tahrim

PEYGAMBERİN KEYFİNE GÖRE DÜZENLEDİĞİ AYETLER-1

Tahrim 5: Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Peygamber eşlerine hitap eden Allah, peygamber karılarının kalbinin kötü yola saptığını ve doğru yola girmelerini önceki ayetlerde emretmişti. Demekki tam başırılı olamamış şimdi de onları tehdit ediyor sizi boşatır peygambere daha iyilerini alırım diye. Müslümanlar bu ayeti okuyup dua etmiyor mu ben ona yanıyorum. Sırf bir adamın cinsel hayatının düzene sokulması için yazılmış bir ayet. Bunun Allahın bir ayeti olduğunu düünmek ne kadar doğru? Allah, peygamber eşlerini tehdit edecek kadar aciz mi? Tüm evreni ilgilerndiren bir kitapta peygamber karılarından söz etmek ne kadar doğru? bu ve bunun gibileri, peygamberin daha rahat yaşamak uğruna uydurduğu ve allah öyle söylüyor diyerek milleti kandırdığı ayetlerdir..

Surah At-Tahrim, Ayah 8

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

O you who believe! turn to Allah a sincere turning; maybe your Lord will remove from you your evil and cause you to enter gardens beneath which rivers flow, on the day on which Allah will not abase the Prophet and those who believe with him; their light shall run on before them and on their right hands; they shall say: Our Lord! make perfect for us our light, and grant us protection, surely Thou hast power over all things.

Koskoca sonsuz zekadaki bir tanrı, uzayda çok önemsiz bir gezegende(dünya) tüm alemlere gönderdiği kitabında neden muhammedin eşlerine özel ayet gönderir? Bu çok mantıksız. Muhammedin evlilik hayatını ilgilendiren ayet gönderilmesi, sanki kuranı sonsuz zekadaki bir tanrı değilde, insani duyguları olan bir insan yazmış anlamı çıkıyor.

İlgili ayet : http://www.kuranmeali.org/66/tahrim_suresi/5.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

youtube

Surah Tahrim - Sheikh Mustafa Ismail

Heart-Rendering Qira'at

Perfect for Us Our Light (Quran 66:8 – Surat at-Tahrim)

رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

“Our Lord, perfect for us our light and forgive us. Indeed, You are over all things competent.”

Quran 66:8

From the Collection: Quran 66:8

Originally found on: islamreflection

O you who have believed, repent to Allah with sincere repentance. Perhaps your Lord will remove from you your misdeeds and admit you into gardens beneath which rivers flow [on] the Day when Allah will not disgrace the Prophet and those who believed with him.
—  al Qur’an, Surah at-Tahrim ayah 8

“Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.”
(Tahrim, 66/8)

Eymen, Sehl b. Hammad’dan o da Mübarek b. Füdale’den, o da Sabit‘ten, o da Enes'ten rivayet etti ve dedi ki:

“Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Tahrim Suresi altıncı ayetini okudu. Yanında siyah bir adam hıçkırarak ağlıyordu. Cebrail çıka geldi. "Bu ağlayan kimdir?” dedi.

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:

“Habeş'ten bir adam” buyurdular ve onun hakkında güzel sözler sarfettiler.

Cebrail: “Allah Teâlâ buyuruyor ki: "İzzetim ve celalime yemin olsun ki, dünyada benim korkumdan ağlayan hiçbir göz yoktur ki, cennette gülmesi artmasın.”

O you who have believed, repent to Allah with sincere repentance. Perhaps your Lord will remove from you your misdeeds and admit you into gardens beneath which rivers flow [on] the Day when Allah will not disgrace the Prophet and those who believed with him. Their light will proceed before them and on their right; they will say, “Our Lord, perfect for us our light and forgive us. Indeed, You are over all things competent.”

[Al-Qur`aan (Surat (66) At-Tahrim (Part of Verse #8)]