Avatar

Mine

@anagapesiss

Yine Aylardan Kasım'
Avatar

Sonra dayanamıyorsun. Her şeyi içine atmaktan yavaş yavaş tükendiğini hissediyorsun. Seni çok iyi anlıyorum diyen herkesin,seni anlamadığını görüyorsun. En yakınından uzaklaşıyorsun. Yapabildiğin en iyi şeyin,yazmak olduğunu görüyorsun. Yazıyorsun. Herkesten saklasan da,gizlesende tükeniyorsun. Hani o dışarıya verdiğin mutluyum imaji var ya,içini yiyip bitiriyor. Biri gelse ve gerçekten de tam anlamıyla yanında olsa,düzeleceksin gibi geliyor. Ama o kadar çok yenilgiye uğradın ki,sevmede,değer vermede,bir yanın hep kimseye güvenme diyor. O yanına yenilmeye başladığın zaman,asıl acıları tatmaya da başlıyorsun. İşte o anlar kalbinin,aklını yendiğin anlar oluyor. Ve benim kalbim aklımı hep yeniyor. Değer vermekte bir sorun yokta,aynı önemi,ilgiyi,sevgiyi,değeri göremeyince başlıyor asıl sorun. Asıl sorunlar,asıl canını yakanlar oluyor. Birde yitirdiklerin var,dönülmez yolda bıraktıkların,geri dönmeyeceğini ezberlediklerin. Hani her şeyde derler ya” hayat devam ediyor” aynen öyle. Ne giden geri geliyor,ne kalanlar değerini biliyor,ne yerin,nede kıymetin değişiyor.Sen sadece günden güne eriyorsun,tükeniyorsun,hissizleşiyorsun. Ama gerçekten de bir aklım bu savaştan üstün çıkarsa,o zaman tam anlamıyla sevdiğim insanlar,tam anlamıyla soğukluğu tadacaklar.

Avatar

“Kendi kafasında sürekli haklı olduğunu düşünen insana açıklama yapmaya çalışmayın. Hep kusur bulmaya meyilli olan için değişmeyin. Bazı şeyler yoluna girsin diye kendinizi heba etmeyin. Olacağı varsa ve o insan sizin için hayırlıysa eninde veya sonunda kesişir hayatlarınız.”

Avatar
reblogged
Avatar
kansev

kaybeden olmaktan çok yoruldum, dayanırım dediğim her karanlıktan yaralı bereli çıkmaktan da, umut dediğim her şeyi birer birer yitirmekten de, şu seviyorum dediğim yalnızlığa aslında itilmiş olmaktan da.. kaybeden olmak çok yorucu, artık kaybetmek istemiyorum..

Avatar

kafamı yastığa koyduğumda içimde bir şeyler çok acıyor ama öldüğümde siz beni o iplemez gülüşümle hatırlayacaksınız

Avatar

yine yaşıtlarımın uykularının tam ortalarında, benim ise sessiz bir şarkı eşliğinde yaşananları düşünüp odamda delirmemeye çaba gösterdiğim saatlerden birindeyiz. sena şener başladı şimdi, her şeyi en başından düşünüyorum. böylesine inandıklarım beni nasıl böylesine kırdılar? bana bunu nasıl yaptılar. bunu nasıl becerdiler? benden bir canavar yaratmayı nasıl becerdiler? en çok bu saatler ve bu düşünceler mahvediyor beni. sena şener diyor ki, "umudum kırıldı, kimse beni beklemedi." benim de umutlarım kırıldı, hem de en sağlam yerlerinden. sanki bir deprem sonrası asla yıkılmayacağına inandığım o ev yerle bir oluyormuşcasına kırıldılar. o enkazın altındaki benmişcesine. o enkazın altında yatan, benim duygularım, benim ağladıklarım, benim acı dolu suratımmışcasına kırıldılar. beklemediler beni, koşmaktan yorulduğum yerde pes etmeme bile izin vermediler. durmadan koş dediler. "nereye gidiyorsun?" diye sormadılar hiç. çünkü vereceğim cevap hiçbirinin umrunda değildi. dinlenmeye ihtiyaç duyduğumda ben başımı hiç birinin omuzuna yaslayamadım. birine yaslanmak, bağırarak ağlamak istediğimde gördüğüm tek şey o koca, anlamsız boşluktu. hep sokak kaldırımları dost oldu bana. ama siz değil, siz değil. iteklediler koş diye ama benim varacak bir yerim yoktu, dönecek bir evimde yoktu işin tuhafı. bir yoldaydım, koşuyordum. koşmaktan yorulmuştum ama ne dinlenebiliyor, ne de evime dönebiliyordum. yalnızca yorulduğumla kaldım.

Avatar

İlk zamanlar birbirimizi kırmaktan bile kaçınırdık. Yanlış bir söz söylerim de üzülürsün diye konuşmalarımı bile düzelttim. Tavırlarımı, karakterimi, hayatımı sana göre şekillendirdim. Sen mi? Sen sadece sevmeyi bildin. Bizim için savaşmak yerine, kaçmayı seçtin. Yıllar sonra seni ne diye hatırlayacağım bilemiyorum. İmkânın varken yaşamadığın aşk, ilerde pişmanlığın olacak...

Avatar

Sen fedakarlık yaparken, birşeylerden vazgeçerken o, keyfi ve kahyası kıpırdamıyor bile

Avatar

Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum. Beynim yorgun, bedenim yorgun, bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun, konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun. Benden geriye mecalsiz bir şey kaldı sadece. Çok yorgunum.

Avatar

Ağzınızdan kelimelerin çıkmasına gerek yok. Bakışlarınız bile rahatsız ediyor. Kendimi yargıladığımız yetmezmiş gibi anlamsız yargılarınızla daha çok yükleniyorsunuz. Yıkılana kadar paramparça olana kadar uğraşıyorsunuz.

Avatar

"Aynaya bak,"

"Kendine mi?"

"Sen artık aynada kendini görüyor musun? Ben sana baktığımda bile eski seni göremiyorum."

Avatar

“Bende artık kimsenin ardını arkasını görecek hal yok. Böyle davranıyor ama o öyle biri değildir diyecek hal yok. Kötü bir zamandan geçiyor anlayışı hiç yok. Bende sadece ne gördüysem ona göre davranmak var artık. Nasıl davranılıyorsa öyle davranmak var.”

Avatar

Hiç anlamayacak insanlara laf anlatmaya çalışmaktansa susup uzaklaşmak en az yoranı. Bıraktım kendi doğru bildiklerinde boğulsunlar.

Avatar
reblogged

-Basma-kalıplardan oluşan bir intihar mektubu sokuşturdun gömleğinin cebine.

+Görünüyor.

-Olsun. Yaşadığını kim biliyor ki sanki.

Avatar
reblogged

Kaçıp kurtulmak istediğin her şey seni buluyor ama yanı başında olsun istediğin her şey senden olabildiğince uzağında.

Avatar

Ne denmeli bilemiyorum ama hiç daha önceden bu kadar uzun süre sessiz kaldığımı ve sustuğumu hatırlamıyorum. Halimi açıklayabileceğim tek bir kelime bile yok. Birazcık olsun anlaşılmak için bunca üzüntüye, yıpranmaya, hırpalanmaya gerek var mıydı sahiden?