Odamda düzenleyecek bir şey bulamıyorum amk her şey çok düzenli gibi geliyor ama anneme göre belediye çöplüğü. Bakış açımız farklı demek ki dfghjkl
Başarı için gece gündüz çalışman değil düzenli, sistemli ve verimli çalışman gerekir.
Yap Bunları

DAHA AZ UYU 
Gazze hiç uyumuyor, unutma!

DAHA AZ YE 
Gazzede insanlar aç, unutma!

DAHA AZ KONUŞ
Gazzede acı konuşuyor sadece, unutma!

OKU 
Düştüğümüz yer de burasıdır, kalkacağımız yer de; OKU!

KARİYER YAP
Statü, titr, etiket yap ama var olmak duygusu ile değil, sorumluluk duygusu ile

DÜŞÜN 
Ancak düşünenlerin harekete geçip, iş bitirebileceklerini unutma!

MEDYAYI TAKİP ET 
Pasif izleyici olma; tebrik et, paylaş, tepki göster, protesto et!

DERT SAHİBİ OL 
Kendin için yaşama; kendin gibi yaşatmaya talip ol!

KİTABINI ÖĞREN 
Kitabını tanı, öğren, düzenli oku; o da seni tanısın.

TARİHİNİ ÖĞREN 
Kimin evlâdısın, dedelerinin maksadı neydi, ne için yaşadılar, ne için öldüler?

BİLİME İLGİ DUY
Sadece tefekkür için değil, bu çağda gücün adresi olduğu için

AKTÜALİTEDEN KOPMA
Etrafında olup bitenden gereken mesajı almak için

TEPKİ VER 
Yaşadığını, nefes alıp verdiğini, taraf olduğunu göster; kimden olduğun belli olsun!

ÖZGÜVEN SAHİBİ OL 
Kendine güven; şüphen olmasın ki cevherin büyük gördüklerinden az değil.

SEYAHAT ET 
Öncekilerin hallerini, akıbetlerini öğrenip ders çıkarmak için

YALNIZ YAŞAMA 
Bir networkün olsun, birileri sana içlerinden gelerek bizden desinler, sen de onlara aynı şeyi söyle: Ben de onlardanım.

ÜRET 
Farkının sadece üretmek olduğunu bilerek

FEDAKÂR OL 
Kendin için yaşama, diğerkâm ol

İHTİSAS YAP 
Bir yerde olan her yerdedir, her yerde olan hiçbir yerde

İHSAN DUYGUSU İLE ÇALIŞ 
İşini O görüyormuş gibi en iyi kalitede ve kıvamda yap; muhsin ol;

ŞÜKRET 
Bardağın dolu tarafına bakıp, sana verilenlere sürekli bir teşekkür hissi ile yaşa!

BASİT YAŞA 
Şatafatta, lükste gözün olmasın; sadelik hem yolun hem tarzın olsun!

HER ZAMAN DOĞRU OL 
Ölüme gideceğini de bilsen, çıkarının zedeleneceğini de

HEDEFLİ YAŞA 
Hedefi olmayan bir gemiye hangi rüzgâr yardım edebilir ki?

ÖZEL GÜNDEMİN OLSUN 
Kendi elinde bir dümenin olsun, rüzgâra kapılıp gitme!

KİMSEDEN BİR ŞEY İSTEME 
Müstağni ol; en büyük zenginliğin de bu olduğunu bil

GÜZEL KONUŞ 
Geç, ayna karşısına ve çalış; söz büyüler

BİR ÖRNEK ŞAHSİYET EDİN 
Eksikliklerimizi ancak bir örnek insanın aynasında görebiliriz.

HEP ÖĞRENCİ KAL 
Oldum, bildim, bittim deme; bitersin. Hep öğrenme iştiyakı ile yaşa

MANTIK ÖĞREN 
Mantığı olmayanın ne ilmine, ne sözüne, ne de işine güvenilir.

KALBİNİ KORU 
Günah kirleri ile ona leke düşürme!

SINIRLARINI BİL 
Her yerde ölçülü davran; sevginde ve düşmanlığında bile

AKTİF NAZİK OL 
Kibarlığın, nezaketin ve zarafetin herkesin etkilendiği güzel bir koku gibi olsun.

NE TÜKETTİĞİNE DİKKAT ET 
Sana düşman olanın ürününü ve hizmetini kullanma!

KANAAT ET 
Başkasının elindekine göz dikme!

HEDİYELEŞ 
Sevilmenin ve unutulmamanın yegâne yolu

SPOR YAP 
Bedenini de çalıştır

SORU SOR 
Hiçbir şeyi hazırlop alma! Sorgula, soruştur, sonuca bağla!

DİL ÖĞREN 
Hem de en az iki tane. Birisi batı, diğeri doğu dili olsun.

Ne günlere kaldık!

Bazıları adına açıktan ahir zaman diyemiyor da şöyle diyor: ‘Ne günlere kaldık!’

  • Hepimizin içinde tam mesai çalışan ve her gün onlarca insanı idama mahkûm eden acımasız infaz mahkemeleri var. Ne günlere kaldık!
  • 'Suç ve Ceza'yı okudun mu?' diye sordum. ”Suç kısmını okudum, sonra beraat ettim' diye cevap verdi. Ne günlere kaldık!
  • Günlüğüme her gün düzenli olarak ‘Bir yerlerden bir şeylere başlamak lazım’ demeye başlayalı tam 32 yıl 7 ay 11 gün oldu. Ne günlere kaldık!
  • Karayolundan karşıya geçmeye çalışan bir kaplumbağa kan ter içinde söylenip duruyordu: ‘İnsanın evi gibisi yok.’ Ne günlere kaldık!
  • Yolda tanımadığınız birine etraftan duyulacak bir sesle selam verseniz, sizden acayip işkilleniyor! Ne günlere kaldık!
  • Anneler çocuklarına ‘Yolda tanımadığın biri seni sevmeye çalışırsa hemen oradan kaç!’ diye tembihlemek zorunda kalıyor. Ne günlere kaldık!
  • 'Geçen haftaki sevgilim bu hafta mesajlarıma cevap dahi vermiyor' diyor dik saçlı oğlan yanındakine. Ne günlere kaldık!
  • 'En büyük korkum sonuncu penaltıyı göremeden ölmek' dedi orantısız fanatik. Ne günlere kaldık!
  • 'Ne oluyor bu düğmelere yahu! Bu son bir ayda düğmesi koptuğu için çöpe attığım yedinci gömlek' dedi kifayetsiz Don Juan. Ne günlere kaldık!
  • 'Önemli olan yarışmaktı, burada olmaktan çok mutlu oldum' dedi biraz sonra kuliste hönküre hönküre ağlayacak olan toy yarışmacı. Ne günlere kaldık!
  • 'Aslında sizinle aynı şeyi söylüyoruz' diyordu heyecanla çenebaz tartışmacı stüdyoyu terketmeden tam iki dakika 18 saniye önce. Ne günlere kaldık!
  • 'Neden hiç aramıyorsun?' dedi sitemkâr bir sesle yaşlı olan; 'İnanmayacaksın ama ne zaman aramayı düşünsem, telefonu bir türlü bulamıyorum iyi mi…' dedi genç olan. Ne günlere kaldık!
  • Sürekli kandırmaya çalışanlarla, sürekli kandırılıyor olmaktan şikayet edenler aynı bedende ikamet ediyorlar. Ne günlere kaldık!
  • Yaşayacak bir hayatı olmadığını göremeyenlerin, ‘mutlaka görülmesi gereken yerler’e dair her gün güncellenen seyahat planları var. Ne günlere kaldık!
  • İstatistiklere göre, dünyada kullanılan en yaygın yalan cümlesi ‘Sana bugüne kadar hiç yalan söylemedim’ ifadesiymiş. Ne günlere kaldık!
  • 'Bugün filanca center'da hayranlarımla buluşup üç kez hapşıracağım, 'çok yaşa'nızı yanınıza alıp gelin.' diye tivitledi ölçüsü kaçmış meşhur kişi. Ne günlere kaldık!
  • 'Bugün Allah için bir sürü yere, 'Bugün Allah için ne yaptın?' stikırı yapıştırdım' dedi postmodern sofu. Ne günlere kaldık!
  • 'Şöyle ara sıra bir araya gelip laflayalım' dediğimiz laflamaların çoğu teknik olarak dedikodu… Ne günlere kaldık!
  • Hatır sual edilince ‘Hamdolsun, afiyetteyiz’ denirmiş eskiden; şimdi ‘Yuvarlanıp gidiyoruz’ deniyor ki, elhak doğrudur! Ne günlere kaldık!
  • 'Merhemi anlayacak yara kalmadı' dedi meczup, 'ne günlere kaldık!'

Gökhan Özcan

faydalı bilgi :)))
"oturacak yer mi yok?? sormanız yeter."
yine metroda/otobüste oturacak yer mi bulamadınız?? öyle somurtarak orada dikilmeyin, gidin birisine sorun: “özür dilerim, acaba oturmam mümkün mü??” büyük ihtimalle o kişi size yerini verecektir.
Stanley Milgram bu durumu 1971 yılında keşfetti. bir deney yapmak isteyen Milgram, ögrencilerinden, New York metrosunda, oturan yolculardan yerlerini kendilerine vermelerini istemelerini istedi. ögrenciler bu fikre güldüler ve sadece bir tanesi gönüllü oldu. bu genç adamın elde ettiği sonuçlar şaşırtıcıydı: ona düzenli olarak oturacak bir yer sunuluyordu. bunun uzerine deney genişletildi ve daha cok öğrenci yollandı. sonuç yine şaşırtıcıydı. yolcuların en az % 56’si, öğrencilerin neden oturmak istediklerini bile sormadan yerlerini onlara terk ettiler. % 12’si ise kenara kayıp onlara oturacak yer açtılar. Milgram insanların kendilerini tehdit altında hissettikleri sonucuna vardı. yer vermek, talebi görmezden gelmekten daha kolaydı..
sorun ve oturun..! :))))

anonymous said:

Neden bu kadar mükemmel düşüncelere sahipsin ki ? Daha doğrusu neden bu kadar mükemmelsin ? İnsanları nasıl bu kadar iyi tanıyorsun ? Blogunu gördüğümden beri alışkanlığım oldun resmen her gün düzenli olarak bakıyorum bloguna .. Neden anonim olduğumu açıklamam gerekirse de çekiniyorum diyebilirim benden daha iyilerini hak ediyormuşsun gibi geliyor herneyse cevaplasan da cevaplamasan da şunu bilmeni isterim ki mükemmeli hakediyorsun tanıdığım ve bildiğim en mükemmel şeysin sen ..

Ah be güzel insan çok teşekkür ederim vâr ol. Ama bozuşucaz seninle “anonimden yazıyorum, benden daha iyilerini hak ediyormuşsun gibi geliyor.” Bu ne demek oluyor, oldu mu simdi bu? En mükemmeli sensiz, sizsiniz, en iyisi sizsiniz. Tekrar çok teşekkür ederim öpüyorum güzel kalbinden

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur

Atatürk’ün “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” sözüyle ilgili biraz düşünmeye başladım ve bu sözün çok mantıklı olabileceğini düşünmeye başladım. Çünkü sözü tersten düşünürsek sağlıksız bir vücudumuz olduğu veya hasta olduğumuz zaman efektif bir şekilde düşünebilir ya da iyi kararlar alıp başarılı işler yapabilir miyiz ya da hayattan zevk alabilir miyiz? Bence hiçbirini yapamayız. Hasta olduğum zamanları düşünüyorum da neredeyse düşünme yetimi kaybedecek gibi oluyorum. 

Şimdi bunları göz önüne alıp düşünmek gerekirse vücudumuzun sağlıksız olmasıyla hasta olmamız arasında bir bağlantıyı inkar etmek bence hata olur. Peki vücudumuzun sağlıklı olmaması ne demektir? Düzenli bir şekilde, sağlıklı bir şekilde beslenmememizdir ilk olarak bence. İkinci olarak da vücudumuza zararlı maddeleri kullanmaktır diye düşünüyorum. Bunların başında sigara ve alkol geliyor. Özellikle bu konuya biraz daha değinmek istiyorum çünkü gerçekten bu iki maddenin insanlara faydası olduğunu görmekte zorlanıyorum. Genel olarak zevk için ya da dertlerinden kurtulmak için içtiklerini gözlemledim insanların. Ki gerçekten alkol ve sigara bu ikisinde çok başarılı olabilir. Fakat işin zarar kısmına da bir bakmak lazım. Ben özellikle sadece alkolden bahsetmek istiyorum:

  • Alkol kullanan kişilerde uyku bozuklukları ve uzun süre uyusalar bile yorgun kalkma şikayetleri sık görülür.

  • Baş ağrısı ve ağız kuruluğu yapar. Vücudun aşırı su kaybetmesine neden olur.

  • Kadınlarda adet düzensizliği, erkeklerde iktidarsızlık yani sertleşme sorunları ve anne karnındaki bebeklerde de çok ciddi fiziksel ve zihinsel bozukluklara yol açar.

  • Beyin hücrelerini öldüren alkol, erken yaşlanma ve bunamaya yol açar.

  • Alkol kullanımı ciddi bir maddi harcama gerektiren bir konudur. Bu nedenle, alkol kullanan kişiler gelirlerinin önemli bir kısmını alkole vermektedirler. Bu da, alkol alan kişilerin genellikle diğer harcamalarını kısmalarına neden olmakta ve yaşam standartlarını düşürmektedir.

Burada da görüldüğü ve daha fazla zararı olduğu gibi alkol insanın sadece daha erken ölmesine yol açmaz aynı zamanda hem daha acılı bir yaşlılığa hem de alkol kullanıldığı günlerde bile hem insana hem topluma zarar vermektedir. Bu zararın yanında aynı zamanda muhakkak ki insanın düşünme yetisinde bazı kayıplara yol açacaktır. 

Şimdi düşündüğümüz zaman alkol kullanan bir insana sağlıksız demek bence gayet doğru bir tabir olabilmektedir. Az önce de sağlıksız bir insanın sağlıklı düşünmesinin zorluğundan bahsetmiştim. Bu iki şey bir araya da gelince alkolün insanların sağlıklı düşünmesini engelleyen bir şey olduğu konusunda bir tanıya vardım.

Eğer şu ana kadar bunları okuduysanız bunların çoğu zaten önceden de bildiğiniz şeylerdi belki de ama alkol, sigara gibi maddelerin insanların üzerinde gerçekten kötü etki yaratabildiği düşüncesindeyim. Hatta ben sorunlarının ve dertlerinin bizzat ve bizzat alkol, sigara ile alakası olduğu görüşündeyim. Mesela diyebilirsiniz ki ulan sevgilimin terk etmesiyle bunun ne alakası var? Bir alakası yok fakat sevgilinizin sizi terk etmesinden sonra alkol kullanmanızla alakası var. İhtiyacınızın o olduğu düşünüyorsunuz ama aslında kendinize daha çok zarar veriyorsunuz. Birkaç kere içmekten bir şey olmaz diye düşünülse bile insanın bir kere kullandıktan ve onun güzelliğini anladıktan sonra daha da fazla içebilecek potansiyelde olduğunu düşünüyorum açıkçası ve bu da bir kere içmenin bile bir süreç olduğunu düşündürüyor bana. 

Zevk için kullanılan alkol, sigara kullanımını da doğru bulmuyorum çünkü daha sonrasında artılar eksiler hesaplandığında aslında aldığınız zevkten çok zarar görüyorsunuz. Bu da bu durumu mantıksız bir hale getiriyor.

Peki bunları kullanmıyoruz ne yapalım? Sağlıklı yaşayalım bence. Atatürk’ün de dediği gibi, sağlam kafayı sağlam vücutta bulunduralım. Spor yapalım kardeşim, gezelim. Sağlam vücuda ulaştığımızda kafamız da sağlam olacaktır ve insanlara değer verelim. İnsanlara değer vermek, onları sevmek bile bir şeydir. Karşılıksız sevmek. Karşılık beklememek. Kitap okuyalım, farklı farklı şeyler yapalım. Herkesin bu konuda kendi sesini bulması taraftarıyım ben. Kim neyden zevk alıyorsa ve o alınan zevk ona zarar vermiyorsa onu yapmalı bence. Gerçekten hayattan böyle zevk alabilirmişiz gibi geliyor çünkü ben öyle yapıyorum ve dönüp kendime baktığım zaman iyi ki yaşıyorum diyorum. Yaşadığım hayattan mutluluk duyuyorum. Her şeyin sonunda ölümün olmasını bilmek bile işi güzelleştiriyor. Yaşadığım her anın benim için fırsat olduğunu bilmek ve bu anı bir daha yaşayamayacak olmak bana mutluluk veriyor. Yaşadığımı bilmek, aynı anda milyarlarca canlıyla birlikte yaşayabilmek, bitkisiyle hayvanıyla bütün canlılarla birlikte bu yaşamı paylaşmak ve bunların içinde olmak beni mutlu ediyor. 

piçlerin çocukları olmaz.

piçler, aşık oldukları kadınların kendilerini kurtaracaklarını düşünür. oysa hiçbir kadın dünyaya bir piçi kurtarmak için gelmemiştir.

piçlere sır verilebilir. ölümleriyle son bulan sırdaşlıkları vardır.

piçlerin cinsel hayatı düzensizdir.

piçlerin bedenleri ve akılları, diğer insanlarınkilerin aksine nasırlaşmaz. onların nasırlaşan tek yerleri ruhlarıdır.

piçler sadece kendi aşklarına saygı duyarlar. en yakın dostlarının kadınlarına dil ve el uzatabilirler. bu durumda piç tabii ki suçlu, ancak piçlik meşrudur. piçler düzensiz hayatlarında düzenli olarak içki içerler. belli sayıdaki kadehten sonra sarhoş olup sızarlar. sızdıkları yerin adı huzurdur.

piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır.

piçler insan öldüremedikleri, ağır suçlar işleyemedikleri, korkak ve hain oldukları için yaşadıkları yerleri zorunlu kalmadıkça terk edemezler.

piçin davranış ve tercihlerini sadece bir başka piç kabul edilebilir olarak değerlendirir ve “neden?” diye sormaz. “neden” sorusu piçliği yok eder.

piçler açtı, piçler kirliydi. ter, toz ve çamur kokuyorlardı. üşüyorlardı. ama gülüyorlardı.’

  • Hakan Günay

Keşke düzenli olarak ağladığım günler olsa. Öyle öyle, azar azar bıraksam geride derdi kederi. Böyle toptan ağlamak, sessizce ağlamak, haykıramamak zormuş.

Daha zor olanı da tam bu anda konuşacak kimseyi bulamamakmış.

Şunu arasam? Yok olmaz, geçiştirir.

Bunu arasam? Yalandan teselli eder, boşver.

Onu arasam? O zaten ulaşılmaz..

insan da bi garip ha. belinde fıtık oluyor ama bacağın ağrıyor; bişey görüyosun, ama kalbin ağrıyor. fazla karışık. fazla düzenli. hiç de sekmiyor bu ha. bel fıtığımdan bahsedecektim, konu tefekküre kaydı. elhamdülillah diyim o zaman.

anonymous said:

lise tavisyelerinde sonuna kadar haklısın ben sona geçtim kardeşim dediğim insanlardan kazık yedim ve sadece bir tane adam akıllı arkadaşım var öyle çok çok arkadaş yaparsınız ama hem geçici olur hem derstn geri kalırsınız. emin olun lisede çıkılan sevgililerin %85 i ayrılıyor. çünkü yeni yeni olgunlaşıyoruz zevklerimiz değişiyo bu yüzden de soğuyoruz insanlardan. bi hedef belirlesinler ve düzenli çalışsınlar bende bunları söylemek istedim.

image

Arkadaşlar, içinde bulunduğum için gurur duyduğum bi oluşum var bi süredir, Kuledibi diye. Yazılarım yayınlandıkça da paylaşıyorum zaten, görüyorsunuzdur illaki. Ama özel olarak bu kez siteyi paylaşma sebebim, naçizane önerimdir; bu oluşumu takip etmeniz. Sahiden sağlam, özenli, imrenilesi bi emek söz konusu. Yine sağlam bi ekip…

Daha önce birçok dergide yer aldım, hatta zamanında kendi dergimi de çıkardım falan ama Kuledibi çok başka. Çok kaliteli, sahiden. Size çok şey katabilecek bi dergi. Yarın öbür gün ben bu oluşumda yer almasam dahi seve seve takip ederim. Sizlerle de zaman zaman keşfettiğim ve takip ettiğim güzel olan ne varsa paylaşıyorum biliyorsunuz. 

Kuledibi’ni okuyun, okutun. 

Şiirle kalın!

-Mavi’niz. 

Bi Akıl Hastahanesinde 2618 . odada yalnız yaşıyorum İğneli çekirge besliyorum ve bit koleksiyonum var . Birden fazla ruha sahibim Genelde günde 2 saat uyuyorum . Her sabah kahvaltıdan önce kendimi ayaklarımdan tavana asıp yarım saat boyunca öyle kalma alışkanlığım var . Çoraplara aşığım , helikopterden helikoptere atlarken jarjör değiştirmeye bayılırım kremlere tikim var ve doğuştan sakız yutma bağımlılığım var . Kendimle savaş içerisindeyim . Düzenli olarak ölülerle konuşurum . Ruh çalıcılıktan sabıkam var . LSD , eroin , bally , cocain , bonzai , sigara ve alkol kullanıyorum . Kendimi genelde kontrol edemem Kalbimde ciddi sorunlar var , bir böbreğim yok , kan akışım sorunlu , damarlarım çok ince ve tıkalı , akciğerimin %80’i çalışmıyor , karaciğerim iflas etmiş durumda ve psikolojik sorunlarım var . Torbacılık yaparak geçimimi sağlıyorum . Arabada giderken camdan diğer arabalara bilardo sopası atmam dışında kötü bi yanım yok sence ben şizofrenmiyiz?

Bir insan hem popi olmayı isteyip hemde düzenli ilişki nasıl isteyebilir? nasıl başarabilir?
Text
Photo
Quote
Link
Chat
Audio
Video