Avatar

Ceylan 🌼

@baklavalicigkofte6xz-blog

18*
Avatar
Avatar
arzzuuu

-Bak, dedi. Pencere, penc ve re kelimelerinden oluşuyor. “Penc”, şu tavladaki sayı, yani beş demek. “Re” ise yol demektir. Burayı, şu dört duvarı düşün. Hangi tarafa gitsen yol yok, kapalı. Pencere de bu dört duvarın arasında açılan beşinci yoldur, unutma, dedi.

Ayna Çarpması, Murat Özyaşar (Sayfa 60 - Doğan Kitap) #muratözyaşar

Avatar

Allah kimseyi unutmaz. Ve bu kalplerimizin mutmain olması için bizlere yetmeli yettirebilmeliyiz mübarek.

Avatar
Avatar
karsicins

Şubatın ortalarına doğruydu. Kahvaltımı yaptım, beyaz sweetshirt'ümün üzerine deri ceketimi giydim, çantamı ve kulaklığımı aldım. Babamın yanına gidip "Baba arkadaşlarla buluşucam, para verir misin?" dedim. 20 lira uzattı, annemden de 10 lira daha alıp çıktım evden dışarı. İsyan ediyorum kendi kendime, "17 yaşında çocuğum ya, kızla buluşcak olsam 30 lirayla napıcam, zaten sigara iciyorum o kadar para gidiyo, nasıl ailesiniz siz." kendi kendime söyleniyordum yine. Dolmuş beklemeye başladım, bi sigara yaktım. Yürüyen insanlar, kar topu savaşı yapan, kayan çocuklar. Güzel bir mahallem vardı. Kenar mahallede büyümüştüm bende, her kış kayarak, tatil olmasını bekleyerek, evlere kar topu atarak geçerdi ama şimdi "sözde" büyümüş, adam olmuştum. Çarşılarda, cafelerde arkadaşlarımla buluşuyordum. Çok memnundum da bu durumdan ama özlemiyor değildim mahallede geçirdiğim zamanları. Her neyse, dolmuş geldi, her zamanki cafenin önünde indim. Bizimkilerle oturduk 1-2 saat. Saate baktım 17.09, selam verip ayrıldım yanlarından, durağa doğru yürürken 9-10 yaşlarında bi çocuk gördüm. Üstünde kısa kollu, altında yırtık kahverengi bi pantolon, ayaklarında çorap yok, yanları patlamış bir ayakkabı. Arkasında boyunun 2 katı bir torba, taşımaya çalışıyor. Yavaşca yaklaştım çocuğun yanına, eğdim torbayı biraz, eline uzattım, tuttu çocuk torbayı. "Al dostum, böyle daha rahat taşırsın." dedim. "Eyvallah abi." dedi, öyle bir gülümsemesi vardı ki, sarılasım geldi çocuğa. Yavaş yavaş yürürken arkadan bi ses duydum, hızlıca döndüm. Az önceki çocuk, torbayı elinden kaçırmış, buzda kayıp düşmüş, ağlıyordu yerde. Hemen koştum yanına, belinden kavrayıp ayağa kaldırdım. "B-ben, çok üşüyorum abi, kolum çok acıyo." dedi. Kucağıma aldım çocuğu, hemen yakınımızdaki hastaneye götürdüm." Doktorlar baktı, "Çocuğun nesi oluyorsunuz?" dediler. Bi an düşündüm, sokak çocuğu desem, beni almayacaklar. "Abisiyim." dedim. Kolunu alçıya aldılar, ecza masrafı 20 lira tuttu, cebimdeki 15 lirayı uzattım eczacıya, "Abi sözüm olsun, tekrar geldiğimde vericem, kardeşimin çok canı yanıyor, acelemiz var." dedim. Eczacı kabul etti ve çocukla beraber çıktım dışarı. "Abi, bişey sorucam." dedi ufaklık bana. "Söyle canım." dedim. "Beni hiç tanımıyosun, pisim ben, bak suratıma kapkara, tenim esmer değil abi, sokakta yatmaktan böyle oluyo. Babamın belden aşağısı tutmuyo, annem evde ona bakıyo, bende böyle çöp, kağıt toplayıp, yarısını satıyorum yarısını eve yakmaya götürüyorum. Sokak çocuğuyum abi ben, kimse sevmez bizi, hep dışarlar, her gördüklerinde iğrenerek bakarlar. Ben kötü bi çocuk değilim. Daha 10 yaşındayım, kime ne zararım dokunabilir ki ? Zengin çocukları bizi görünce itip kakıyorlar, sesimi çıkaramıyorum. Ben kötü biri değilim abi. Sokak çocuğuyum ben, dışım pistir ama içim temiz. Onların dışları tertemiz görünüyor ama içleri pis abi. Benim karnım aç olsun, yarım ekmeğim olsun. Yanıma gel de ki "Karnım aç ekmeğinden böler misin?" yarısını veririm abi. Biz böyle öğrendik, komşun açken tok yatmayacaksın dediler abi bize." dedi, gözlerinden yaşlar döküldü, gözlerimden yaşlar döküldü.Sol yanımda bir şey parçalandı, sarıldım çocuğa, kendi çocuğummuş gibi.

Avatar

Kara trenlerin geciktiği zamanları çoktandır geçtik.

Eski ve güzel olan ‘şey‘lerin nostalji adıyla piyasalaştırılıp bize satılmasından ibaret artık güzellikler. Bir meta gibi değeri ölçülebilir olan kişisel ve toplumsal ilişkiler yığınının ortasında sudan çıkmış balık gibi çırpınmaktan ibaret eylemimiz. 

Bilmiyorum halimiz nicedir.

Avatar

Nebêjim êz nikârim werêm li cemtê ,

şewâ tarî ez dimam li hevîyatê.

Êz dimirim êz sağ dimam ji bona xatrête

Na na keçê besê ji derde ta.

#CiwanHaco

Avatar

Ceylanlar koşup geliyordu sürülerle. Kuşluğa kadar bu akıp giden sürüyü, bu akıp gelen kızıl çizgiyi izledik Ahmetle. Ahmedin mavzeri elindeydi. Ceylanlar, ceylan sürüleri taaa yanımıza kadar geldiler sıçrayarak, sürünerek…

Ben önce çok korktum, Ahmet ha şimdi ha birazdan kaldırıp tüfeğini bir ceylanı avlayacak, diye. Bunu Ahmede söylediğimi şimdiki gibi anımsıyorum. Ahmet güldü:

‘‘Olamaz’‘ dedi. ‘‘Sonra insanın eli kolu çont olur. Bu sıralar ceylan avlanamaz. Yavruları vardır. O da olmasa, bizim ta yanımıza kadar, bizim insanlığımıza güvenip gelmişler. Ceylan böyle avlanamaz.’‘

Ya insanlığımıza güvenip gelmişlerse, onların umudu boşa çıkarılamaz. 

- Yaşar Kemal Neredesin Arkadaşım

Avatar

Bir şeyler susmak geliyor içimden. Bir şeyler görmemek. Bir şeyler duymamak. Yol boyunca uzayan bariyerle yarışırcasına durmadan yürümek geliyor içimden. Gecenin bir yarısı koşmak sonsuzluğa. Bakmamak resimlere. Dinlememek, en sevdiğim şarkıları bile. Uzaklaşmak kendimden.. . . . . . .

Avatar

Çok Satanlar listesinde ilk beşte olan kitaplar… Zamanında Oğuz Atay, yazdığı kitapların ikinci baskılarını bile görememişti. 

Tabiî göremez…

Tutunamayanlar dersen olmaz, Güzel Kaybettik diyeceksin. Bir Tereddüdün Romanı da neymiş, Beni Neden Sevmedin olacak. Hele Saatleri Ayarlama Enstitüsü kabul edilir şey değil, Hüzünlü Bir Ponçik dururken.

Cânım popüler kültür…

Avatar

Sağcısı , solcusu , liberali, demokrat , laikcisi , dincisi,

Mesele kürdün ölümü olunca hepsi birleşiyor.

#efrîn

Avatar

Dilek Özçelik Edirne'ye gelen bakandan bulunamayan kanser ilaçlarının TR`ye getirilmesini istemiş, bakan eline para sıkıştırmıştı! “Dilenci değilim. İnsanlık konusunda bikez daha hayal kırıklığına uğradım. Görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda” demişti. Dün öldü…