söylemiyor olabilirim ama hissediyorum,
belli etmiyor olabilirim ama seviyorum,
ağlamıyor olabilirim ama acıyor.

söylemiyor olabilirim ama hissediyorum,
belli etmiyor olabilirim ama seviyorum,
ağlamıyor olabilirim ama acıyor.
insanın bir yerlere oturup olanlara yalnızca diş sıkması, metanet sayılmasın. her şeye rağmen delirmemek, öyle kolay değil.
lütfen şu içimdeki sızıyı söküp alın, yalvarıyorum
“Biliyor musun” dedi, “şu an çok üzgünüm. Hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum. Bağıra bağıra, kafamı şu demirlere vura vura. Ama bunları yapacak kadar kendimden geçmeyeceğimi de biliyorum. O kadar üzgünüm ki ağlayamayacak bir haldeyim. O kadar mutsuzum ki dondum.”
Kendime not:
Başarmak zorundasın. Başka şansın yok, başarmak zorundasın. Çalışacaksın, yılmayacaksın, geri adım atmayacaksın, ne pahasına olursa olsun başarmak zorundasın.
seninle denk gelmeyelim diye o sokağı yıktım ben
geç kalmaktan korktuğum yerlere beklenmediğimi farkediyorum. nasıl anlatılır ki bu.
geçmişte bir an var. üstünden kaç zaman geçti. ama her üzüldüğümde dönüp ona ağlıyorum. kendimi her kötü hissettiğimde o ana düşüyorum,kalkamıyorum.
bak, yine her şeyin bin katı olduğu vakitlerden birindeyiz yine. ağlamamak için yutkunduğum saatlerdeyiz. ne olursun gel, beni bu zaman kavramının içerisinden çekip al dayanamıyorum.
Uyku düzenin yok, sürekli daliyorsun, iyiymiş gibi gözükmeye çalışıyorsun, yalnız hissediyorsun, hiç hayattan keyif almıyorsun birşeye odaklanamıyorsun, eski şarkılar dinliyorsun, hatta hayal dahi kuramıyorsun.