini istemem. Çünkü biri yüzünden üzülmenin ne kadar yıkıcı ve ne kadar çaresiz bırakan, insanı içten içe çürüten bir duygu olduğunu biliyorum. Kimseye bunu yaşatacak kadar kötü olmak istemiyorum..'
Allah'ım bize "inşAllah olur" diye dua edip hayalini kurduğumuz her şeyin "Çok şükür oldu" sevinci yaşat bize.
|amin
Hz. Ebûbekr'in kızı Ümmü Gülsüm daima: "Ya Rabbi, sana ibadet edecek ve benim üzerime sevgi yağdıracak bir eş istiyorum" diye dua ederdi.
Allah da ona cennetle müjdelenmiş Talha b. Ubeydullah'ı eş olarak nasip etti. Ümmü Gülsüm anlatıyor: Eşim beni o kadar çok severdi ki;
-Beni görse, gözleri parlardı. - Sesimi duysa, tebessüm eder,
-Ağladığımı görse, benimle ağlar, -Isındığıma kanaat etmedikçe uyumazdı,
-Her namazda, kendisinden önce bana dua eder,
-Hastalansam, sanki o hasta olmuşçasına üzülür,
-Yemeğe oturduğumzda önce elleriyle bana yedirirdi.
“Olurdu; dünya daha güzel bir yer, gülüşümüz sıcak bir yuva, bakışımız huzur dolu bir an. Uçabilirdi içimizdeki serçeler rüzgara karşı, yağabilirdi kurumuş topraklarımıza yağmurlar ve evet açabilirdi güneşimiz. Fakat biz sündük bir köşeye; dinmeyince fırtına, ev belledik hüznü.”
ilim, sen daha iyi bir mümin ol diye var. günahına uygun kılıflar bulasın diye değil'


