uskumru

Palamut yemekse, ayıptı. Bu kadar lezzetli balık bolca bulunurken, palamut yemek zevksizlik sayılırdı…

★★★★★

İstanbul Esintileri

★★★★★

Aydın Boysan - Bas Yayınları - 1.baskı Kasım 1991

★★★★★

#İstanbulEsintileri #AydınBoysan #BasYayınları #kitap #paragraf #not #İstanbul #şehir #kırlangıç #barbunya #karagöz #mercan #balık #torik #lüfer #uskumru #lakerda #palamut #istavrit

1940’ların ve 1950’lerin İstanbul’u balıkla beslenirdi… İstanbul’dan Sayfalar - İlber Ortaylı - Turkuvaz Kitap - Sayfa:165 #İstanbul’danSayfalar #İlberOrtaylı #TurkuvazKitap #İstanbul #balık #1950 #1960 #palamyda #palamut #uskumru #levrek #kılıç #kalkan #kitap #paragraf #not #yemektarihi #mutfaktarihi

3

USKUMRU BUĞLAMA

İşten gelince pazara uğradım, ve bu güzelim uskumruları görünce hiç kaçırmadım. :) Ben yarım kilodan yaptım. Soğanları dildim tavanın altına dizdim domatesler ve deniz tuzu sonra uskumruları yatırdım. Üstüne yine domatesler ve limon dilimleri piştikten sonra maydanozları serptim ve dinlendirdim. Sonra parmaklarımı da beraberinde bir güzel yedim . Yanına yazdan yaptığım sarımsaklı, sirkeli, zeytinyağlı közlenmiş patlıcan ve biber konserve mi açtım. Değme keyfime ohhh… :)))

BALIĞIN YARARLARI VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZDEKİ ÖNEMİ Haftada en az bir kez somon ya da uskumru gibi yağlı bir balık yemenin, eklem iltihabı riskini önemli oranda azalttığı belirlendi. isveç’te yaklaşık 32 bin kadının katılımıyla 10 yıl süren araştırmada, haftada bir kez ringa, uskumru, sardalya, somon, alabalık ya da tonbalığı gibi yağlı bir balık türünü tüketenlerde eklem iltihabı riskinin yüzde 35 azaldığı ortaya çıkarıldı.
Eklem iltihabı riski, haftada iki ya da daha fazla kez balık yiyenlerde ise yüzde 50’den fazla azalıyor. Romatoid artrit olarak da bilinen eklem iltihabı, bağışıklık sisteminin eklemlere saldırmasına yol açan kronik bir otoimmün bozukluk olarak tanımlanıyor. Şiddetli ağrı ve eklem aşınmasına neden olan hastalık, ciddi hareket kaybına yol açıyor. Genellikle 20-40 yaş grubunda ortaya çıkan hastalık, kadınlarda daha fazla görülüyor.

Boğaz köprüsünün altında yine bir şarap eğitiminin tadını çıkarıyoruz 👍🍷 (at Uskumru Restorant)

anonymous asked:

1.63 boyunda 47 kiloyum ideal mi yoksa kilo almalı mıyım? ve boyumu uzatmak istiyorum ne yapabilirim?

Normal bence tabii kemik yapına da bağlı aslında,boy uzatmak için Uskumru balığı gibi balıklar tüketmeli soyalı ürünlerden almalısın ve yüzme ile esneme hareketleri yap bol bol ☺️

Meme Kanserini Önleyici Yiyecekler » FüzyonBlog

See on Scoop.it - Sağlık Bilgileri, Güncel


Yağ oranı yüksek balık omega-3 ve çoklu doymamış yağ asidi ihtiva ediyor dolayısıyla kan damarlarını ve immun sistemini düzenliyor. Omega-3 yağ asitleri bakımından en zengin balıklar alabalık, ton balığı, somon ve uskumru. Omega-3 asidinin kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu olduğu biliniyor. Araştırmacılar doymamış yağ asitlerinin özellikle meme kanserini önlediğini düşünüyor. Çalışmada yer alan Asyalı katılımcılar en düşük meme kanseri oranına sahipti ve dünyanın bu bölgeinde yaşayanların bolca deniz ürünü tükettiği bilinmektedir.


See on fuzyonblog.com
Balık Yağı Nedir?

Genellikle uskumru, ton balığı, somon, mersin balığı, kefal, lüfer, sardalye, ringa ve alabalık gibi yağlı balıklardan elde edilen balık yağını, bu balıkları düzenli olarak yiyerek veya bu balıklardan alınan yağlarla üretilen “balık yağı kapsülü” formunda alabilirsiniz. 

Şey ol-

Tu Di’nin işlediği gibi bir yokoluşu tatmak istiyordum bir zamanlar, apaçık bir yokoluş. Zaman-mekan kombinasyonunun yakaladığı küçük olasılıklarla doğan bu halimde de o apaçık yok oluştan kaçıyorum. İstediğimden kaçmak, kendimi doğurmak. Sürekli doğan bir kişiliğin yaptığı dağınıklık, bütüne baktığında felaket bir kaos. Süregelen doğuş artık katılaşmış ve maddeleşmiş. O maddeyi kendim, kendime doğru yuvarlıyorum. Bana ulaştığında her şey başlamış ve bitmiş oluyor. Başlayan şey bitecek, başlamış olan bitmişken klonladığım kendimi kurbağalara adıyorum. Suya atladığı an çıkan su sesini somutlaştırdığımda haikunun anlamını çözüyorum. Başta istediğim yok oluş havuzun dibinde. Kurbağa oraya ulaşamıyor. Oraya ulaşacak tek bir kişi bile yok, işlenen yok oluş pratikte var olamıyor. Var olamayan bir yok oluşu kimse istemez. Kolumdaki ağrı felaket somut, ağrıyı tutabiliyorum. Gece havlıyor, yer titriyor. Olasılıklar sıkı çalışıyorlar, çarklar dönüyor. Hava soğuk, soğuğu tutabiliyorum. Şeyler şey olmaya, hiçlik kararlı suskunluğuna ara veriyor. Uskumru adlı kedi uskumru yiyiyor. Tüm bunlar olurken ben bir yatakta dünyanın öbür ucuna çekiliyorum. Kafadan çıkan kafaya dönemiyor/Kafamı uçurumdan bırakıyorum.