will-orantes

Acun Ilıcalı Atom Bombasından Daha Zararlıdır
Lütfen yazının başlığına bakıp, başarılı insanları eleştirerek, prim yapmaya çalışan bir kimse olduğumu düşünmeyiniz. ismi geçen şahıs, çeşitli kayırma ve düzenbazlıklarla zengin edilmiş, servet sahibi birçok varlıklı “aile” üyesine göre kazandığı başarı ve serveti hak eden bir kimsedir. Ülkenin yetiştirdiği en başarılı televizyonculardandır. Başarı ülkemizde para kazanmayla orantılı kabul edildiği için servet kelimesin kullanma ihtiyacı hissettim. Lütfen kabalığımı affediniz.. Lakin Acun Ilıcalı‘ nın bu başarısı, bulunduğumuz ülke halkı için çok tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Neden mi?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu günlerden bu yana en tehlikeli günlerini yaşıyor. Orta Doğu coğrafyasındaki yakın ve uzak komşularımız iç savaş batağına saplanmış durumda. Son birkaç yıl içinde milyonlarca insan topraklarımıza göç etmek zorunda kaldı. Tarihi süreçleri az buçuk analiz edebilen bir kimse çok iyi bilir ki, devletler büyük göç dalgalarının ardından zayıflar ve zamanla yıkılma tehlikesi geçirirler. Ülkedeki bir avuç aklı başında insanla bu önemli konuları tartışma ihtiyacı duyarken, dostlarım bir anda beni uyarıyor. Ekrana bak! Bozok halkayı atamadı…
ÜNLÜLER 1, ÜNSÜZLER 0.
Ülkenin kuzeyinde Rusya ve AB arasındaki gerginlik Ukrayna üzerinden devam ediyor. ABD, Rusya‘yı köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Ruble, dolar karşısında hızla değer kaybetmeye devam ediyor. Rusya, Kırım ve Ukrayna üzerindeki haklarından vazgeçmemek uğruna tüm dünyayı tehdit ediyor. Bunların hepsi sadece bir kaç kilometre kuzeyimizde gerçekleşiyor ve ben dostlarımın ısrarlı ikazıyla tekrar ekrana bakıyorum. Begüm takıldı ve düştü…
ÜNLÜLER 2, ÜNSÜZLER 0.
Yaklaşık bir ay önce Yemen ‘de, Şia ‘nın Sünni inanca pek uzak olmayan bir akımı olarak kabul edilen Hursiler, başkent Aden ‘i ele geçiriyor. Suud ‘ların önderliğinde oluşturulan Arap Birliği havadan ve karadan Aden ‘e bombalar yağdırıyor. Türkiye operasyonu savunuyor. iran, Türkiye ‘ye “akıllı ol!” uyarıları yapıyor. Tansiyon iyice yükseliyor ki, ben dostlarımın ikazıyla bir kez daha ekrana bakıyorum. Neyse ki Doğukan basamağı doğru çiviye geçirebildi..
ÜNLÜLER 3, ÜNSÜZLER 0.
Ne oluyorsa koskoca ülkenin bir anda elektriği kesiliyor. Elektrikler kesikken birileri ülkenin en önemli davalarına bakan “Savcı”sını rehin alıyor. Yayın yasağı konuluyor. Biz de mecburen “Survivor” ı açıyoruz. Bir de bakıyoruz ki… Maalesef Sahra düşüp, kafasını yarmış..
ÜNLÜLER 4, ÜNSÜZLER 0
Sonra “Savcı” öldürülüyor. Ülke Batman‘ın kötülerden yıllarca koruduğu “Gotham” Şehrine dönüyor. Tam sesimi çıkartıp bir şeyler söylemek istiyorum ki dostlarım beni uyarıyor:
-Dur bir dakika susssss! Turabi, Nouma ‘nın kafasına vurdu. “Vay anasını arkadaş” diyorum ve ekrana bakıyorum…
ÜNLÜLER 5, ÜNSÜZLER 0.
Dolar aldı başını gidiyor. Ekonomi adeta “bizi Haziran‘a kadar at, yeter koçuma” dönmüş. Ama kimin umurunda krediler çoktan çekildi. Evler, arabalar alındı veya yenilendi. Ne olacak canım her ay azar azar öderiz. Hadi ekrana bak! Seda elendi bile..
ÜNLÜLER 6, ÜNSÜZLER 0.
Dünya nüfusu yedi milyarın üzerine çıkmış. Doğal kaynaklarımızı ve yaşam alanlarımızı süratle kaybediyoruz… Ulaştığımız teknolojiyle dünyanın eko-sistemini yenileyerek, yaşanabilirliğini sürdürebilmesi için 3 milyar nüfus olması gerektiği öngörülüyor. Anlayacağınız her geçen vakit, iki katından daha fazla hayatı tüketiyoruz. Bunu gören gelişmiş beyinlerin önemli bir kısmı kurtuluşu toplu ölümlerde arıyor. Savaş çıkartıp, nüfusu azaltmak ise en kolay yol. Dünya diken üstünde. Üstelik ikinci Dünya Savaşı‘na girmediğimiz için tarafsız kalma hakkımızda kalmadı. Savaşın gürültüsü uzaklardan kulağımda çınlamaya başladı bile… Peki bizim güzel ve neşe dolu insanlarımız ne yapıyor? Şşşşttttt Mert! Keser misin sesini artık. Ekrana bak!
ÜNLÜLER 7, ÜNSÜZLER 0.
Ben bu yarışmanın sonunu tahmin edebiliyorum. Ünlüler kazanıp adayı terk edecekler. Özel uçaklarına atlayıp milyonlarca dolarlarıyla hayatlarını kurtaracaklar. Şimdi asıl ben sana soruyorum. Peki sen ne yapacaksın ÜNSÜZ?

youtube

DMO - Roofless

Directed & Edited: Will Orantes (DP of EP) & David Banks (DB of EP)

http://thisisdmo.bandcamp.com/track/roofless-thisisdmo-com-exclusive?permalink

anonymous asked:

Ben artık yoruldum dış görünüşüm yüzünden sevilmemekten, insanların bilmeden yargılamalarından, güzel/yakışıklı insanlarla konuşurken yüzümü kapayıp konuşmaya çalışmaktan, şu siktiğimin utangaçlığından, hissettiklerimi söyleyememekten, ezilmekten, "iyi kız ama kilolu" veya "o sana yakışmaz boşuna deneme" gibi laflardan tam anlamıyla tüm kalbimle BIKTIM. Bu yüzden insanlarla dalga geçen herkesin çok içten amına koyim sevgiler saygılar✋

Gerçekten nasıl güzelliği kiloyla sınırlandırabilecek kadar dar görüşlü olabiliyorsunuz sizi anlamıyorum. Ah be anon, insanın içindeki ‘insanlık’ vucüt kilosuyla orantılı değil ki. Keşke öyle olsa.

Ha illa ben kilolu olmaktan bıktım diyorsan ağlayıp sızlamak yerine kalkıp direk spora başlıyorsun. Yarın değil direk bugün! İstediğin şeyleri elde etmek senin elinde. Bunu çok iyi biliyorsun

Bir zaman parçasına biçimin damgasını vurmak, güzellik’in, ama aynı zamanda belleğin zorunluluğudur. Çünkü şekilsiz olan şey kavranılamaz, bellekte tutulamaz (…)

Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Gözümüzün önüne en sıradan bir durum getirelim: Bir adam sokakta yürüyor. Birden bir şey anımsamak istiyor, ama anı uzaklaşıyor. O anda kendiliğinden yürüyüşünü yavaşlatıyor. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan, hâlâ çok yakınında olan zamanda, sanki bulunduğu yerden hemen uzaklaşmak istiyormuş gibi elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.

Varoluşun matematiğinde bu deneyim iki temel denklem biçimine girer: Yavaşlığın derecesi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın derecesi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır.

Milan Kundera

orantısız bir alnım ablak bir suratım var ve yüz ifadem korkunç da senin suratın falan nasıl acaba cnm anonim meraklar içerisindeyim

Düşüncelerinle sınırların doğru orantılıdır. Kendin için düşündüğünü başkaları içinde düşünürsen ilerlemen hep ona göre olur! Pure Revolution Pure Love … Tel. : 0232 442 33 32 GSM : 0532 050 90 08 Pure Revolution Fitness Club bir spor salonu değil Fitness Kültür Merkezidir. Siz de aramızda yerinizi alın … Pure Revolution Fitness Club Web : ozhandemirel.com Adres : Atatürk mah. 63 sok. No.8/A Buca / İzmir (Buca Üç Kuyular Meydan Tınaztepe Yolu üzeri Hasan Ağa Bahçesi karşısı) Social Networks Facebook/purerevolutionfit Twitter/purerevofit Instagram/purerevolutionfitness Foursquare/purerevolutionfitness Siz Mutlu Olun Biz de Keyfimize Bakalım! #fitness #fit #fitnessmodel #fitnessaddict #body #bodybuilding #ozhandemirel #weider #workouttime #workout #champion #diyet #nutrition #purerevolutionfitness #zumbafitness #train #izmir #gym #health #active #pilates #squat #cardio #purerevolutionfitnessclub #fitspo #exercise #ifbb #fitgirls #motivasyon

En güzeli sapyoseksüellik aslında çünkü fiziksel güzellikle delilik doğru orantılı. Güzellik popüler bir ilgi odağı, herkes ondan bir parça istiyor ve sonuç olarak bütün güzelleri delirtiyorlar.

Sapyoseksüel:Hoşlanma-aşık olma kriteri olarak zeka ve entellektüel birikimi baz alan insanlar. Ne kadar zeki ve bilgiliysen o kadar seksisin yani.

anonymous asked:

yok öyle değil. orantısız bir alnın ablak bir suratın var. yüz ifaden korkunç. tahminimce aşırı salaksın. emin değilim ama.

eyw xD

youtube

Video: Dmo - “Roofless”-The Video [ThisIsDmo.com Exclusive]

Video Credit:

Directed & Edited: Will Orantes (DP of EP) & David Banks (DB of EP) (@ExtraProMedia)

http://thisisdmo.bandcamp.com/track/roofless-thisisdmo-com-exclusive?permalink

ThisIsDmo.com

Bana zararlı olduğunu bile bile bir adamı sevmeyi nasılda iyi bilirim. Sertliğinden asla ödün vermeyen,canını yakacak bir söz söylendiğinde orantısız gücüyle sizi sindirebilecek bir erkekten bahsediyorum. Kavga ettiğinizde sakinleşmek yanlış şeyler söylememek için kaçan biz seven kadınlar,bileklerimizden sıkıca tutulup çekistirilip konuşmaya zorlanıp suratımıza bağırılmasına maruz kalırız. Peki yanlış birşey yaptığınızda ne olur? Kesinlikle dönüp arkasına gider ve siz öylece yağmurun altında kalakalırsınız. Duyduğunuz son cümlede siktir git. Bunları size sokakta yaşatır,düşünün sokak ortasında… Ve siz bilemezsiniz ki evlenme hayalleri kurduğunuz adam birgün sizi evinizde dövmesin. Neyseki aşığız ve gözümüz kör. Yalnız bileğiniz hala acıyor değil mi?